Giriş
(16)

İnsanlara tavsiye veriyor musunuz?

sassot
Kardeşiniz , akrabanıza ya da arkadaşlarınıza tavsiye veriyor musunuz şöyle yapmak yerine böyle davran diye.ben eskiden çok tavsiye verirdim, şimdi ne hali varsa görsün diyorum. insan hakettiğini yaşar diyerek ileride, şu anki davranışlarından dolayı çekeceği sıkıntıları görmesini istiyorum. bu bira
Kardeşiniz , akrabanıza ya da arkadaşlarınıza tavsiye veriyor musunuz şöyle yapmak yerine böyle davran diye.

ben eskiden çok tavsiye verirdim, şimdi ne hali varsa görsün diyorum. insan hakettiğini yaşar diyerek ileride, şu anki davranışlarından dolayı çekeceği sıkıntıları görmesini istiyorum. bu biraz ağır gelebilir ama kişi kendini geliştirmeli, benden büyük birine ben neden tavsiye vereyim kendini geliştirmemişse bunun cezasını çekmeli diye düşünüyorum.
0
sassot
(04.05.23)
Ömrüm boyunca bu hadsizliği kendime hak görmedim. Kimseden tavsiye de almak, özellikle ben sormadıysam.
Gelişigüzel yorumları da bagımsızlığıma muhalefet olarak görürüm.
0
pavlis
(04.05.23)
Almak değil, almam olacaktı. Olmadı.
0
pavlis
(04.05.23)
Vermiyorum zaten hayatta başarısızım (: hem insanlarla konuşmak öğüt vermek hiç bir şeyi değiştirmez zaten. Herkes bildiğini yapsın.
0
anon1m
(04.05.23)
Ben bunu çok yapıyorum ya. Tam bir tavsiye sebili gibiyim. Genelde dinleyenler kazanıyor ama.
0
msb
(04.05.23)
bana sorulmadan kimseye tavsiye vermem ve sormadigim bir tavsiyeyi almaktan da kesinlikle hoslanmam. herkesin akli kendine. soruldugu takdirde ise tavsiyeler veririm ama mutlaka.
0
in vino veritas
(04.05.23)
Tavsiye istemeyene tavsiye verilmez. Ben haddimi bilirim, kimsenin hayatına öneri vermem. Çünkü benim onun içinde bulunduğu durum hakkında düşünebildiğimi kendisi haydi haydi düşünür. Çünkü ben dışarıdan 1 görüyorsam o olayın kendisini yaşadığı için 10 görüyor konu ile alakalı ayrıntıları. Bu durumda bu hadsizliği yapmak iş bilmezlik olur. O yüzden ben tavsiye vermiyorum istemeyenlere. Aksi zaten sosyal açıdan sorun.

İstemeden tavsiye verenlerle de muhabbetimi çok kısıtlı tutarım.
0
zimbirik
(05.05.23)
Benimle paylaşımda bulunmayı tercih eden bir insana mutlaka "öneri ister misin?" diye soruyorum. Evet derse, önerimi veririm. Hayır derse susarım; bazen sadece anlatmak istiyor insan. Olaya yaşının kaç olduğunu düşünerek yaklaşmıyorum. Hayat, başımıza farklı farklı şekillerde geliyor. Siz o konuda bir tecrübe yaşamışsınızdır ya da hassasiyetiniz vardır, o konuda kendinizi geliştirmişsinizdir. Gönülden vermek, o insanın hayatını değiştirebilir ya da henüz hazır olmadığı için o an hiçbir şey duymamış gibi yaklaşabilir.
0
from where i ride
(05.05.23)
İstemeyene tavsiye verilmez+1
İnsanları bilgisi olmayan şeylerle suçlamak manasız. Bilgiyi alma kapasitesine göre yaklaşmak en güzeli, buna da empati diyolla. Ben sevdiğim insanlara bilgiyi veririm, bakış açıma güvenen insan dinler ve tavsiye ister. Bu insanlara verdiğim zararsızlık mesajı ile de ilgili biraz. Çoğu insan ne eleştiri ne de tavsiye istiyor zaten, geldikleri gibi gitmekte sıkıntı duymayan insana yardımcı olamayız.
0
hasmetizm 2046
(05.05.23)
Anayım ben, hayatım tavsiye vermekle geçiyor.
Öte yandan arkadaşlarıma çok tavsiye vermemeye çalışırım, "iyi olur Allah'tan kötü olur kuldan" ötürü. İnadına bana fikir sormaya gelirler. Eğer başımdan sordukları duruma özel bir tecrübe geçtiyse, "bana da böyle böyle olduydu ben şöyle yapmıştım sonuç iyi/kötü oldu" diyorum. Valla başkasının riskini kendi üzerime alamam.
0
SiyamkedisiZorro
(05.05.23)
Benden işyerinde genelde kadınlar tarafından "nasıl kilo vereceğiz" erkekler tarafından "nasıl spor yapacağız" türü sorular sorup tavsiye istenir ama verdiğim tavsiyelere kimse uymaz, o nedenle tavsiye istenmeden zaten tavsiye vermem ama isteyen olduğunda da istemeye istemeye tavsiye veriyorum, burada da soruyorlar mesela yazıyorum ama kimse uymadığı için bir yaraya derman olduğunu hiç düşünmüyorum tavsiyelerimin. Bunların dışında herhangi bir konuyla ilgili anneme ve kardeşime ne düşünüyorsam fikrimi söylerim akrabalara çok bulaşmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
çakma psikologluk yapıp kendi kendilerine tavsiye vermelerini sağlamaya çalışıyorum
0
bir soru sorcam
(05.05.23)
bana kimse tavsiye vermediginden cok cektim. beni cok uttuler. cok tokat yedim.

o yuzden sevdigim herkese bildigim her konuda tavsiye veririm.
0
alperz
(05.05.23)
yok pek yapmam fikrimi sorarsa ancak söylerim
0
basond
(05.05.23)
Emin olduğum konularda tavsiye vermeyi severim. Ama davranıştan çok birşey satınalma, okul, kariyer gibi konularda.
0
okumakserbestbegenmeksart
(05.05.23)
ben haddim olarak görmüyorum yazıyordum ki ilk cevapta da haddi olmadığını yazmışlar.

hiç tavsiye vermem, dinlememi istedikleri bir şey varsa dinlerim. fikrimi soruyorlarsa söylerim. bana da tavsiye verilmesinden ASLA hoşlanmam. türk kültüründe böyle bir şey var insanlar devamlı başkalarına akıl vererek üstünlük kurmaya çalışıyor ya da bir sohbet oluşturabilme becerileri yol. keşke herkes önce kendi hayatlarına baksa ajsjsks.
0
deartheodosia
(05.05.23)
Sorulursa söylüyorum
Sorulmadan söylememek lazım
0
photo85
(06.05.23)
(19)

Polyglot oldugunu soyleyen 10 dil konusuyorum diyen insanlar hakkinda

Slynmaster
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
0
Slynmaster
(04.05.23)
Bazilar 20+ dilden bahsediyor mesela
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
Saygı duyup takdir ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
Çok ilginç bir hobisi var, beyni çoğumuzdan farklı çalışıyor olsa gerek.
İlginç tabi ama ben çok samimi arkadaşlık kurmayayım. Garip bir insan olsa gerek. Cinstir.
0
michael_knight
(04.05.23)
baska ne is yapiyolar nerden para kazaniyolar
hepsini de cook iyi bildiklerini düsünmüyorum
0
sonsuz
(04.05.23)
Çok seksi buluyorum
0
vedatchilipeppers
(04.05.23)
Fabulos Tiger Chicky Face 7 dil biliyormuş.
0
hasmetizm 2046
(04.05.23)
romence tarihi latince desek, biraz kasan ispanyolca - italyanca - fransızca - portekizce biliyor. üstüne ingilizce ekle, etti 6 ana dilinle beraber. biraz daha kas almanca öğren, 7'yi buluyorsun. romen bir arkadaşım var böyle :)
0
rain when i die
(04.05.23)
başka işim olmasa ben de yaparım diyorum :)
0
gabe h coud
(04.05.23)
Cok da abartmamak lazim sen lisede endoplazmik retikulumun gorevini ezberlerken o kisi baska bir dil ogreniyordu belki. Senin bir daha endoplazmik retikulumla hayatim boyunca isin olmadi, ama o kisi filmde, sarkida, seyahatinde vs bu dili kullandi, isine yaradi, oyle dusun.

Bir de cogu kolpaci. Mesela turist olarak ben de Italya'da isimi gorurum: restoranda yemek soyleme, small talk, yol sorma vs. Ama italyanca biliyorum demem aha iste bunlar ona Italyanca biliyorum diyor.
0
freedonia
(04.05.23)
10 dili temel seviyede biliyor olabilir. Aç kalmaz ve adres bulabilir ama çalışacak kadar bilmiyordur. Bunu yapabilen çok az kişi vardır zaten.
0
nawar
(04.05.23)
insanlar ayni anda en fazla 3 farkli dili efektif olarak kullanabilir zaten.

Mesela kendi üzerinde test et, en iyi bildigin dille gün içinde en çok ne yapabilirdin diye.
0
Avoiding The Puddle
(04.05.23)
beynin bu işlerle ilgilenen kısmı baya gelişmiş olur. muhtemelen diğer fonsiyonlar hafif geriler. beynin toplam çalışma kapasitesi var bence.

bir de bu dilleri kullanıyor olması lazım çünkü zamanla geriler.
0
vizivozo
(04.05.23)
Hakkını vererek yapanlar var da bazıları kendine polyglot. E bunun katma değeri nedir? Ne iş yapacak bunca dili bilerek? Çok iyi bir satışçı olabilir mesela veya turist rehberi. Demem o ki, bir meslekle birleştirdiğin takdirde süper bir şey. Benim polyglot tanıdığım Levanten bir mühendis. 8 dili ana dili seviyesinde biliyor, yazışma yapabiliyordu.
0
SiyamkedisiZorro
(04.05.23)
7 dil bilen mimar bir arkadaşım vardı. İki çocuklarını da aynı şekilde yetiştirdiler. Gardner' ın Çoklu Zeka Kuramı' nı inceleyebilirsiniz.
0
from where i ride
(04.05.23)
Ben kendimde dil ogrenmekte oldugumdan bazilarini takip ediyorum cok nadir sertifika alip seviyem su diyen var. Anladigim kadariyla genel sohbeti ogreniyorlar daha cok. İsin seviye ispati konusunda cogunda sanmiyorum sertifika sinav sonucu falan olsun
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
tanıdığım max seviyedeki teyzem. 7 dil biliyor. onunki diğerlerinden daha doğal geliyor. anne hırvat, baba türk, isviçrede yaşıyor. 2 aileden 3 devletten 5 dil havadan geliyor yani öğrenmek için sebepleri var, aktif kullanabileceği alanlar yakın. okulda ingiliz bi hoca var o da polyglot olmak için aşırı çaba gösteriyor şu an hem türkiyede yaşayıp aynı zamanda arapça çalışıyor :d ee arapça pratiği de yapsa yapsa istanbulda yaparsın. 4 dil bilen arkim instada biosuna yazıyor POLYGLOT diye :o
o kadar a1-a2 seviyesinde kaldıklarını düşünmüyorum günlük dili anlamak ve konuşmak hayli çaba isteyen bir iş. 1 sene ingilizce konuşmadım diye kem küm ediyorum en basit cümlede. sürekli arapça ing karışık konuşuyorum yani ikisini de konuşamıyorum. kitap okumayınca türkçe bile konuşamıyorum. dili uyanık tutmak büyük iş. bazen böyle eğitimli ve zeki insanları "obortmaya gerek yok" diye geçiştiriyoruz ama toplum ortalaması aşırı düşük. o yüzden 1 yabancı dil bile akıcı konuşan kişiyi takdir ederim ve özenirim. paraya dönüştürmesi şart değil. bireysel okumaları bile kişiye çok şey katar
0
ala09
(04.05.23)
Alınmasınlar ama bence boş iş. Almanca gibi sağlam bir dili orta seviyede bilen kişiye daha çok saygı duyarım.
0
dissendium
(04.05.23)
bence güzel birsey, ama bazi diller ayni. bizim komusumuz italyanca ögretmeniydi ve bes dil biliyorum diye hava atardi bana sacma geliyor, yani o bes dil it, portekizce, ispanyolca, ingilizce, fransizca.
eger yapi ve kelime olarak farkli dillerse o zaman gercekten saygi duyarim.

bir de ben rusca kursuna gitmistim, ruslarla iletisim kurabiliyorum. almanya'da almanca ögrendim, günlük hayatta almanca anlasiyorum. ama sorsan almanca future tense nedir diye? bilmem. simdi ben türkce haric 3 dil mi biliyorum? bence nein.

bazilari temel seviyede ögrenip hava basiyor yani ona bakarsak antalya'da bakkallarda dört dil konusuyor.
0
wishmaythşngs
(04.05.23)
evet Fransızca + ispanyolca + italyanca + portekizce aynı aileden benzer gramer ve kelime var fakat buda kardeşim acayip kafa karıştıran birşey. çok benzer kelimeler var mesela insan paso karıştırır.
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
(6)

Yapılan yanlış karşı tarafın yüzüne söylenmeli mi?

sassot
Çevremde hiç böyle bir hareket görmedim. İki kişiden biri , öbürüne bir olaydan dolayı ya da karşı tarafın söylediği bir şeyden dolayı içerlemiş ama gidip ona sen bana şöyle şöyle söyledin ya da yaptın demiyor. Olması gereken bu mu? biri bana yanlış yapınca ben gidip neden böyle yaptın vs diyorum. y
Çevremde hiç böyle bir hareket görmedim. İki kişiden biri , öbürüne bir olaydan dolayı ya da karşı tarafın söylediği bir şeyden dolayı içerlemiş ama gidip ona sen bana şöyle şöyle söyledin ya da yaptın demiyor.

Olması gereken bu mu? biri bana yanlış yapınca ben gidip neden böyle yaptın vs diyorum. ya da biri bana kötülük yaptığında yüzüne vuruyorum sen böyle kötü bir insansın diyorum.
0
sassot
(04.05.23)
ben anında söylüyorum. kötü bir insansın denmez.

bu yaptığın yanlış. yapma.

denir.
0
alperz
(04.05.23)
Doğru-yanlış, haklı-haksız bizim olaylar ya da kişiler üzerine düşüncelerimizdir. Karşımdaki insanın, eylemlerinin sorumluluğunu almasını istiyorsam;bendeki karşılığını nasıl hissettiğimi anlatarak açıklıyorum. ".... hareketin yüzünden sen kötüsün." demek, karşıdaki insana utanç, suçluluk ya da öfke hissettirir. Empati ile yaklaşınca, karşı tarafta da bunu deniyor ve etkisi daha güçlü oluyor.
0
from where i ride
(04.05.23)
Kişiden değil eylemden veya sözden bahsederek söylemek verimli olur. Kişiye kötüsün demek savunmaya veya saldırıya geçmesini sağlar ve dediğini duymaz, boşa anlatırsın yani. Şiddetsiz iletişimde 4 adım öğrenir herkes önce. Gözlem duygu ihtiyaç ve rica. Dilden şiddeti çıkarmak, görülmek, duyulmak ve dinleyebilmek için.
0
hasmetizm 2046
(04.05.23)
Her zaman böyle davranmak olmaz.
Bazı şeyler meselenin doğası gereği zamana bırakılır veya karşı tarafın gerçek manada pişmanlığıdan dolayı affedilir.

Yer,zaman,içinde bulunulan genel durum ve ileride zuhur edecek şeyler hesaba katıldığında her zaman her doğru söylenmez.
0
diyecevaplandı
(04.05.23)
Söylenmeli, her şeyin de bir usulü var.

Ne kadar zarar gördüğünüze göre uygun bir tonda ve biçimde söylenir. Bunun kesin bir formülü yok ne yazık ki.

Her durumda aynı tonu kullanmak gelecekteki ciddiye alınma kabiliyetini etkiliyor insanın. Bir noktadan sonra eğer aynı çevre içindeyseniz "o öyledir takma" muhabbeti dönmeye başlar. Siz de derdinizi anlatamamaya başlarsınız. Dozu iyi ayarlamak lazım.
0
akhenaten
(04.05.23)
Söylenmeli.
Eğer konuyu umursamıyorsanız söylemeyin elbette. Ama sizin için önemliyse söylenmeli. Söylememek o kişiye karşı da haksızlık yapmak oluyor bence.

Söylerken de "sen kötü bir insansın" şeklinde onu suçlayacak şekilde değil "bu hareketin benim böyle düşünmeme/hissetmeme sebep oldu. Bunu yapmaktaki amacının şu olduğunu tahmin ettim. Doğrusu nedir?" gibi sizin yaşadığınızı tarif eden ve tahminlerinizin doğru olup olmadığını soran, ona açıklama şansı veren bir şekil daha uygun olur

Karşımızdakinin iyi niyetle yaptığı bir hareketi kötü zannetmemiz sık yaşanan bir durum.

Karşımızdaki kişi "ben şu sebeple, şöyle düşünerek o hareketi" yaptım dedikten sonra da karşıdaki insanın beyanını esas almalısınız. "O bana öyle söyledi ama ben biliyorum asıl sebebi buydu" diyerek içinizde sinirlenmeye devam etmeyin. Aklınıza yatmazsa ilişkinize devam etmezsiniz.
0
michael_knight
(04.05.23)
(11)

Vücut geliştirmek için illa beslenmeye dikkat mi etmek gerekiyor ?

sassot
Spora başladım ama beslenme düzenim aynı. Normalde günde 3-4 tane yumurta yerdim şu an sadece ekstra tavuk pilav yiyorum. ekmek yemeyi azalttım.Protein tozu, içecek, takviye falan almadım hiç. bunları almak gerekiyor mu illa ya da düzenli olarak et mi yemek gerekiyor ?
Spora başladım ama beslenme düzenim aynı. Normalde günde 3-4 tane yumurta yerdim
şu an sadece ekstra tavuk pilav yiyorum. ekmek yemeyi azalttım.

Protein tozu, içecek, takviye falan almadım hiç. bunları almak gerekiyor mu illa ya da düzenli olarak et mi yemek gerekiyor ?
0
sassot
(03.05.23)
yemekten daha önemlisi uyku. uyku düzgün değilse sporunda yemeğinde önemi yok.
0
haskoylu deli hasan
(03.05.23)
bir ölçek protein tozundaki protein 100 gram ete falan denk geliyor. ben yurtdışındayım protein tozu etten daha pahalıya geldiği için pek kullanmıyorum. sana kalmış.

gereken prootein miktarı kiloya göre falan hesaplanabiliyor. ona göre bakıp yersin. bence şu an önemli olan disiplinli bir şekilde devam edebilmen. iki ayda istediğini ye pek bir şey olmayacak zaten.
0
bohr atom modeli
(03.05.23)
Uyku çok önemliymiş diyorlar +1
0
put it in your appropriate place
(03.05.23)
Kişi yeterli proteini alıyorsa takviye almaya gerek yok. Bunu da normal biri için 1.2 x kg olarak hesaplayabilirsiniz. Ben misal 1.5 civarı almaya çalışırım ama 1.2 çok kasmayan biri için ideal.

Onun dışında dışarıdan takviyesi en mantıklı creatine ama onu da herkesin kullanmasina gerek yok.

Almaniz gereken macrolari hesaplayip günlük yediklerinize göre bakın.

Evet gerekli besin maddelerini almazsaniz istediğiniz yere ulaşmak zor. Cimento olmadan bina yapmaya calismak gibi.
0
logisticsmanager
(03.05.23)
Önemli olan ağırlık bence ya yağsız vücut kasmıyorsan ne yediğin cok fark etmiyt. Aç gezmiyorsan çok da sorun değil bence. Ne zaman ki bent over row yapmaya başladım o zaman ya hak dedi sırtım. Deadlift ile aynı kiloda yapıyorum genelde, abartı genişletiyor sırtı.
0
hasmetizm 2046
(03.05.23)
Bu işe gönül verdiysen motton şöyle olacak.

-Train like an animal
-Eat like a king
-Sleep like a baby

Ayrıca, 3 yumurta yedim, bir porsiyon da pilav, bir kaşık da protein tozu gibi hesapsız kitapsız, kulaktan dolma bilgiyle olmaz o.

Şu sayfayı oku, anla, otur bir kalori hesabı yap, makroları dengele. Sağlam başla işe.

www.agirsaglam.com
0
Mirket
(03.05.23)
İlk başta mutlaka bir diyetistyene gitmek lazım.
Diyetisyene nasıl antrenman yaptığınızı anlatın, o da size uygun beslenme programı çıkartsın. Çünkü günde 3-4 yumurta falan kaşık kaşık tavuk pilav yaramaz:)
0
anten
(04.05.23)
günlük protein ihtiyacını karşılıyorsan şu aşamada hiçbir takviyeye ihtiyacın yok zaten vücudunun günlük sentezleyebileceği bir protein sınırı var, gerisi yağ olarak depolanıyor/ atılıyor vücuttan.

vew bu protein ihtiyacını da öğünlere bölmen lazım, tek öğünde yaptığın alımın da bir sentez sınırı var.

uyku +1 en önemlisi uykunu düzgün almalısın.
0
not sure if serious
(04.05.23)
Protein sadece kas inşa ederken kullanılmıyor tırnağının uzamasından tut da mide içyüzeyinin kaplaması değişirken bile her aşamada proteinlere ihtiyaç vardır, o nedenle günlük 500 gram falan protein almıyorsan yağa dönüşmez aldığın her proteini vücut kullanır.

İkinci olarak vücudun sentezleyebildiği protein de sınırsızdır tek öğünde 100 gram protein verirsen vücut onu sentezler ve kullanır ama kas hipertrofisi için hepsini kullanmaz ihtiyacı kadarını kullanır.

Bir de bu uyku mevzusu çok abartılıyor, eğer uykuda deli gibi growth hormon salgıladığın pre-ergenlik döneminde değilsen o kadar da önemli bir mevzu değil günlük normal uykunu uyu geç işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
zaten kastedilen günlük düzenli uyku, git 15 saat uyu değil. eksik uyursan kaldıracak enerjin de olmaz motivasyonun da.

proteinin sınırsız sentezlenmesi söz konusu değil.
0
not sure if serious
(15.05.23)
hiyerarşik olarak: uyku(8-10 saat deliksiz gece), stres, protein alımı(kilo başı x2), idman şeklinde düşün.

uykuyu çözmezsen hiçbirinden randıman alamazsın. stresli bir hayatın varsa yine olmaz. ama idman da stresi ve uykuyu olumlu anlamda etkiler. o yüzden bir iki ay düzene sokmaya çalış. elinden geleni yap. uyku ve stres rayına girecektir. baktın sokamıyorsun yine konuşuruz.

not sure beyefendi sanırım kas inşası ile protein sentezini karıştırıyor.
0
alperz
(15.05.23)
(11)

Türk yapımı savaş araçlarının isimleri

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Bu yeni yapılan yerli ve milli savaş uçağımız Kaan vesilesiyle dikkatimi çeken bir konu oldu. Şöyle ki; ülkemiz son dönemde bir şekilde Araplaşma sürecine girdi malumunuz üzere ama kendi üretimimiz olan bu savaş araçlarına isim verilirken bunun aksi bir şekilde hep Türk ismi verilmiş, bu beni çok ş
Bu yeni yapılan yerli ve milli savaş uçağımız Kaan vesilesiyle dikkatimi çeken bir konu oldu. Şöyle ki; ülkemiz son dönemde bir şekilde Araplaşma sürecine girdi malumunuz üzere ama kendi üretimimiz olan bu savaş araçlarına isim verilirken bunun aksi bir şekilde hep Türk ismi verilmiş, bu beni çok şaşırtıyor mesela. Yani ufak bir araştırma yaptım (Onedio sayfasında gördüm) mesela; savaş uçağının ismi Kaan tankın ismi Altay helikopter var Gökbey ve Atak uydu var Göktürk keskin nişancı tüfeği de Bora. Yani düşününce bu tanka Ebu Bekir Sıddık Tankı ya da Eymen Keskin Nişancı Tüfeği ya da ne bileyim uçağa Savaş Uçağı Talha ismini verebilirlermiş, kimse de Talha diye savaş uçağı mı olur diye itiraz etmezdi galiba ama vermemişler, bu belli ki bilinçli bir seçim, neden böyle olmuştur sizce? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
Atatürk'ten önce ise np modu işte
0
hasmetizm 2046
(03.05.23)
Bro Atatürk öncesi uzaya uydu göndermiş miyiz diye baktım göndermemişiz.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
Akp’nin basa geldigi ilk yil “bize akp demeyin biz ak partiyiz” diye israrciligi, bunu tescil ettirmesinden beri fikrim ayni: bu adamlarin tum olayi ad, istatistik, algi yonetimi ve gosteris.

yapilan her seyin arkasinda ayni motivasyon var. Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi

sence bu neyle ilgili olabilir? bas harflerine bak.
0
alperz
(03.05.23)
Hükümet genel olarak dindar insanlardan oluşuyor, ülkeyi de genel olarak dindarlaştırma hayalleri var, Eyvallah.

Ama bunu araplaşma sanmanız hata bence, Türk islam kültürü Türkiye, Malezya ile birlikte dünyadaki en güzel İslam ülkeleri bana göre.

Türkler olarak neredeyse bin yıldır İslam bayraktarlığı yapmışız, Avrupa'ya vs İslamı götüren, sevdiren, tanıtan biziz.

Askerlerimize Mehmetçik diyoruz, (sebebi uzun, araştırınız lütfen) Ne zamandan beri kullanıyoruz bu ismi bilmiyorum ama yüz yıldan fazla olduğu aşikar.

Yani bir Araplaşma filan yok bence, biz Türküz ve çoğumuz Müslüman (hayır %99 değil, çok daha az) Hiç bir zaman Araplaşmadık ve Araplaşmayacağız, kültürümüz çok çok farklı çünkü.

Biraz dağıttım kusura bakmayın, biraz da saçmaladım. Ama tespitleriniz çok güzel, demek ki Araplaşmıyormuşuz işte!
0
John Bloor
(03.05.23)
Siyasetten ayrı olarak düşüncem, artık sürekli ithal etmek yerine yerli isimleri de dünyaya ezberletmek olmalıydı. Yavaş yavaş oldu.
Şu Azerbaycan-Ermenistan , Ukrayna- Rusya , Libya , Akdeniz, Suriye deki gerilimler de dünyaya bu araç ve silahlarınızı tanıtma konusunda fırsat oldu ve hatta
Yabancı makalelerde videolarda övgüyle yer aldı.

Hava araçlarının etkili imha gücü varken, ağır cüsseli tank gibi araçların da adeta bir anlamı kalmadı.
0
diyecevaplandı
(03.05.23)
Araplar savaşçı değil. Türkler savaş makinesi. Doğal olarak Türk savaş ruhunu yansıtan isimler seçiliyor.
0
dissendium
(03.05.23)
Arkadaşlar yanlış anlamayın amacım tatsızlık çıkarmak değil ama Türkiye'de her 10 kişiden dokuzunun ismi Arap ismi, yani ben Arap isimleri seçmek bu kadar popülerken neden seçilmemiştir diye merak ettim aslında. Yani tamam hadi Ebu Bekir Sıddık Tankı olmasın da Fatih Sultan Mehmet'e atıf olarak Fatih Tankı da olabilirdi ama olmamış mesela, normalde böyle isimler seçilmiyor mu ben mi yanlış biliyorum?
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
menşei türkiye ibaresi vurgulanmak isteniyor olabilir.
0
makarnavodka
(03.05.23)
Savaş teknolojileriyle yerli ve milli vurgusu yaparak milliyetçilik pointi kazanmaya yöneliktir diye düşünüyorum
Edit: fatih diye de sondaj gemisi var. Hiç kullanmıyor değiller yani fsm atıfını falan da. Biyerlerde kullanıyorlar illa
0
yazdonumu
(03.05.23)
Bence hedef kitlesine göre. Türkiye'de askeri gelişmeleri takip edip bu tarz teknolojileri görünce daha çok etkilenen kesim muhtemelen daha milliyetçi ve milliyetçiliği Osmanlı'dan ziyade orta asya kökenli hisseden kişiler. Onlari etkilemek için de isimler böyle seçiliyor.

Yani mesela antimilitarist, sol görüşlü biri olarak ben bu teknolojilerin hedef kitlesi değilim ve bu isimler bana komik geliyor. Ama militarist31 gençler daha milliyetçi tandansta olduğu için onlar kızılelma ismini görünce mutlu oluyodur.

Anadolu güzel isim bu arada son gemi vardı bu isimle. Ben coğrafi isimleri seviyorum. Erciyes, gediz, çukurova, tendürek falan bence daha güzel isimler olurdu :d
0
nundu
(03.05.23)
Türkiye çok net bir şekilde araplaşıyor. Arapperestler de bu araplaşmadan zevk duyuyor. Ne kadar araplaşırlarsa o kadar müslüman olduklarknı sanıyorlar.

Din-Allah-Kitap ile dinlileri kandıranşliyorsun ama milliyetçileri tavlamak için biraz Türkçülük oynaman lazım. Milliyetçi dedim bak, kendine milliyetçi diyen ümmetçileri değil. Bir de bu savunma sanayisinde milliyetçiler de çok. Milliyetçi dedim bak yine ümmetçi değil. İsim tercihlerinde payları var tabii.
0
nawar
(03.05.23)
(7)

Yunuslara kızmam hatalı mıydı

hasmetizm 2046
Bisiklet yolundan karşıdan iki bisikletli çocuk geliyordu, arka arkaya da iki genç sürücülü yunuslar hızla geliyordu, aramızda 5mt mesafe varken makas atacaktı, elimle yavaş yavaş hareketi yaptım, yanlarından geçerken yavaş git bisiklet yolundasin dedim sertçe, tahminimce sert bakış attılar ama kas
Bisiklet yolundan karşıdan iki bisikletli çocuk geliyordu, arka arkaya da iki genç sürücülü yunuslar hızla geliyordu, aramızda 5mt mesafe varken makas atacaktı, elimle yavaş yavaş hareketi yaptım, yanlarından geçerken yavaş git bisiklet yolundasin dedim sertçe, tahminimce sert bakış attılar ama kasktan yanakları şiştigi için tatliş görünüyorlardı ciddiye de alamadım xd
Belalı arkadaşlar hep der yunuslara bulaşma asla diye. Hata mı yaptım?
0
hasmetizm 2046
(02.05.23)
Belalıysanız bulaşmayın.
0
alfired
(02.05.23)
Değilim. Sicilim temiz.
0
🌸hasmetizm 2046
(02.05.23)
Bro seni tenzih ederim ama bu elemanlar genelde böyle torbacı morbacı dediğimiz it kopuk peşinde dolaşıyorlar, böyle seni şüpheliymiş gibi bi bahane yaratıp ters kelepçeye alırken omzunu çıkarabilirlerdi, ha yaparlardı demiyorum olabilir diyorum sen merak ettiğin için. Keşke biraz uzatsaydın da öğrenseydik ne olduğunu gkdfjd

Abi şaka bi yana memlekette bekçi bile çekip adam vuruyor ya hiç bulaşmamak lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
Yaşadığınız ülkede hukuğun olduğuna inanıyorsanız sınırları, kanunları aşmadan bu gibi uyarıları yapabilirsiniz elbette.

Hukuğun olmadığı, polislerin haftada 40 saat ek görev yaptıkları zamanların olduğu, amileri tarafından baskı altında oldukları, toplumun en zor kısmıyla uğraştıkları, silah kullanma yetkileri başta olmak üzere pek çok hukuki problemlerinin olduğu, siyasi parti temsilcilerinin emirlerini yerine getirmek zorunda oldukları gelişmemiş bir afrika ülkesinde yaşıyorsanız böyle hareketler yapmayın.
Türkiye'de yaşıyorsanız o zaman sorun yok, böyle uyarılar yapabilirsiniz.

www.sikayetvar.com
www.sikayetvar.com
0
michael_knight
(02.05.23)
Bu adamlar sürüş konusunda tecrübeliler. Zaten görmüşlerdir. Belki olay yerine gidiyorlardı. Elinle yaptığın yavaş hareketinden sonra ikincisi gereksiz olmuş.
0
dissendium
(02.05.23)
ulke farketmeksizin, polise el hareketi yapip yavas git desen, basina bela alirsin.
isteyen arkadaslar avrupanin ve amerikanin cesitli yerlerinde deneyip yasadiklarini - icerden ciktiktan sonra - buraya yazabilir.
0
cooperr
(02.05.23)
Yunuslar en agresif polis ekiplerinden. Hak etmeyene bir şey yaptıklarını görmedim, duymadım ama hak edenlere neler yaptıklarını gördüm.

Üzerinden baya zaman geçti ama izmir kordonda elemanın birisi sıkıntı çıkarıyordu, normal polis geldi, herif polisi eliyle itip göğsüne vurdu. Polis tepki vermedi, tekti, yunus ekibi geldi. Herif yunuslara da diklendi vurmaya çalıştı. Yunus hafifçe kenara çekilip elinin yanıyla adamın boynuna doğru vurup ayaklarını yerden kesti. Herifin düşüp kafayı vurma sesi 20m'den duyuldu.

Özetle agresif davranılması en sakıncalı kişiler :)
0
kimlanbu
(03.05.23)
(5)

Sadece merdiven çıkarken ve inerken yoklayan diz ağrımsı?

durbakalim
Selam, yürürken ve hatta koşarken bile ağrımayan dizler, merdiven çıkarken ve inerken hafiften ağrı hissettiriyor. dayanılmaz değil ama önceden olmayan bir his. erkek, 40, 15 kg fazlası var.
Selam, yürürken ve hatta koşarken bile ağrımayan dizler, merdiven çıkarken ve inerken hafiften ağrı hissettiriyor. dayanılmaz değil ama önceden olmayan bir his.

erkek, 40, 15 kg fazlası var.
0
durbakalim
(02.05.23)
Rahatsız ediyorsa bir ortopediste görün,

Yok böyle idare ederim diyorsan, internetten, menüsküs egzersizleri veya diz güçlendirme egzersizleri diye arat. Uygula. Faydasını görürsün.

50 olunca daha da zorlayacağı için o 15 i de ver tabi.
0
Mirket
(02.05.23)
Aktif koşuyorsan, quadlar ve calfler güçlü ise güne dizleri de ısıtarak başlayabilirsin. Sabahları esneme rutini oluşturdum ben rahat geçiyor gün. Ve Evet asıl önemli neden fazla ağırlık.
0
hasmetizm 2046
(02.05.23)
otomatik araba kullanıyorsanız olabilir.
alkol alıyorsanız olabilir.
İlerki yaşlarda damar periferisinde bozulma oluyor.
bana Daflon önerdi Damar Cerrahisi Uzmanı.
kendi deneyimim. belki senin de işine yarar.
0
ankarakecisi
(02.05.23)
8 saatlik otobus yolculugu sonrasi olmustu aynisi bana. 1 hafta merdiven inip, cikarken cok zorlandim, ilginc olan yururken kosarken kesinlikle agri, sizi olmamasi sadece merdivenlerde. Sonra kendiliginden gecti 1 haftada. Surekliyse direkt gidin doktora.
0
freedonia
(02.05.23)
Kilo verince düzeliyor. Benim de aynı şekilde sadece merdiven inip çıkarken, uzun süre oturduğumda ve kızımı kucağıma alıp yürüdüğümde oluyor. Dizlere binen yükle alakalı. 5 kilo bile verseniz azalıyor.
0
curukturpkokusu
(03.05.23)
(5)

vücut geliştirme ve sağlık konusu

mark greg sputnik
şimdi haftanın 5 günü spor salonuna giden, yediğine içtiğine dikkat eden adam tabii ki cips yiyen obezden iyi durumdadır muhtemelen. mevzu o değil. merak ettiğim şu: steroid filan basmadığı takdirde AMATÖR OLARAK vücut geliştiren kişiler genel olarak standart vatandaştan daha sağlıklı mı? bunu şu yü
şimdi haftanın 5 günü spor salonuna giden, yediğine içtiğine dikkat eden adam tabii ki cips yiyen obezden iyi durumdadır muhtemelen. mevzu o değil. merak ettiğim şu: steroid filan basmadığı takdirde AMATÖR OLARAK vücut geliştiren kişiler genel olarak standart vatandaştan daha sağlıklı mı?

bunu şu yüzden soruyorum: konu ne zaman beslenmeye gelse özellikle bulking dönemi için paso pirinç pilavı-tavuk göğsü görüyorum. tamamen kasları geliştirmeye ve büyütmeye yönelik bir beslenme anlayışı da çok sağlıklı olmazmış gibime geliyor.

fiziksel estetik ve sağlık anlamında en dengeli spor türü nedir sizce? yani yogasından tutun kalisteniğine "dur la spor yapam" diyen insanın tercih edebileceği bir milyon tane şey var ama atıyorum sağlıklı kabul edilen akdeniz diyetinin ihtiyaçları karşılamayacağı disiplinler söz konusu.

müsabık olma niyeti olmayan fakat "sıradan vatandaş"tan farkı olsun isteyen insanın seçebileceği en güzel yol sizce ne olur? bu tabii ki kişinin isteğine, beklentisine bağlı farkındayım; powerlifting seven adamla halı saha tercih eden insanın yönelimi aynı olmaz ama genel olarak soruyorum.

ben vücut geliştirmeyi teorik bilgi olarak severim vücudu tanıma konusunda, kendim gtüm yiyip de ağırlığın altına girmiş birisi değilim. bu anlamda müziğini de sevdiğim için mesela roger baptist abiyi severim ama herif kaslı maslı olsa da daha 60'ına gelmeden 75'lik dedeler gibi duruyor misal. ha onun kendi tercihidir, kaslı ve büyük görünmeyi tercih etmiştir o ayrı mesele ama neblim kaslı, güçlü, yakışıklı, ayu gibi olayım fakat aynı zamanda sağlığımdan ödün vermeyeyim diyen biri için ne daha iyi misal?

bu arada tekrar altını çizerek söylemek istiyorum ki ben burada "farklılık" yaratmaktan söz ediyorum. yani evet sağlıklı yağ-karb, bolca protein, fiziksel aktivite vs. vücuduna yapabileceğin en iyi şey budur ama bu seni sağlıklı yapar, farklı yapmaz. atıyorum powerlifter ya da kalistenikçi adamla aynı düzeyde olmasın. ben ondan bahsediyorum.
0
mark greg sputnik
(01.05.23)
Vücut geliştirme bi spor değil bana göre, kas kütlesini arttırmak da bir spor değil, sağlığa da doğrudan etkisi çok yok, yani şöyle yok: Kanser olacaksan olursun 50 yaşında öleceksen ölürsün 30 yaşında kalp krizi de geçirebilirsin spor yapıp sağlıklı beslendiğin zaman, haftanın 5 günü spor salonuna gitmen bunları engellemez ama kas kütlesini artırmanın da kendine göre avantajları var; işte kas-iskelet sistemin daha sağlıklı olur yaşlanınca iki büklüm olmazsın cinsel performansın bir süre daha idare eder yaşıtlarına göre ya da altına işemezsin belki kas kontrolü yapabildiğin için. Yani günde 1 kilo pirinç yiyen bir insan bu işi sağlık için yapıyorum derse inandırıcı olabilir mi bro mantıksız yani. Bak böyle diyorum ama 200 kilo squat yapıyorum ona rağmen diyorum bunu, geçirdiğim sakatlıkları saysam buradan Fizan'a yol olur, böyle sağlık mı olur. Sağlık için yapıyorsun çık yürü işte diyetine dikkat et haftada birkaç gün orta seviye direnç egzersizi yap bitti gitti. Onun dışında sağlıklı yaşam büyük oranda genetiğe sonra çevresel şartlara sonra yediğine içtiğine en sonda da fiziksel aktivitelere bağlı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
Daha sağlıklı diyorum ben.

Psikolojik etkisi yadsınamaz. Daha mutlu hissettiriyor. Ağırlık çalışan herkes pilav - tavukçu değil bu arada (bkz : ben) - sağlıklı beslenip kas kütleni arttırmak mümkün. Roger Baptist'e baktım, adam anabolik steroid / PED'ler yüzünden yaşlanmış. Genetiğin kötüyse bu performans yükseltici ilaçların bir başka yanetkisi de hızlı yaşlanma oluyor malesef.

Haftada 4 gün ağırlık çalışma + 2 gün düzenli tempolu yürüyüş + 1 gün evde yoga / pilates kombosunu yapan biri kronik bir rahatsızlığı yoksa ülkedeki epey büyük bir kesimden daha sağlıklıdır. Dünyanın obezite oranında lider ülkelerinden birinde bu bile çok fazla ama neyse.

Kas kütlesini arttırmanın, yağ oranının mantıklı bir seviyede tutmanın, ağırlık çalışmanın (yüksek stres yüklemeden) kemiklere pozitif etkisi gibi bir sürü avantajı da mevcut.
0
Stoneface
(01.05.23)
Vücut geliştirmecilerin beslenme sistemi, sağlık için iyidir. Ama öyle bulk dönemi şişeceğim sonra yağları yakacağım kaslar bana kalacak diye düşünmeden, ihtiyacın olan kaloriyi, makroları düzenlenmiş bir şekilde almak en sağlıklısı.

Vücut geliştirme bence bir spor değil, zaten sağlıklı bir şey de değil. En basitinden yaşlanınca ortaya çıkacak eklem ve kalp problemlerine gebe bir şey olduğunu düşünüyorum.

Sporun sağlıklısını yapacağım diyorsan yüzme, orta mesafe koşu, pentatlon, dekatlon, oryantiring gibi sporlara yönelmeni öneririm.
0
Mirket
(02.05.23)
5 yıldır falan halter çalışıyorum. Bir sürü sakatlığım var
Sayesinde ama hala seviyorum.
Ve devam ediyorum. Ağırlık hissini sevince vazgeçmesi zor geliyor. Zamanında 1 sene vücut ağırlığı ile çalışmış karın kası yapmıştım. En güzel zamanlardı. Çok zor geliyor şimdi kilo fazla yağ fazla çünkü vücut ağır. İstiyorum tekrar o kafaya girmek. En sağlıklısı ve en keyiflisi bence. Eklemleri gereksiz zorlayıp vücudu fazla yormak mantıklı gelmiyor 40 yaşından sonra
0
hasmetizm 2046
(02.05.23)
Yaptığın işin adına ne dediğin önemli. Vücut geliştirme dersen bunun anlamı şu olur: estetik, yağsız, kaslı ve damarları belirgin bir görünüm elde etmek için her şeyi yapmak. Vücut geliştirmenin olayı görünümdür. O yüzden de mesela izole çalışmalar önemlidir. Çünkü herhangi bir sebepten daha küçük kalmış bir kas olmamalıdır. Hepsi dengeli görünmelidir. O işte amaç sağlıklı olmak değil yani.

Sen ağırlık kaldırmalısın. "Ağırlık çalışıyorum" ya da "ağırlık kaldırıyorum" demelisin. Dil aklın aynasıdır. Ağzından ne çıkarsa ona yönelirsin. Amacın sakatlanmadan ve doğru teknik ile, en yüksek mobilitede en yüksek ağırlığı kaldırmak olmalı. Eklem ağrısı hissettiğinde durmayı bilmelisin. Bu işin idman kısmı. Beslenme kısmında ise yağ, karbonhidrat ve proteinin hepsinin önemli olduğunu bilip, denemeler yaparak kendine en uygun makro oranını bulup ona göre diyetine uymalısın.

Sanıyorum ki bu şekilde ölümsüz olabiliriz. İnşeallah yani. Benim hedefim 80 yaşında ağırlıksız 20 tekrar squat yapabilmek. Olursa torunumla koşabilmek.
0
alperz
(02.05.23)
(6)

hayır diyememek niye böyle olmak?

sanemz
şimdi cuma günü kursumda kahvaltım var. benim de misafirim gelecek ona hazırlanmalıyım ama bunu kursun vatsap grubuna yazamıyorum. kendimi dinliyorum neden yazamıyorum, cevabını veremeyecek kadar bir sıkıntı oluşuyor içimde. oysa daha geçenlerde arkadaşlardan biri ayarlanmış bir iftar davetine gelem
şimdi cuma günü kursumda kahvaltım var. benim de misafirim gelecek ona hazırlanmalıyım ama bunu kursun vatsap grubuna yazamıyorum. kendimi dinliyorum neden yazamıyorum, cevabını veremeyecek kadar bir sıkıntı oluşuyor içimde. oysa daha geçenlerde arkadaşlardan biri ayarlanmış bir iftar davetine gelemeyeceğini bildirdi rahatlıkla. biraz aaa falan dendi ama işte ben diyemiyorum.
0
sanemz
(01.05.23)
Hocam arkadaşlarınızdan biri yapılan organizasyona gelemediğinde onun hakkında olumsuz düşüncelere kapılıyor musunuz? Mesela arkadaşlıktan aforoz ediyor musunuz? Hayır. Peki gece uyurken bunu düşünmekten uykusuz kalıyor musunuz? Durmadan aklınız bu konu ile mi meşgul? Hayır. O zaman siz de başkalarına “misafirim gelecek arkadaşlar bir dahaki sefere size iyi eğlenceler şimdiden” diyebilirsiniz. Kimse bundan kötü etkilenmeyecektir.
0
ruhen hastayim ben
(01.05.23)
Ruhen+1
İçinde olduğunuz grubun bunu büyük bir olaya çevireceğini sanmıyorum. Kaygınız yersiz yani. Ha bu durumu olaya çeviriyorlarsa zaten içinde bulunduğunuz grup sizin için yanlış bir gruptur. İnsanlar birbirlerine iyi geldiği müddetçe birarada olmalılar zaten
0
yazdonumu
(01.05.23)
"hayır" içindeki "evet"i duymak sizi rahatlatabilir mi? hayır demek zannettiğimizden daha zorlayıcı olabiliyor. kendi ihtiyaçlarınıza odaklandığınızda, vereceğiniz cevap kendinizi gözettiğiniz için verdiğiniz cevap olacaktır. kendinize evetiniz. başkalarının beklentilerini karşılama zorunluluğunuz yok. beklentiler sadece düşüncedir.
0
from where i ride
(01.05.23)
hayatı yeniden keşfedin kitabını okumalısın

www.youtube.com
0
blackkmamba
(02.05.23)
Şiddetsiz iletişim eğitiminde hayır diyebilmeyi öğretmek için iki gün ayırıyorlar. Otomatik evet diyen sonrasında süper pişman olan biriydim ben. Neden hemen evet dediğimizle ilgili daha çok olay. Kabul ihtiyacı ile ilgili genel olarak.
0
hasmetizm 2046
(02.05.23)
@blackkmamba, o kitabı ilk okuyanlardanım belki. çok faydasını gördüm ama ara ara yine aynı engeller oluyor zihninde. çok şükür eskisi kadar keskin değil.
0
🌸sanemz
(02.05.23)
(13)

Bana neler oluyor?

pavlis
Dün bir şeylerin geçiş sürecini yumuşatmak üzere sahile indim. İki de bira aldım, oturdum sakin sakin kitabımı okudum. Sonra, içtikçe içimde bir şeyler oldu. Bir şeyler. Sanki okudukça hırslandım, hırslandıkça içtim. Açıkçası yine b*kunu çıkaracak derecede kendimden geçtim. Bazı yerler kesik kesik v
Dün bir şeylerin geçiş sürecini yumuşatmak üzere sahile indim. İki de bira aldım, oturdum sakin sakin kitabımı okudum.
Sonra, içtikçe içimde bir şeyler oldu. Bir şeyler. Sanki okudukça hırslandım, hırslandıkça içtim. Açıkçası yine b*kunu çıkaracak derecede kendimden geçtim.
Bazı yerler kesik kesik var hatrımda. Gittiğim, geldiğim, para harcadığım yerlerin yarısını hatırlamıyorum.
Esas konu bu da değil.
Bir ara, akşam üstü gün batımı izlemek niyetiyle kayalıklara oturdum. Sol cebimdeki çok sevdiğim kulaklık bir anda kayalıkların altına, dalgalara kavuştu ve gitti :(
Almam imkansızdı.
Bir anda inanılmaz şekilde öfkelendim. Sanki hayat bana bir tokat daha attı o anda. Hiç haketmediğim bir tokat. Beni ciddi şekilde sarsan bir tokat. Sonra benden bir tane daha olduğunu hissettim. Gördüm gibi bile oldum.
Sonra kendimi Söğütlüçeşme YHT gişesinde buldum. Ciddiyim oradan oraya nasıl gittim bilmiyorum. Normalde bir gün sonra hatırlardım bir şeyler ama bu kez olmadı.
Bilet yoktu ve birisi daha bilet bulamamıştı. Bana otogarı sordu. Gidiyoruz gel dedim.
Sonra otobüsteydim.
Eskişehir'e gidiyordum. Bir anda oldu her şey.
Beraber gittiğim kişiye de bin tane saçma sapan şey anlattım. Onları hatırlıyorum.
Freni patlamış kamyon gibiydim. Öfkeliydim.

Sabaha karşı Eskişehir'e indim. 45 dakika otel aradım çünkü otellerde yer yok. Etkinlik mi ne varmış.
Şimdi yine oteldeyim ve yine içiyorum.

Fakat neden böyle oldu?
Aklıma Nurseli İdiz'in Erzincan'dan taksiyle İstanbul'a gelmesi geliyor.
www.hurriyet.com.tr

Fikir, görüş, yorum ve her neyse. Dinlemek istiyorum.

Eskişehir ne alaka diyecekleri duyar gibiyim. Burada bir arkadaş var. O kadar ama öylesine bir arkadaş. O da müsait değilmiş görüşmedik.
0
pavlis
(30.04.23)
Resimli anlatım

i.hizliresim.com
0
🌸pavlis
(30.04.23)
aşırı su tüketimi varsa, extra tuz al
erken uyu, uykusuz kalma

bunları yapamıyorsan psikiyatri acile git
0
bir soru sorcam
(30.04.23)
Su içmeye başlarsam duramam. Tıpkı içki gibi. Bu benim normalim.
0
🌸pavlis
(30.04.23)
Teşekkür ederim @thetruenorthstrongandfree
0
🌸pavlis
(30.04.23)
Şurda anlatılan gibi olmuş: youtu.be

reis capri-sun iç ya. multi vitaminlisi var çok güzel. hafif.
yanına da www.akakce.com
valla
hayat güzel abi
kitap olarak da: peyami safa - yalnızız, seviyorsun gibi
0
WithWorth
(30.04.23)
Abi sen en iyisi bir doktora git. İki birayla Eskişehir'e gidilmez yani. Alkol kullanmayan biriyim ama ben bile gitmem. Geçiş süreci dediğin şey ne ise seni fazla etkilemiş olabilir. İnsan bazen çok dalgın oluyor, aklı başka yerde oluyor.
0
dissendium
(30.04.23)
Yalnızlık mı çekiyorsun? Yasların mı var? Mutsuz musun?
0
hasmetizm 2046
(30.04.23)
bira kafasıyla blackout yaşayacak noktaya geldiğine göre profesyonel yardım alma zamanın gelmiş demektir hocam.
0
roket adam
(30.04.23)
hocam iki bira ile nasıl o kafaya ulaştın :D
0
Erestor
(30.04.23)
İki bira giriş kısmı.
Sonra devam ettim. Hatta bir tekeli arayıp sipariş vermişim. Herkes oraya takılmış
0
🌸pavlis
(30.04.23)
Pavlis sana neler oluyor bilmiyorum ama yaşamak istediğim hayatı yaşıyorsun. Sakin ol ve devam et seni destekliyorum.
0
karayel
(30.04.23)
hayatin ve evrenin killigina size bir sey yaptigini dusunmuyorum. yazinizda da cok net anlatmissiniz, kendi kendinize sinirlenmis, kendi kendinize icmeye devam etmis, kendi kendinize (muhtemelen cakir keyif oldugunuz icin) kulakliginizi kaybetmissiniz, sonra daha da sinirlenmissiniz. bu zamanin herhangi bir noktasinda, durmayi ve gozlemlemeyi ve ne yapiyorum ben diye sormayi yani farkindalikla davranmayi secmemissiniz. react vs. respond. siz otomatik reaksiyon gostererek, belki de onceki deneyimlerinize benzer bir deneyim yaratmissiniz.

bundan nasil bir ders alabilirsiniz? bu kadar icmeyebilirsiniz mesela. ya da sinirlenmeye ve hirslanmaya basladiginizi hissettiginiz anda durup, bedeninizi tarayabilir, sinirinizin ve hirsinizin farkina varip, hislerinizi yaziya dokebilirsiniz mesela, icmeye devam etmek yerine. meditasyon yapabilirsiniz. nefesinizi izleyebilirsiniz.

icmeye devam etmek de bir secenek, hislerinize kapilip gidip, kendinizi eskisehir'de bulmak da bir secenek,

o anda hislerinizin farkina varip, onlara yer acip, gecip gitmelerini izleyip, onlara kendinizi kaptirip gitmemek de bir secenek. zira daha cok icerek hirsinizi ve sinirinizi gormezden gelmeye calisip, bastirmaktan oteye gitmiyorsunuz belli ki.

bugune kadar ilkini yaptiysaniz simdi ikincisini deneyin bakalim, belki de daha farkli bir sonuc alirsiniz.
0
kassiopeia
(01.05.23)
"Su içmeye başlarsam duramam."

illa olacak diye bir şey yok ama delirium ya da manik atak'la sonuçlanabilir
içki hızlandırıcı faktör

psikiyatriye gidip kullanmasabn bile gerketiğinde içmek için yanında ilaçla gezmeni öneiririm
atak yaşarsan toparlması uzun sürer
0
bir soru sorcam
(01.05.23)
(6)

Bisiklet gözlüğü önerisi

petekpare
Eşim uzun zamandır almak istiyordu. Ben de hediye olarak alayım dedim ama kafam karıştı. Maksimum 1500 tl dolaylarında bir gözlük bakıyorum. Önerileriniz nelerdir?
Eşim uzun zamandır almak istiyordu. Ben de hediye olarak alayım dedim ama kafam karıştı. Maksimum 1500 tl dolaylarında bir gözlük bakıyorum. Önerileriniz nelerdir?
0
petekpare
(25.04.23)
Güneş gözlüğü almaktan bir farkı yok. Parayı çok verince iyisini alıyorsun. Diğer türlü büyük ve rüzgar kesen bir güneş gözlüğü almış olursun teknik olarak. Bende iki tane poc marka var. Biri eski biri yeni model. Yeninin lensini carl zeiss yapmış. Kontrastı yerdeki (yol) tüm ayrıntıları rahatça görecek şekilde ayarlanmış, çok karartıp renklerden ve ışıktan mahrum bırakmamışlar ki gece bile takıyorum, güneşe rahatça bakabiliyorum ve güneşli bulutlu havalarda gökyüzünü hdr kalitede görebiliyorum. Amazon dan almıştım 3k civarı indirimdeyken. Pahalı ama tavsiye ederim kesinlikle
0
hasmetizm 2046
(25.04.23)
Oakley,
0
mahsus mahal
(25.04.23)
Oakley Radav Ev Prism uygundur bayağı
0
mahsus mahal
(25.04.23)
Fotokromatik/fotokromik bisiklet gözlükleri var - gündüz karariyo cami, hava karardikca da seffaflasiyor. Bir arkadasim öyle bir sey kullaniyor, cok memnun.

Ya da belki cami degisenlerden alabilirsiniz. Aksam seffaf camlari takar, gündüz koyu camlari.
Fiyatlari bilmiyorum ama arkadas oakley kullaniyor. Ben de uvex düsünüyorum.
0
kuehles blondes
(25.04.23)
Oakley biraz pahalı geldi. Bana kızar çok pahalı bir şey alırsam. Uvex'e ben de bakmıştım. Mesela şu model nasıl? www.amazon.com.tr
0
🌸petekpare
(25.04.23)
Bundan 6 sene önce aliexpress'ten yorumlara bakarak oakley replika gözlük almıştım. Çerçeve kalitesi falan baya iyiydi, sonra camını çıkarıp buradan oakley orjinal cam alıp takmıştım. Baya uyguna gelmişti, şimdi nasıl bilmiyorum fiyatlar.
0
iustitia omnibus
(25.04.23)
(4)

sevgilinize / eşinize olan ilgiyi kaybetme

anlamsiz geliyor
Hayatınızda olan kişi zaman içerisinde çeşitli sebeplerden dolayı kendine bak(a)mıyor. Rahatsız olduğunuz durumları söylüyorsunuz fakat bir aksiyon al(a)mıyor. Artık fiziksel olarak beğenmemeye başlıyorsunuz. Bu durumda partnerinize karşı tutumunuz ne olur? İlişkiyi sürdürür müsünüz?
Hayatınızda olan kişi zaman içerisinde çeşitli sebeplerden dolayı kendine bak(a)mıyor. Rahatsız olduğunuz durumları söylüyorsunuz fakat bir aksiyon al(a)mıyor. Artık fiziksel olarak beğenmemeye başlıyorsunuz. Bu durumda partnerinize karşı tutumunuz ne olur? İlişkiyi sürdürür müsünüz?
0
anlamsiz geliyor
(18.04.23)
Hayat ilginin kalmadığı biriyle ilişki sürdürecek kadar uzun değil, bu bi noktadan sonra ayıp olmasın diye ayrılamamak gibi bir şey oluyor artık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.04.23)
Benim şimdiye kadar anladığım kimse tek sebepten ilişkiden soğumuyor.

Yani önceden dış görünüşü üstüne hiç kafa yormadığım halde ayrılık sürecinden sonra o kadar da iyi olmadığına kanaat getirdiğim kişiler oldu mesela. Net duygu haliniz negatife döndüyse yapacak bir şey yok.

Dış görünüş de katlanılmaz olur, en ufak başka bir şey de...

Neticede istemediğiniz bir ilişkide neden durasınız? Burda herkes ben ayrılmam dese bile, tüh tamam o zaman kaldık böyle deyip kabullenecek misiniz ki durumu?
0
akhenaten
(18.04.23)
Bahane her zaman bulur karşı taraf. İsteğini elde etmek için farklı stratejiler denemeye devam etmek gerekli. Eylemsizligin sendeki etkilerinden bahsetmek, suçlamadan açık olmak yardımcı olacaktır. Destek ve tavsiye ister mi sormak lazım. Çabuk pes etmemek lazım.
0
hasmetizm 2046
(18.04.23)
Uyarılarımdan sonra çeki düzen vermesi için beklerim. Sonuç istediğim gibi değilse elimde olmadan soğurum. Babamızın oğlu/kızı değil sonuçta.
0
ruhen hastayim ben
(18.04.23)
(2)

hiking için rota uygulamaları & rota kaynağı

eurhka
Boş vakitlerimde hiking yapmak istiyorum ama hiçbir rotayı bilmiyorum.Bir ara bisiklet ve motosiklet kullanıcıları için bir web sitesi & app görmüştüm. İlgili rotayı takip edebiliyordun, kullanıcılar kendi rota önerilerini paylaşıyordu.Bu tarz bir app ya da kaynak var mıdır?Teşekkürler.
Boş vakitlerimde hiking yapmak istiyorum ama hiçbir rotayı bilmiyorum.
Bir ara bisiklet ve motosiklet kullanıcıları için bir web sitesi & app görmüştüm. İlgili rotayı takip edebiliyordun, kullanıcılar kendi rota önerilerini paylaşıyordu.

Bu tarz bir app ya da kaynak var mıdır?

Teşekkürler.
0
eurhka
(18.04.23)
wikiloc
0
freebird5406_2
(18.04.23)
Dağlarda gezerken wiki çok kullandım yıllık üyelik almıştım. Strava da kullanılıyor bisiklet için ama Wiki daha uygun sanırım size.
0
hasmetizm 2046
(18.04.23)
(3)

yeni çıkan bir platform oyunu

duyurukullanıcısı
ya böyle 4 karakter 2d puzzle çözmeye çalışıyorlardı işte boşlukları üst üste binerek geçmeye çalışıyorlardı ip dinamikleri falan vardı. 2d bir platform oyunuydu among us gibi bir şeydi. puzzle çözmeye çalışıyordun arkadaşlarınla sürekli.neydi o oyunun ismi?
ya böyle 4 karakter 2d puzzle çözmeye çalışıyorlardı işte boşlukları üst üste binerek geçmeye çalışıyorlardı ip dinamikleri falan vardı. 2d bir platform oyunuydu among us gibi bir şeydi. puzzle çözmeye çalışıyordun arkadaşlarınla sürekli.

neydi o oyunun ismi?
0
duyurukullanıcısı
(18.04.23)
Trine mi
0
hasmetizm 2046
(18.04.23)
yok çok çok daha basit çizgileri vardı mario'dan hallice
0
🌸duyurukullanıcısı
(18.04.23)
Son tahmin

picoparkgame.com
0
hasmetizm 2046
(18.04.23)
(12)

Çok yeni tanışılan flörte doğumgünü hediyesi

aguen
Merhaba duyuru,Biliyorum hediyeler kisisel seylerdir, ilgi alanina gore verilir vs. evet kac kez ayni satirlari burada ben yazdim.4 gun once birisiyle tanistim 3 kez bulustuk inanilmaz uyumluyuz vs. muhabbetimiz efsane o yuzden biraz hizli ilerliyor flort asamasi. 4 gun sonraki dogumgunu partisine d
Merhaba duyuru,

Biliyorum hediyeler kisisel seylerdir, ilgi alanina gore verilir vs. evet kac kez ayni satirlari burada ben yazdim.

4 gun once birisiyle tanistim 3 kez bulustuk inanilmaz uyumluyuz vs. muhabbetimiz efsane o yuzden biraz hizli ilerliyor flort asamasi. 4 gun sonraki dogumgunu partisine davetliyim.

Ben 27e kendisi 27k olmak uzere. O yuzden tarihte ilk kez bir insanin generic bir hediyeye ihtiyaci var. Ne alabilirim sizce. Butce limitim yok ama tabii ki abartili bi hediye veremem. Kokulu mum diyorum ilk aklima gelen.
0
aguen
(14.04.23)
Kalici bir sey olsun. Kitap en temiz cozum. Muzik muhabbeti gectiyse cd plak falan da olur.
0
alperz
(14.04.23)
kitap al geç hem elin boş gitme ama çok özel bir şey de arama
www.dr.com.tr
0
freebird5406_2
(14.04.23)
kitap +1

ilgi alanına göre, ya da daha önce aranızda muhabbeti geçen bir kitap oluras puan kazandırır bence.

bu arada, rutin görüşmelerde, arkadaşlıklarda da kitap en iyisi geliyor bana.
0
kondansator
(14.04.23)
Kitap almayin ya cok alengirsiz.
Yani alacaksaniz da boyle yabanci buyuk resimli mesimliler var ya (modadaki kitapcida sahane seyler oluyor) onlardan olabilir.
Ya da hos bir kolye, guzel bir aksesuar belki yargici veya beymenden daha hos olabilir.
Ilgi alani neyse ona yonelik bisi de olabilir belki.
0
mor oje
(14.04.23)
mutlaka aranızda muhabetti geçen bişey olmalı bence. Herhangi bir hediyeden çok daha anlamlı olur
0
alaimisema
(14.04.23)
kokulu mum çok yetersiz bence. böyle bir şey düşündüysen biraz daha büyüt derim, güzel bir hediye kutusu alıp mum, kitap, bir kaç tatlı kozmetik eşyası, küçük bi not vs. bir şeyler koyup verebilirsin genelde kadınlar buna çok mutlu oluyorlar.
0
veritaslibertas
(14.04.23)
Aramizda cok guzel kitap muhabbetleri gecti hatta bir iki kitabı wishlistine aldi ama audiobook dinliyor kendisi. O yuzden kitap alabilir miyim emin olamadim ama dekorasyon olarak yine alabilirim sanirim mantikli.

Ilgi alani soyle bir sorun, bu insan kaya tirmanisi da yapiyor maraton da kosuyor profesyonel kayak da kullanıyor keman da caliyor bos zamanlarinda da uzman doktorluk yapiyor :D kitap + kokulu mum falan bi paket dusunuyorum en son
0
🌸aguen
(14.04.23)
Övme bu kadar nazar değecek xd
Konser bileti falan ayarla derim iki kişilik
0
hasmetizm 2046
(14.04.23)
kokulu mum kötü fikir bence. Kitap da özel gün dışında içten gelip alınabilir ama doğum günü için basit kalabilir. Flört diyorsun ve belli ki belirli yaş ve kariyerde insanlarsınız. güzel ama abartılı olmayan bir markadan bir aksesuar, etkinlik bileti, hobilerine yönelik kaliteli bir şey vs daha uygun olur.
0
dfn4
(14.04.23)
masaja goturme karari aldim gitmek istiyodu zaten. guzel hediye olur
0
🌸aguen
(14.04.23)
Kokulu mum sıradan, kitap ise ilk hediyeye flört için uygun değil
Ben olsam masaj da hediye etmezdim
Flörte level atlatacak hediye doğum gününde takı almaktır
Bence gümüş bi kolye alın so chic gibi bi yerden
Bu sizi flörtten sevgiliyizin ilanına taşır
0
photo85
(14.04.23)
bugun masaja gittik hediye diye goturdum 4. gun 4. date'ten sonra officializ herkese tesekkurler :)

dogumgununde de kitap mum falan bi sepet hazirlayip verecegim
0
🌸aguen
(14.04.23)
(6)

Bisiklet sürmek dizlere zarar verir mi?

Cherea
3 yaşındaki kuzenime 4 tekerlekli, pedallı bisiklet hediye almayi düşünüyordum. Fakat bisiklet sürmenin dizlere zarar verebileceğini dair fikirler gördüm. Sizin düşünceleriniz nedir?
3 yaşındaki kuzenime 4 tekerlekli, pedallı bisiklet hediye almayi düşünüyordum. Fakat bisiklet sürmenin dizlere zarar verebileceğini dair fikirler gördüm. Sizin düşünceleriniz nedir?
0
Cherea
(14.04.23)
Pedal çevirmek eklemlerde bir stres oluşturmadığı için bırakın zarar vermeyi bilakis faydalıdır.

Bu cevap yetersiz geldi biraz. Yani kuzenin muhtemelen çok şişman ve sürekli yokuş çıkacak bi çocuk olmayıp düz yolda kullanacağı için itme-çekme hareketi sırasında çok fazla stres oluşmaz, haliyle dizlere çok fazla yük binmez, o nedenle bir zararı olmaz. Misal sokakta 2 saat sağa sola koştururken dizlerine daha çok stres biner, o daha zararlı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.04.23)
yanlis pozisyonda surerse cok verir.

normalde bisiklet quadriceps ve gluteus medius’a cok vurur.
0
alperz
(14.04.23)
Prostata da zarar verdiği konusunda da muhtelif yazılar var internette

Not: Şaka değil.
0
Mirket
(14.04.23)
doğru kadro boyu ve sele yüksekliği ile bir zararı olmaz.
her ne kadar vites kullanmayacaksa da bilgi olarak dursun. yanlış vites kullanımı da zarar verir.

özellikle sele yüksekliği ayak topuğu pedala bastığında bacak dümdüz olacak şekilde ayarlanmalı bisiklet ön topukla sürülmelidir. bu şekilde diz hafif kırık şekilde duracaktır.
0
lazpalle
(14.04.23)
Düzgün bir bisikletciye sele (koltuk) yüksekliği ayarını yaptırın. Genelde yeni başlayanlar koltuğu çok alçak ayarlar düşme korkusu, durunca rahat inerim düşüncesi ile. Yoksa süper faydalıdır. Quad'larim yılan gibidir bisiklet sayesinde.
0
hasmetizm 2046
(14.04.23)
3 yaşında ise alacağınız iki seçenek var, boy ve kilo bilgisi olmadığı için...
1) Pedalsız denge bisikleti, 12 jant, teker
2) Kilo ve boyu yaşıtlarına göre gelişkin, motor becerisi yeterli ise 12 teker ya da 16 teker vitessiz, ön freni kollu, arka freni pedaldan kontra olacak şekilde bisiklet alın.

Hediye olması önemli değil, Decathlona götürün ufakligi orada denesin, boyuna, huyuma göre alın ve sakin, ama sakın 12-16 tekerden büyük ve de vitesli bir seyxalmayin


Bisiklet Dükkanı olan suser yazdı, bildirdi.
0
mahsus mahal
(14.04.23)
(22)

bu taciz sayılıyor mu?

bisküvi123
herkese merhaba,ilk kez böyle bir soru soruyorum ama kendimi cidden çok kötü hissediyorum. bugün amcamlar bize geldi ve sonrasında yolcularken ben normal bir şekilde sarılacakken amcan bana sıkı sıkı sarıldı. arada böyle sarılıyor, onun mizacı böyle ama herkese mi böyle sarılıyor bilmiyorum ki bilme
herkese merhaba,

ilk kez böyle bir soru soruyorum ama kendimi cidden çok kötü hissediyorum.
bugün amcamlar bize geldi ve sonrasında yolcularken ben normal bir şekilde sarılacakken amcan bana sıkı sıkı sarıldı. arada böyle sarılıyor, onun mizacı böyle ama herkese mi böyle sarılıyor bilmiyorum ki bilmem de mümkün değil. bir amca, yeğenine -kız- neden sıkı sıkı sarılır? neredeyse 23 yaşına geldim, artık çocuk değilim sonuçta ve biriyle o kadar sıkı sıkı sarıldığınızda göğüslerinizi karşı taraf hissediyor. ben okb'li biriyim, sevmiyorum böyle temasları ama bu kadar sıkı sıkı sarılmak yani nerdeyse bedenleriniz bir olacak, neden yapılır? bu normal mi? bu taciz kapsamına girer mi? kafam çok karışık ve çok kötü hissediyorum kendimi. okb'm olduğu için bu olayı abartıyor muyum, bu amca yeğen sevgisinden gelen bir şey mi, yoksa böyle düşünmekte haklı mıyım emin olamadığımdan sormak istedim. ben mi abartıyorum yoksa herkesin akrabası böyle sıkı sıkı sarılıyor, sırtını sarılırken sıvazlıyor mu? bu kadar sıkı sarılmaktan, istemediğim şekilde, rahatsızlık duydum, bu taciz olur mu?
0
bisküvi123
(13.04.23)
Hocam biz senin amcanı aile ilişkilerini samimiyet dereceni ne bilelim de yorum yapalım şimdi, hadi işyerinde müdür böyle yaptı desen çalışan-müdür arasında böyle bi şey normal değil deriz de senin pozisyonunda zor yani bi şey demek olabilir de olmayabilir de.

Ya bu arada benim de nawar gibi hiç yeğenim yok ama doğumlarını hatırladığım şu an kocaman olmuş kız-erkek birçok kuzenim var, çoğunun da amcası dayısı gibiyim aslında yaş olarak ve bir araya geldiğimizde senin bahsettiğin şekilde sarılırız ederiz birbirimize sevgimizi göstermekten çekinmeyen bir aileyizdir, kimse de farklı bir şey düşünmez aklından bile geçmez herhalde fakat tabii Türkiye'de de dünyada da her şey olabiliyor ama sizin ailenizde ne oluyor biz bilemeyiz, bunu siz bilirsiniz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
Amcanız ile ilişkinizi bilemeyiz. Yani yeğenim falan yok da kuzenlerim var. Bırak 23'ü bir tane (kız) kuzenim neredeyse 30 yaşında, ben onu yanağını sıkarak ikiye bölene kadar sıkacak şekilde sarılarak vs. severim. O da öyle sarılır bana. Göğsünün vücuduma yapışması, neredeyse bir beden olmak gibi şeyleri bırak düşünmeyi, şu an cümle kurarken bile aşırı rahatsız oldum. Erkek olan kuzenler de 20+ yaşında. Onları da aynı şekilde severim. Bizim büyük ailede insanlar yaşlarından bağımsız olarak birbirine böyle sevgi gösterdiği için kimsenin aklından öyle şey geçmez. Sizin dinamikleri de bilmeden konuşamayız.
0
nawar
(13.04.23)
ben de aşırı rahatsız oldum bu yazıyı yazarken, sanırım okb'mle ilgili bir durum. ve sanırım ülkedeki haberler vs beni etkiliyor, bilmiyorum kafam karışık
0
🌸bisküvi123
(13.04.23)
arkadaşlar, akrabalar, aile dostları vs. birbirine sıkı sıkı sarılabilir bunda anormal bir şey yok. amca yeğenine de sarılır tabi ki. göğüslerini hissediyor falan demen garip geldi yani çok mu muhafazakar yetiştirildin yoksa kendi kendine mi takıntı geliştirdin bu konuyu bilemiyorum da bunda garip bir şey yok karşındaki insanda göğüs varsa hissedersin doğal olarak el-kol hissettiğin gibi, avuçlamıyorsa anormal bir şey yok bunda.

öte yandan yaptığım yorum normal durumlar için geçerli tabi. kişinin niyeti gerçekten bozuksa normal bir davranışı da taciz amaçlı yapabilir bunu da biz bilemeyiz.

özetle eylemin kendisinde sorun yok kişinin niyetinde sorun varsa o da senin bileceğin olay.
0
semaforo de medianoche
(13.04.23)
Netameli bir konu ve hiç bir olası mağdurun da kendini bir de haksızlık yaptığı düşüncesiyle kötü hissetmesini istemem.
İlişkinizin samimiyet seviyesini bilemeyiz+1 kendinizi başka şekillerde de rahatsız hissetmenizi sağlayacak bir davranışı var mı.
Başka akrabalara davranışları ile size olan ki farklı mı.
Bir sakince bunları düşünüp etüt etmek lazım.
Onun dışında da elbette rahatsız olduğunuz hiç bir samimiyete mecbur değilsiniz.
0
anon1m
(13.04.23)
abartıyorsunuz. taciz falan değil. sanırım haberler çok etkilemiş sizi. oldu olacak kız bir bebeği erkek bir insana sevdirmeyin. töbe töbe. olacak şey mi? birkaç kişi yüzünden neden herkes zan altında kalıyor? bunun geleceği nokta şu: herhangi bir insan bir bebeği kucağına alıp sevemeyecek ya da çok çok çekinerek alıp sevecek. gelinen noktaya bakar mısınız? bizim zamanımızda bebek dediğin kucaktan kucağa gezerdi.

"bir amca, yeğenine -kız- neden sıkı sıkı sarılır? neredeyse 23 yaşına geldim"

amca dediğin, dayı, teyze, hala dediğin zaten yeğenlerine, torunlarına sarılmak için var. ne demek niye? o senin kundaktaki halini görmüş bir insan sonuçta. ayrıca 55-60 yaşından bakınca küçücük bir çocuğun yaşına denk geliyor 23 yaş.
0
ahm1
(13.04.23)
neyi nasıl düşünürseniz öyle olur.
bu konuyu en iyisi unutun gitsin. ortada net bişey yok, deşmenin faydası da yok.
bir daha da, rahatsız oluyorsanız kaçının sıkı sarılmaktan, gerekiyorsa araya dirseğinizi koyun, olsun bitsin.
0
vizivozo
(13.04.23)
obsesifligin icinde var bu o yuzden bu detayi belirtmen iyi olmus. ama tacizin tanimi zaten karsi tarafin rahatsiz olmasiyla alakali. burda rahatsiz olmussun demek ki over davranmis. cizgiyi sen belirlersin yani sen "ailemdeki x kisi rahatsiz olmuyosa benim de olmamam lazim" demek zorunda degilsin. aile iliskileri samimi ve dokunsal olabilir ama sen hoslanmiyorsan geri adim atabilirsin sarilma esnasinda. bu herkese karsi yapilabilir. burdaki mesele kendini kotu hissettigin noktada mudahale edememen. toplumun yozlastigini dusunen erkek dusmani biriyim, burda amcanin yuzde yuz masumane davrandigini dusunuyorum. dusuncelerinin nedeninin de okb oldugunu dusunuyorum. hatta burda okblilerle ilgili arastirma vardi onun arastirmasinda bu konular da vardi dusunmek istemedigin dusunceler
0
ala09
(13.04.23)
Abi birine sıkıca sarıldığında göğsü hissedilir yani, ne alaka şimdi bu. Anneme sarılınca da göğsünü hissediyorum ben ama böyle hastalıklı bir şey aklıma bile gelmedi bu zamana kadar :/
0
synesthesia
(13.04.23)
tek örnekte taciz ağır olur ama normal değil. bu tarz konular “iyi insandır, aklından geçmez” vs. meselesi değil. asla yönetemediğin içgüdü ve hormonlar meselesi.

okb ile konunun yakından uzaktan alakası yok.
0
lahmacun
(13.04.23)
analiz kasmaya gerek yok. rahatsızlık duymuşsun, sarılma teşebbüsünde geride dur ya da dirseklerini kırmadan bir boşluk oluştur arada. başka bir şey yapman gerekmiyor. don't be weird.
0
gabe h coud
(13.04.23)
bence de pek sıkıntı yok denk gelmiştir. kafaya takacak bir şey yok.
0
arveles gibiyim
(13.04.23)
siz rahatsiz hissetmissiniz, taciz olup olmadigi vs tartisilir, iliskinize bakmak lazim belki evet ama rahatsiz hissettiyseniz (ki buna hakkiniz var, bunu asla ve asla unutmayin) izin vermeyin, buradan yola cikin. rahatsiz hissettiginiz konularda sinir koyun, cocuk degilsiniz dediginiz gibi, sakin ve yumusak bir yerden de sinir koymak gayet mumkun. sinir koymak illa terslemek, cikismak vs degildir. bunun uzerine calisabilirsiniz.
0
kassiopeia
(13.04.23)
geçende annemin eli yanlışlıkla mememe değdi aşırı rahatsız oldum. annem beni taciz ediyor desem 80 küşür yaşında kadını hapse mi atsınlar. aman ne biliyim oluyor böyle. bazen gözüm bayramlarda sakin sakin otururken adamların pantolonlarının ağ kısımlarına denk geliveriyor sonra panikle çeviriyorum gözümü. oluyor bunlar. milletçe birbirimizi taciz ediyoruz aslında ne gerek var bayramlarda boş boş oturmaya.

alakası yok denmiş ama bence kesinlikle okb. şişirmeyin. biran evvel farklı uğraşlar bulun. yoksa bir tanıdığım gibi kendinizi bakırköy"de bulursunuz.
0
sanemz
(13.04.23)
Gerçi ben erkek kişisiyim ama benim amcalarım hayattayken hep öyle sarılırdı.
Şimdi de kız yeğenim de erkek yeğenim de hep kucağımda, tepemde. Acaba büyüdüklerinde onlar da böyle düşünebilir mi diye düşünüp rahatsız oldum duyurunuzu okurken.

Gerçi her ailenin dinamikleri farklı.

Mesafeli durursanız anlayacaktır. Sizin ne hissettiğinizdir önemli olan.
0
Mirket
(13.04.23)
Eski nesil öyle sarılıyor ama hoş değil. Ben omuzlardan sarılır özellikle dikkat ederim kız Arkadaş sarılmasında. Öne uzanarak sarılmak en güzeli
0
hasmetizm 2046
(13.04.23)
mizaç diyorsun candan biriyse normal. he ben yapar mıyım yapmam. ancak biz oryantalist bir kültürüz her türlü samimiyet var. yani amcan seni kızı görüp sarıldıysa anormal değil. ben y kuşağı bir kız babasıyım yani kızımı o kadar seviyorum ki daha küçük olmasına rağmen rahatsız ediyor olabilirim.
0
mikahakkinen
(13.04.23)
Bunun taciz olup olmadığını sizin amcanızla aranızdaki samimiyet, amcanızın niyeti ve en çokta sizin koyduğunuz sınırlar belirler. Size sarılmasını istemiyorsanız ve bunu belirttiğiniz halde size sarılıyorsa evet bu tacizdir.

Ama Sıkı sıkı sarılmak akrabalar arasında olur. Memeye anlam yüklemeye gerek yok. kolunuz bacağınız nasıl sarılırken diğer insanlara temas ediyorsa memenizde bir vücut parçanız, tabi ki temas edecek. Özel anlam yüklemeyin memenize yani.

Ama siz sarılmak istemezsiniz, sıkı sarılmak istemezsiniz, öpmek istemezsiniz kimseyi vs, sizin tercihiniz. Kendi bedeniniz, sınırları siz belirlersiniz. Eğer size sarılmasını istemiyorsanız o zaman “ben biraz rahatsızım” diyin geçiştirin, ya da “ben sarılmayı sevmiyorum” diyin kestirip atın.

Eğer negatif bi enerji alıyosanız amcanızdan, bir art niyet seziyorsanız bunu görmezden gelmenize gerek yok. Ortalığı taciz suçlaması ile alevlendirmek istemiyorsanız o zaman sarılmayın.
Sarılmadığınız için hakkınızda asi ve uyumsuz demeleri, sizin kendi vücudunuz için koyduğunuz kurallardan, çizdiğiniz sınırlardan daha önemli değil.
Bir de ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Demekki amcanızda da var bi yamukluk, sizi böyle hissettirdi. Çünkü yalnızca sıkı sarılması nedeni ile böyle hissetmezsiniz diye düşünüyorum. Hislerinize güvenin.
0
zimbirik
(13.04.23)
Taciz veya değil bir şey diyemiyorum. İki örnek yazayım.

Biri benle ilgili, siz yaşlarında iki kuzenim var. Ergenliklerinden itibaren sarildigimizda o goguslerin birbirine degmemesi kısmına dikkat ettim. Doğrusu bu veya değil diye değil, sadece rahatsızlik verecek bir şey yapmış olmayayım diye.

İkincisi de bir kadın arkadaşın bahsettiği. Bana sarılır mesela öyle sıkı sıkı çünkü mesafeleri net bir ilişkimiz var. Ama başkalarıyla şöyle yaptığını söylemişti: ayaklarını geride tutup omuz ve üstünden sarılmak. Böylece olası rahatsız olacağı bir durumu engellemiş oluyormuş.

Dediğim gibi tacizdir değildir bir seu diyemiyorum, ama @zimbirik'in dediği gibi amca-yegen ilişkinizin geçmişi geri kalanı da önemli. Sarilmamak, uzak durmak en iyi çözüm şu aşamada.
0
encokbenisevinnolur
(13.04.23)
Tanım koymak zordur ve şu durumda gereksiz bence. İstemiyorsanız mesafe koymak en iyisi.
0
SiyamkedisiZorro
(13.04.23)
Eğer bebekliğinizi bilen, sizi kucağında sevmiş, oyunlar oynamış, sarılmış, öpmüş bir amcaysa, yani yakın ilişki içindeki bir amcaysa sizi hala çocuğu gibi görüyor ve seviyordur. Aklına gelmiyordur büyük ihtimal ile böyle hissedeceğiniz.

Eğer çocukluğunuzda ve bebekliğinizde ortalarda olan biri değil de sizi sadece yetişkinken tanımış biriyse, yine taciz olmayabilir ama böyle sıkı sıkı sarılması da hoş değil.

Madem rahatsızsınız, sarılmamaya çalışın, önde doğru eğilin, uzaktan el uzatın vs. Ama bu alışkanlığı değiştirmek zor.

Ben erkek halimle bu olaydan rahatsızım, bu yüzden kardeşim haricinde hiç bir kadına sarılmam. Uzaktan el uzatırım ve kolumu düz ve dirseğimi kırmadan tutarım ki bana doğru gelip sarılmasınlar.

Bebekliğinde kucağımda gezdirdiğim, sevdiğim, ısırdığım, oyunlar oynadığım yiğenlerim var. Şimdi erişkinler vucut olarak, ergenler. Bu durumda kalmamak için beni görüp elimi öpmeye geldiklerinde koltuğumdan kalkmam. Elimi öptükten sonra bana doğru eğilirler ve yanaklarını öperim. Sarılmaya gerek kalmaz böylece, ayakta denk gelirsem de iki elimle yanaklarını tutar ve alınlarından öperim. Yine sarılmaya gerek kalmaz.

Hem Akdeniz insanı hem de Ortadoğulu olarak bireysel alanlarımıza hiç dikkat etmiyoruz, çok fazla samimiyiz.
0
John Bloor
(13.04.23)
Durduk yere karşı tarafı kötü hissettirmeyin emin değilseniz. Anladığıma göre sorun yok.
0
EXXE01
(13.04.23)
(11)

girdiğiniz ortamlarda ve ilişkilerinizde daha kompleksiz olmak için

my pink
ne yapıyorsunuz
ne yapıyorsunuz
0
my pink
(12.04.23)
Kendimle barışık olmaya çalışıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(12.04.23)
Empati.
Birey olarak kabul etme.
Can kulağı ile dinleme.
Anlatırken kendim olma.
İfade yeteneğimi geliştirdiğim için çalıştığım yeri söylediğimde genelde mühendis misin diye soruyorlar, hayır diyorum, hee müdür müsünüz e dönüyor soru, hayır diyorum normal teknisyenim. Toplumun ünvan, etiket ve yargıları olmadan ortamda kendim olmayı seviyorum.
0
hasmetizm 2046
(12.04.23)
hayatta herkes aynı noktadan başlamıyor, ben imkanlar açısından başkalarından şanslı doğmuş olabilirim, başkaları da benden şanslı doğmuş olabilir

her şeyi bilmek zorunda değilim konu ilgimi çektiyse doğru sorularla ben de öğrenebilirim

gibi küçük hayat bilgileriyle
0
freebird5406_2
(12.04.23)
Kendin gibi olman yeterli. Bir de ortamdaki yas ortalamasinin üstündeysen zaten rahat oluyorsun.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.04.23)
Kompleks esittir kendini fazla onemsemek. O kadar da onemli degilim (kimse degil) deyip rahatliyorum.
0
unidentified floating object
(12.04.23)
Özgüven
0
olaylar olaylar
(12.04.23)
can kulağıyla dinleme +1

girmeden önce hazırlıklı gidiyorum. kompleks oluşturcak görünüm aksaklıklarım varsa onları aza indiriyorum. bu seni daha rahat yapıyor. mesela: dişimde yemek artığı, koku, gözümde çapak, burnumda sümük, kıyafetin pespaye olması gibi...
birde: hassas olduğum konularda kitap kadar sessiz oluyorum hatta duymuyorum. mesela siyaset, özel hayat gibi...odadan çıkan birinin ardından konuşanlar vs. var böyle tipler sürüyle.
birde herkesi ama herkesi anlamaya çalışıyorum...
0
sanemz
(12.04.23)
ozguven

bu olmayinca
her espiri, her bakis, her laf insani sinir ediyor
herkes toplasmis da onu ezmek istiyormus falan triplerine giriyorsun

calistigim is yerinde lise mezunu bi cocuk vardi
onun etrafinda, herhangi bir konuyla alakali tum konusmalar
"ne var ben universite okuyamadiysam, hayat okulu okudum" diye sonlaniyordu

universitede bizim bi cocuk vardi diye birsey anlatiyorsun mesela
gozler dolu dolu, bu fakir edebiyati laflarini ediyor

master mi yapsak muhabeti yapiliyor masada
bu yine yumruklarini sika sika ayni sozleri soyluyor

universitedeyken icip icip kusmustuk diyorsun
hoop yine bu abi aliniyor

halbuki kimsenin umrunda degil, ne okudun, ne ettin, kac paran var, bize ne lan
bize ne?

bu ornekte de anlayacagin uzere
ozguvenin olsun, kimse senin dusmanin degil kimse seni zerre umursamiyor
herseyi kisisel alma
0
Corc
(12.04.23)
Bro bunun için yapacak bir şey yok ya bu genetik gibi bir şey, öyleysen öylesindir, yani sen kendin için "lan ben kompleksliyim galiba" dediğin andan ölene kadar böyle kalacaksın ne yazık ki. Yani kendini belki biraz törpüleyebilirsin ya da yokmuş gibi davranabilirsin ama derinde bir yerde o kompleksli halin ortaya çıkmak için uygun şartların oluşmasını bekleyecek muhakkak, ne yazık ki tamamen yok olmaz, böyle doğduysan böylesindir bununla yaşamayı öğrenmekten başka yapacak bir şey yok. Bu senin zenginliğinle aldığın eğitimle ailenle eşinle dostunla ya da girdiğin ortamla kılla yünle alakalı bir durum değil ne yazık ki. Bu arada "sen, sen" diye cümle kuruyorum ama soruyu sen sorduğun için böyle konuşuyorum, yoksa herkes için geçerli bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.04.23)
kompleks yenmek için kendinle barışacaksın. örneğin kepçe kulağın mı var, eğer sen onlarla barışmazsan yoldan kepçe geçse üzerine alınırsın. ama barışırsan istersen yüzüne bağırsınlar kepçe kulaak diye. zerre umursamaz karşındakini utandırırsın.
0
sanemz
(13.04.23)
ozguven gayet gelistirilebilir bir sey, ya vardir ya yoktur gibi bir durum yok.
corc'a fazlasiyla katiliyorum, kendi golge yanlariniza bakip onlari kabul edeceksiniz. 'shadow work' diye de bakabilirsiniz. zira, 'kompleks' dediginiz sey esasinda kendi icinizde olup, baris yapamadiginiz, sizi rahatsiz eden, size batan yanlariniz ve aslinda siz bunlari kabul edemediginiz, baris yapamadiginiz icin herkes oraya (yaraniza) basiyormus gibi geliyor. kendinizi sevdikce, kendinizle daha iyi bir iliski icinde oldukca ozguveniniz gelisecek ve rahatlayacaksiniz.
0
kassiopeia
(13.04.23)
(2)

Aşırı mutsuzluğuma çare

birbilmecemvarçocuklar
Bir buçuk haftadır yataktan sadece yoga, pilates ve ehliyet dersleri ve yemek/tuvalet/banyo için çıkıyorum. Bu derslerin hiç birinden zevk almıyorum ama gidiyorum yine de. Hali hazırda depresyon ilacı alıyorum, psikologumu görüyorum. İnanılmaz bir mutsuzluk var üstümde, doğru düzgün ağlayamıyorum bi
Bir buçuk haftadır yataktan sadece yoga, pilates ve ehliyet dersleri ve yemek/tuvalet/banyo için çıkıyorum. Bu derslerin hiç birinden zevk almıyorum ama gidiyorum yine de. Hali hazırda depresyon ilacı alıyorum, psikologumu görüyorum. İnanılmaz bir mutsuzluk var üstümde, doğru düzgün ağlayamıyorum bile. Yemek yemeye bayılırdım o bile zevk vermiyor.

Baktığımızda son bir buçuk haftada önemli bir şey olmadı beni buraya sürükleyen. Hava kötü biraz o modumu etkiliyor olabilir. Sporuma da gidiyorum. İlacımı da içiyorum. Ben daha ne yapayım?
0
birbilmecemvarçocuklar
(12.04.23)
Zevk almama olayı ilaçtan kaynaklı olmuştu bende. 1 seneden fazla kullandım, iyi veya kötü tüm duyguları düşünceleri bastırıyordu. Nikah öncesi ben hissetmek istiyorum o duyguları dedim ve bıraktım. Şiddetsiz iletişim eğitimleri alıyorum bir senedir, kendimi bulmamda çok faydası oldu. Benim ihtiyacım iletişim ve ifadeydi, bunları nasıl yapacağımı öğrenince, yalnızlık hissi, değersizlik hissi, kabul hissi hepsi normale döndü. Mutlu olmak için beni mutlu edecek şeyler yapmak yeterli oluyor. Depresyon içe çekilip anlatmama hali bence basit tabirle. İçinde ne saklıyorsan(utanç, suçluluk, kızgınlık vb) paylaşıp yükü hafifletmek yardımcı olur muydu sana? İlgini çekerse empati verebilirim, can kulağı ile dinleyebilirim seni. Duyulmak rahatlatır sizi.
0
hasmetizm 2046
(13.04.23)
Mutsuzluğunuzun sebebi bir kayıp değilse "geçecek" diye düşünün. Bir de "belki böyle olması hayatımı daha iyi etkileyebilir" diye düşünün. Kayıp ve ağır hastalıklar için ben ne yapardım bilemiyorum ama son bir sene deyim yerindeyse ruh gibi gezdikten sonra benimki geçti. Geçiyor valla.
0
SiyamkedisiZorro
(13.04.23)
(17)

Bugüne kadar başardığınız en büyük şey ?

sassot
Okul ya da iş anlamında ya da başka bir anlamda farketmez. size göre hayattaki en büyük başarınız nedir ?
Okul ya da iş anlamında ya da başka bir anlamda farketmez. size göre hayattaki en büyük başarınız nedir ?
0
sassot
(08.04.23)
Hayatta kalmak. İnsanlar hep bunu gözden kaçırıyor ama doğmuş olmak ve hala her şeye rağmen hayatta olmak en büyük başarıdır.
0
ruhen hastayim ben
(08.04.23)
devlet kurumu a torpilsiz girmek olabilir
0
ala09
(08.04.23)
Kendi ağırlığımın 3 katıyla deadlift yaptım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.04.23)
Kendi başıma yapabilmek.

Şimdilik sadece Avrupa şehirlerine tek başıma gittim. Yarın, öbür gün diğer kıtalara da gideceğim.
0
put it in your appropriate place
(08.04.23)
Birkaç kişiye hayatlarının kötü bir noktasında destek oldum. Sanırım buydu. Diğer seyker pek başarı gibi gelmiyor kendimle ilgili
0
kisa
(08.04.23)
ben de hayatta kalmak diyeceğim. şaka da yapmıyorum. major depresyonla cebelleşen biri olarak en büyük başarım bu. bunun dışında maddi dünyamıza özgü tek bir başarım bile bulunmamakta.
0
anna sun
(08.04.23)
fakir bir ailede dogup sifir maddi destekle;
bir osym sinavinda tek haneli turkiye derecesi yapmak.
amerika'daki iyi bir okuldan tam bursla kabul almak, sonrasinda da iyi bir yonetim danismanligi firmasina girerek dunyanin en buyuk teknoloji firmalarindan birine danismanlik vermek.
aileye hem maddi, hem manevi destek saglamak. bunlar toplumsal acidan deger gorenler.

kendi acimdan ise, okuyup ogrenmek. dunyayi, kainati anlamaya yaklasmak. nihayete ermeyecek bir yolculuk olsa bile durmadan yurumek. burada bir basari yok gibi gorulebilir ama kendime ihanet etmemek olarak ozetleyebilirim. yukarida yazdiklarimdan cok daha buyuk bir kisisel tatmin veriyor bu ikinci grup.
0
antikadimag
(08.04.23)
öyle büyük bir başarı hatırlamıyorum malesef. çalışıp kazandıklarımla yaptığım yardımlar olabilir. birebir tanıdığım kişilerin ru-ua savaş bölgesinden tahliyesi için destek olabildim, kan verdim, deprem için yardım ulaştırdım, böyle lojistik şeyler işte. doğru zamanda doğru yerde olup kendim için insanlar canlılar ve gezegen için büyük bir şey yapmak isterdim, belki bir gün bu da olur. ama iyi amaçlarla bir şeyler yapmak, azar azar bir şeyleri iyileştirerek veya ileride büyük değişimler yaratacak insanlara ilham olarak hiç bilemeyeceğimiz büyük başarımlara ön ayak olabilir. o anlamda yaşıyor olmayı ben de bir başarım sayıyorum, şalteri kapatıp bu ihtimalleri yok etmemek. evrende yaşam çok nadir bir şey.
0
engelbert humperdinck
(08.04.23)
17 boş şarap bardağını iki elle taşıyabiliyorum. bi kere de lisede rabona vuruşu ile çok güzel bir gol atmıştım.
0
bohr atom modeli
(09.04.23)
Lisedeki edebiyat öğretmenim sınav kağıdına yazdığım kompozisyonu çok beğenmişti de kendi internet sayfasına düzenli olarak makale yazmamı teklif etmişti. O gün bugün, bir daha öylesine koltuklarımı kabartan bir övünce erişemedim. Hep yokuş aşağı.
0
huçi kuçi
(09.04.23)
Müzik bölümünü kazanmak ve bitirmek.
İÜ Devlet Konservatuvarı sınavında Erdem Sökmen tarafından övülmek.
Üniversite zamanında dönem içinde çalışırken “La Maja de Goya” çalışıma Ricardo Moyano’ nun hayatımda dinlediğim en ama en iyi yorum demesi. Hatta baya Goya’ nın tablosunu açmış onu izleyerek beni dinlemiş.
Hayatıma iyisiyle kötüsüyle hep benim yön vermiş olmam.
0
guitarissimo
(09.04.23)
Ankara ulus'ta ingilizce bilmeyen italyan cifte ispanyolca yol tarif ettim.

Egitimdi kariyerdi, spordu akademiydi tum basarilarimi bir kenara atiyorum. Bu olay benim icin peak aguen moment.
0
aguen
(09.04.23)
22 senedir yurtdisinda sikimsonik bir ulkede hayatta kalabilmek
10 senedir bosanmadan evlilik yurutebilmek
0
cooperr
(09.04.23)
@cooper arti 1

10 senedir baska bir ulkede hayatta kalabilmek, her seyi tek basina basarmis olmanin kivanci var, bakiyorum 21 yasindan beri kimseden 1 kurus para almamisim, son 10 senedir de dunyanin baska bir ucunda tek basima yasiyorum.

gocmen olanlar bilir, istediginiz kadar ingilizce'niz olsun, isiniz beyaz yaka olsun, gocmenlik demek survival mode'un hep acik olmasi demektir. bu basari da bana yeter.
0
baldur2
(09.04.23)
Özerkliğime ve ifade özgürlüğüme kavuşmak.
Bisiklet ile dağ zirvesini görmek.
Tek nefeste beş tekrar halter çalışmak.
0
hasmetizm 2046
(09.04.23)
Galiba benimki de yaptığım uzun süreli sırtçantalı Asya seyahatiydi.
0
d max
(11.04.23)
-Lise öğrencisiyken okuldan hiçbir yardım almadan sadece öğrenciler içerisinde bir kampanya düzenleyip dezavantajlı bölgedeki ihtiyaç sahibi bir ilkokula 10 koli giyim-kırtasiye malzemesi yollamak.

-5 ayda goethe b1 belgesi almak.

-üniversite sınavından 445 puan almak.

benim için hayatımdaki küçük başarılardı.
0
biravekahve
(11.04.23)
(3)

su sarkinin benzeri mi var?

Kittie
bir sarki dinledim gecenlerde ilk kez ve baska bi sarkiya cok benzetiyorum. baktim cover da degilmis, orijinal bi sarkiymis.pretty reckless, follow me down.ozellkle now i know that there's a different way to die...kismi bi sarkiyi o kadar animsatiyor ki.soyleyisin yavaslamasi, sonra bir anda tekrar
bir sarki dinledim gecenlerde ilk kez ve baska bi sarkiya cok benzetiyorum. baktim cover da degilmis, orijinal bi sarkiymis.

pretty reckless, follow me down.

ozellkle now i know that there's a different way to die...
kismi bi sarkiyi o kadar animsatiyor ki.
soyleyisin yavaslamasi, sonra bir anda tekrar hareketlenmesi.
bu tabii sik yapilan bir sey ama bunda baska bir aynilik da var ama cikaramadim neye benzedigini?
0
Kittie
(06.04.23)
Eskiden sevip çok dinlerken, uzun zamandır dinlemedigin bir şarkıyı hatırlatmıştır. Dinledim özel bir ses oyunu falan yok. Yine de bunu andırdı.

youtu.be
0
hasmetizm 2046
(06.04.23)
belirttiğin kısmı ben de bir şarkıya çok benzettim. şarkıyı ve sözlerini çıkaramıyorum ama now i know ile başlayan yer o şarkıda "even though i ..." şeklinde idi gibime geliyor.
0
hrskrs
(06.04.23)
Heart-Crazy On You ya da Beth Hart şarkılarını hatırlattı bana
0
tiny penny
(06.04.23)
(1)

halp, hiphop dans dersine ne giyilir (erkek)

aguen
merhaba duyuru,cilgin bir sey yapayim dedim ama giyim yetenegi sifir bende. tisort ustu gomlek giyen 27 yasinda muhendis insan modeliyim. ustume link atabilir misiniz size guvenicem. 193 boy ortalama kilo
merhaba duyuru,

cilgin bir sey yapayim dedim ama giyim yetenegi sifir bende. tisort ustu gomlek giyen 27 yasinda muhendis insan modeliyim.

ustume link atabilir misiniz size guvenicem. 193 boy ortalama kilo
0
aguen
(03.04.23)
youtu.be

Ben olsam ter tutmayan, hızlı kuruyan esnek kumaşlı eşofman, tişört ve bir hoodie ile giderdim. Nike adidas underarmour gibi bir mağazaya git yardım iste zevkine göre al derim. Mühendis adamsın para harca biraz :)
0
hasmetizm 2046
(03.04.23)
(7)

2. El piyasasi neden boyle olmus, fakirlik mi?

floydian
Bikac haftadir yuzlerce gitar ve amfi ilanina baktim. Daha once defalarca 2. El gitar ve amfi aldim sattim. Sifir fiyatinin en fazla 2/3 hatta genelde yarisina alinir satilirdi. Simdi bakiyorum sifiri 12k olan seye 9.5k istiyorlar. Fiyat dustukce fark daha da azaliyor. Sifiri 4 olan bir urun en ucuz
Bikac haftadir yuzlerce gitar ve amfi ilanina baktim. Daha once defalarca 2. El gitar ve amfi aldim sattim. Sifir fiyatinin en fazla 2/3 hatta genelde yarisina alinir satilirdi. Simdi bakiyorum sifiri 12k olan seye 9.5k istiyorlar. Fiyat dustukce fark daha da azaliyor. Sifiri 4 olan bir urun en ucuz 3500e mesela.

Hayir sifir aliyosun kargoyla kapina geliyor taksit oluyor falan. Bu insanlar satmak istemiyor mu aslinda? 10 yasindaki bi cocugun ekonomi bilgisine sahip hic kimse boyle bir ticarete girmez ki. Adam gitmis en pahali satis fiyatini baz almis. O kadar salaklar ki bi akilli kendileri mk saniyorlar anlamiyorum valla.

Baska urunlerde de boyle mi 2. El piyasasi?
0
floydian
(02.04.23)
evet biraz boyle ve satamiyorlar bence. ya da "ya tutarsa" mantiginda. herkesin elindeki mal degerlendigu icin kar pesindeler. 300e almis 3-5 ay sonra 600e satmaya calisiyo gercekten igrenc bi hayat
0
ala09
(02.04.23)
kur ve fiyatlardaki dengesizlik yüzünden herkes elindeki malı aşırı değerli görmeye başladı + olarak sırf al sat yapan ciddi bir güruh türedi. bu adamlarla uğraşılmaz, hiç polemiğe girme alabiliyorsan sıfır al tabii.
0
roket adam
(02.04.23)
benim gözlemim (en azından kendi takip ettiğim ürün kalemleri özelinde), satıcı sayısı baya baya azaldı. insanlar ellerindeki ürünleri satmıyorlar artık, böyle olunca da ortalık satıcılara (al satcılara) kaldı. e onların da fiyatları yüksek. eskiden de vardı bu tipler ama ilanların arasında sırıtmıyordu, şimdi sadece bu tarz ilanlar kaldı geriye.

millet de haklı, elindekini satsa bir üst modeli alamayacak. satayım dese eline geçecek para bir halta yaramıyor.
0
brkylmz
(02.04.23)
valla bence bunların çoğu al satçı da değil ama bilmiyorum. öyle bile olsa bu işten para kazanıyorlarsa vay bu ülkenin haline.
0
🌸floydian
(02.04.23)
bak hocam şu entryi yazmıştım geçen mesela aklıma geldi (bkz: dolap.com/@roket adam) yani 40 yıl düşünsen böyle bi para kazanma yöntemi aklına gelmez ama yapılıyor yani.
0
roket adam
(02.04.23)
Turkiyenin neredeyse hepsinin mini cakal olmasi, bencil olmasi. Gitarla amfiyle ilgisi yok. 2. el urunle bile ilgisi yok. Birilerinden bir seyler koparmalari mumkunse yapiyorlar.


Pandeminin baslarinda dunyada ekran karti kitligi varken cok net 4-5 bin lira kar edebilecekken insanligim bende kalsin iyilik olsun diye masrafina sattim ekstra aldigim 2. urunu. Adam gitti baskasina satti sonra :)


Genelde hep 2. el bir seyler bakiyodum, ya ayni fiyata ya cok yakina sifirini aliyordum sonra.

***ama istisna ironik olacak ama gitar. Daha gecen sene sifirinin yari fiyatina guzel bir baslangic gitar + amfi alabildim. Baslayip bi kenara atilan hobi urunlerinde bence hala bulunabiliyor uyguna bir seyler
0
aguen
(03.04.23)
Geçen gün eski tv bakıyorum sahibinden de, evin girişine duvara gömerim fotoları slayt modunda göstersin diye bir projem vardı. Ekranı kırık TV'ye 5k isteyen insanlar var. Hani malın sıfır olur kullanılmamış olur Bir kaç bin tl alta satarsın da bu kadarı düz aptallık. Arabasının değerini günlük takip eden, oo değeri artmış diye sevinen tipler bunlar. Ekonomi de bilmiyor dayak da yememiş ne yapacaksın.
0
hasmetizm 2046
(03.04.23)
(1)

çok gözlübaşucu sepeti arıyorum ama yok

sanemz
yerel marketlerde vs. görmüşlüğünüz var mı? bir sürü gözü olsun istiyorum. eşyalarımı sınıflandırarak koymak için.
yerel marketlerde vs. görmüşlüğünüz var mı? bir sürü gözü olsun istiyorum. eşyalarımı sınıflandırarak koymak için.
0
sanemz
(29.03.23)
Çekmeceli organizer diye arat, plastiği var ahşabı var hasır da bulursun
0
hasmetizm 2046
(29.03.23)
(6)

Outdoor ayakkabı önerisi

dierec
selam hangi marka outdoor ayakkabıyı almalıyım sizce ilk kez kullanacağım açıkçası sağlam bir şey olsun istiyorum bütçem 2500tl ?piyasada çok fazla marka varMerrell,salomon,columbia,jack wolfskin,the north face benim bildiklerim.şehir içi yürüyüş yapıyorum çoğunlukla bi yerden bi yere giderken vasıt
selam hangi marka outdoor ayakkabıyı almalıyım sizce ilk kez kullanacağım açıkçası sağlam bir şey olsun istiyorum bütçem 2500tl ?piyasada çok fazla marka var
Merrell,salomon,columbia,jack wolfskin,the north face benim bildiklerim.şehir içi yürüyüş yapıyorum çoğunlukla bi yerden bi yere giderken vasıta kullanmıyorum. o yüzden dayanıklı olsun,kar su vs geçirmesin bi de rahat olsun tabi.önerilerinize açığım canlar.
0
dierec
(29.03.23)
merrell veya salomon bakabilirisin. gore-tex li modellerden olsun. en çok çeşit spx mağazalarında var.
ama bütçeyi biraz daha arttırmak lazım.
0
astronom bey
(29.03.23)
Yaşadığın yer karlı buzlu ise vibram tabanlarin buzda kaymayan versiyonları çıktı. Merrellerin kar ayakkabılarinda var. Karbon plastik parçalar koymuşlar mikro düzeyde, güzel teknoloji. Rahatlık ve sağlamlık diyince başka marka gelmez benim aklıma.
0
hasmetizm 2046
(29.03.23)
Merrell +1
ben gidip spx ten deneyim online dan alıyorum.
0
hobarey
(29.03.23)
jack wolfskin markasını tek geçerim. şu an fiyatı oldukça arttı fakat parasını uzun yıllar giydirerek, fersah fersah çıkarıyor.
0
hiçmiyok
(29.03.23)
Ben şundan çok memnunum: www.hepsiburada.com

Hanım şundan çok memnun: www.hepsiburada.com

Son attığımın grisi 1000TL daha ucuz :D sanırım kadınlar gri olunca erkek ayakkabısı gibi diyorlar. Ama eğer kalıp çok farklı değilse erkek için alınabilir, o şekilde bütçeye uyuyor
0
ananiyimioguz
(29.03.23)
columbia trailstorm™ waterproof kullanıyorum içi sıcak, yürümesi rahat ancak asfalt için uygun değil daha çok bozuk zemin trekking orman köy yolu için öneririm.
0
abi bi dizi buldum on numara
(29.03.23)
(4)

Psikolog ile aradaki iletişim/frekans

jjimyl
Merhabalar,Bİraz uzun yazacağım şimdiden okuduğunuz için teşekkürler.Aralık ayında yüksek kaygı, anksiyete, aşırı mükemmelliyetcilik vb sorunlarımdan dolayı ve kendimi biraz daha yakından tanımak amaçlı psikoterapi almaya başladım. İlk olarak haftada 1 başladık daha sonrasında tam olarak nedenini bi
Merhabalar,

Bİraz uzun yazacağım şimdiden okuduğunuz için teşekkürler.
Aralık ayında yüksek kaygı, anksiyete, aşırı mükemmelliyetcilik vb sorunlarımdan dolayı ve kendimi biraz daha yakından tanımak amaçlı psikoterapi almaya başladım. İlk olarak haftada 1 başladık daha sonrasında tam olarak nedenini bilmediğim şekilde 10 günde bire indirdi seans aralıklarını. Nedenini sorduğumda öyle daha iyi oluyor gibi genel bir yanıt verdi. Araliklarin artmasının benden bağımsız kendi çalışma temposuna daha uygun olduğu için böyle değiştirdiğini düşündüm.

Aynı zamanda aşırı duyarlı birisiyim (highly sensitive person) Yönetilmesi zor olan bu kişilik tipi hakkında da daha detaylı bilgiler almak ve günlük hayatta kendimi daha verimli bir şekilde yönetmek üzerine beklentilerim vardı terapiden. Ancak her defasında bundan kaynakli rahatsız olduğum noktaları dile getirdiğimde burda benim elimden pek bir şey gelmez, herkeste olan şeyler manasına getiriyor verdiği cevapları. Duyarlilik bir noktadan sonra herkeste olura getiriyor. Özel bir yaklaşım ile ele aldığını düşünmüyorum. Özel olarak bu konuya daha önce tam temas etmemiş sanki. ( Burdaki temel sorunum da şu: uyaranlar çok fazlalasinca özellikle gün sonu beynim mal gibi oluyor. Bilgileri bağdaştırmak ve ortaya bir ürün sunmak işkence gibi geliyor. Ama bunun dışında gün içinde de kendi düşüncelerimden ve İste yapmam gereken taska tam olarak odaklanamiyorum, enerjimi %100 veremiyorum. İki ya da birden çok bilgiyi bağdaştırarak ortaya bir şey sunmam epey vakit alıyor. Ve sonuç olarak sürekli overwhelmed hissediyorum.)

Daha önce de sorunlarımla ilgili ödev tarzı görevler verdi. Yapmaya çalıştım kısmen de olsa ise yaradı ama total sürece baktığımda son 2 aydır çok bariz bir ilerleme göremiyorum. 50 dklık online seanslar bugün nasılsınız nasıl hissediyorsunuz sorusuna seansın çoğunda yanıt verip benzer sorunlarımı anlattığım oturumlara dönüştü gibi. Sema terapi ile ilerliyor kendisi güya,daha önceden de üstüne okumalarımın olduğu bir ekol. Terapinin başında bir test yapmıştı. Ordaki sonuçların birkaçını söyledi (sahip olduğum şemalar) 50 dk çok kısa bir süre biliyorum ama psikologun soruları bu şemalar odaklı olsa ve beni buna göre yönlendirse daha iyi olmaz mıydı?


Ben de kendimi sürekli aynı şeyleri anlatıp herhangi bir arkadaşıma biraz daha detaylı olarak geveliyormuş gibi hissetmeye başladım. Son bir iki seanstır eğer yeni bir adım atmazsan bu döngüden çıkamazsın mesajını veriyor. Halbuki benim bu adımları atmam kimi zaman uzun yıllardır kalıplaşmış düşüncelerimden hem çok zor hem de atsam da bu döngüden kurtulacağım kesin değil diye düşünüyorum.

Size sorularım danışanın psikolog ile ilişkisi nasıl olmalı, sürecin bu şekilde ilerlemesi normal mi? Seansı daha çok psikolog mu yönlendirmeli yoksa danışan mı? Seansların sohbet odaklı olması normal mi yoksa daha çok çözüm odaklı mi olması gerekiyor? Aklımda mevcut psikologu değiştirme konusu var. Ama sürecin nasıl geçtiğini tarafsız olarak size de sormak istedim öncelikle. Ayrıca her ne kadar bu psikoloğa kendimi olabildiğince çıplak anlatmaya çalışsam da yeni bir psikolog ile yeniden başlamaya biraz üşeniyorum:/

Teşekkürler.
0
jjimyl
(29.03.23)
Terapist olarak önerim Act çalılan bir psikolog bulmanız kesinlikle çok fark edecektir. Bazı yaklaşımlar klinik bir patoloji yoksa çok işlevsiz kalıyor artık terapi de dönüşüyor(3. Dalga terapiler).
Dört beş yıl önce sizin gibi bir danışanla çok yüzeysel çalışırdım bdt odaklı olduğum için, iteleyerek ilerlerdi seanslar bu tip durumlarda çünkü anlamsız bir döngü yaratıyor bdt bu durumlarda. Şimdi öyle bir akıyor ki, çünkü act <3 kabul ve adanmışlık terapisi diye geçiyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(29.03.23)
Selamlar, ben de psikoloğum ve ACT odaklı çalışıyorum, daha önce BDT de çalıştım. ACT daha esnek tabii ki bence de. Şema hakkında bir fikrim yok, bununla ilgili bir şey söylemem doğru olmaz ama sizin terapistinizle alakalı soru işaretlerinizi, hissiyatlarınızı mutlaka onunla konuşmanız gerekiyor, ben böyle böyle düşündüm diye. Kendinden çıkıp size dönerse, ne güzel olur, siz de sorularınızı yanıtlamış olursunuz. Bu soruları danışanın sorması, onun hakkında bize fikir verir, dolayısıyla terapist için iyi bir veridir aslında.

Ayrıca şunu da söyleyeyim; kendim için de söylüyorum. Bir terapistin aldığı eğitimler onu uyguluyor olduğu manasına gelmiyor bence. Seansta bir terapi ekolü uygulamak hiç kolay değil ve emek istiyor, hakikaten o Danışan üzerinde çalışmak, kendini güncel tutmak gerekiyor. Öteki türlü evet, günlük muhabbetten öteye gidemiyor pek seanslar. Bunu da psikoloğun yapması, süpervizyonlar, değerlendirmenin olduğu bir ortamdan ve terapistin kendisinin özelliklerinden geçiyor.

Nice eğitimler alıp, EMDR, BDT, klinik yl yüksek lisansı, seansında dini hoca ses kaydı öneren psikologlar biliyorum, ne yazık ki.

Türkiye’de terapi denen şey, öğretiliyor evet ama denetim yok, öğrenmek p yüzden biraz size düşüyor, sertifikayı alıp geçmekle olmuyor. Bunu kendim için de söylüyorum bu arada, umarım hakkıyla mesleği icra edenlerden oluruz tabii ki de.

Velhasıl şema yapıyor mu acaba şüphenizde (ben öyle algıladım) haklı olabilirsiniz ve bunu sorgulamanızda hiçbir sakınca yok. Şemayı, terapiste karşı hislerinizi vs. terapistinize götürün bence, ve olayı algıladığı noktadan onu değerlendirmeye çalışın. Dikkat etmeniz gereken nokta, terapistinizi eleştirirken ya da bırakma aşamasına geldiğinizde başka ilişkilerinizde olan sorunlu şemalarınız (varsa) burada da geçerli mi sizce? Eğer öyleyse kendinizi de değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Terapist bulmak çok zor bir iş, kolaylıklar diliyorum :)
0
damba
(29.03.23)
Ben psikolog değilim, sadece yazdıklarınızı okuyunca "bence bir psikologla görüşün" deme isteği uyandı bende. Çünkü buraya bunları yazmanıza sebep olacak kadar sıkıntı yaşıyorsunuz bu kişiyle iletişiminizde ve bu sıkıntı bir sorun. Ne var ki sizin seanslarınızda şu anda bu sorun yerine farklı bir şey üzerine çalışılıyor gibi ancak siz de bu sorun dolayısıyla diğer şeye odaklanamıyorsunuz.

Haliyle öncelikli bir sorun diğer şeylerin önünü kapatıyor şu anda ve önce bu konunun çözülmesi gerek.

Bu sebeple bence psikoloğunuzu değiştirin.
0
akhenaten
(29.03.23)
Psikoloklarin sevmediğim olayı empati yapmaması. Şiddetsiz iletişimi geliştiren doktor bunu saçma bulmuş ve insanları her seansta empati vererek mutlu edeceğini fark etmiş ve öyle de yapmış. Sonra da insanların çatışmasının (kendi ve başkaları ile) iletişim ile önlenebileceğini düşünmüş ve bir şablon yaratmış. Şiddetsiz iletişim demiş buna. Pedolara, Afrika kabilelerine empati vermiş, savaşın olduğu her yere gitmiş şiddetsiz işletimi uygulamış. Demem o ki kendi kurallarını esnetemeyen insanla bağ kuramaman ve içinde canlı olanı aktarmaman normal ve üzücü. Bir-iki seans parasına şiddetsiz iletişim eğitimi almayı dene. Aradığın tüm cevaplar orada emin olabilirsin. Kendini tanıman ve olduğun halinle kabul etmen cevapları da getirecektir. Psikolojinin tanımları ile kendini etiketlemeyi bırakıp, davranış ve düşünce yapını anlayacak ve eğer sen istersen degistereceksin, çünkü değiştirme gücünü eline alacaksın ve seçimlerini kendini tanımış olarak yapacaksın.
0
hasmetizm 2046
(29.03.23)
(8)

Biz niye yaşıyoruz sorunsalı

karayel
ne ev ne araba alabiliyoruz.Tamam bunlar yaşamak işin bir temel değil ama bu durum yaşama hevesimi bitiriyorSiz ne diyorsunuz?
ne ev ne araba alabiliyoruz.

Tamam bunlar yaşamak işin bir temel değil ama bu durum yaşama hevesimi bitiriyor

Siz ne diyorsunuz?
0
karayel
(27.03.23)
Biraz da kişisel aptallık. Kaçan kaçtı, kalan kaldı. Bunun böyle olacağı belliydi. O yüzden önceki seçimde AKP alınca belli bir kitle ülkeden kaçtı.

Bu hep böyle olmaz ama uzun süre de düzelmeyecek. Belki bir 10 sene dediğin şeyleri unut.
Şu ortamda paran olsa bile ev aaraba almak hiç mantıklı değil.
0
romario
(27.03.23)
dünyanın çoğu yerinde konut'a ulaşımda bir problem var özellikle pandemi ile beraber dünyadaki yüz milyonlarca insan gözünü 8-10 ülkeye dikti ve gitmeye çalıştı. milyonlarca göç oldu 1*2 sene içinde. ama tr çok başka bir seviyede yaşıyor bunu. sadece 2022'de 70bin civarı konut yabancıya gitmiş.

bunların haricinde tr'de çok iğrenç ve leş bir kitle de var. doktorun aldığı 30-40bin lira maaşa laf edip, 2 günde araba al sat yaparak hem piyasayı şişiren hem de bir cerrahın aylarca kazanabildiği maaşa ek kazananlara ses etmeyen, duyduğu her kiraya "abi normal ya" diyen asalaklar var. bunlar da şişirdikçe şişirdi mesela piyasayı. her seferinde söylüyorum, buradaki ingiliz arkadaşlarıma da söylüyorum ama inanmıyorlar; şu an elimdeki 2016 model lüks sayılabilecek suv aracımı satıp tr'ye dönsem fiat egea alamıyorum. yani bu bir şaka falan olmalı.

bunların haricinde, 2005-2015 senesinde 25 yaş üstü olanlar sadece kendi ürettiklerini değil, 2015-2030 arasını da tüketip harcadılar bana kalırsa onun acısı da çıkıyor gibi.

2 asfalt döküldü, 2 gökdelen dikildi diye ülkede herkes "çok zenginiz yahu" diye geziyordu, ortalama maaş 1k$ falan olmuştu. benim araç olayı ne kadar komik ve aptalcaysa bu da öyleydi.
0
avatar is back
(27.03.23)
yasama stili degisir. arabali evli hayat yasamaya deger bi hayat olmuyor. en azindan mutluluk boyle saglanmiyo. paran yoksa gunluk yasarsin ama yasarsin. icine sigdirabildiklerin yanina kardir. butun okumalarin, yazmalarin, deneyimlerin. belki yaptigin muzik yazdigin bi sarki yasamaya deger hale getirir
0
ala09
(27.03.23)
yaşamayı araba ve ev sahibi olmaya indirgediğimiz için yaşadığımızı sandığımız hayatı aslında kendimize ziyan ediyoruzdur belki de? biraz da böyle düşünsek mi?
0
debian
(27.03.23)
Öğretilerin birinci odak noktası nefes kontrolü, ikincisi konsantrasyon, üçüncüsü de memnuniyettir. Şükretmek dinsel anlam içermez sadece. Var olmanın güzelliğine şükretmek için ölümden dönmeyi bekleme. 20 metrelik yatla açılmak,.ferarri ile gezmek falan keyifli olurdu evet ama beklenti ve hedefleri kendini tanıyarak ve gerçekten ne istediğini anlamaya çalışarak materyalist bakış açını dönüştürebilirsin. Komşusunun mağarasını kıskanan taş devri insanları da varmıştır zamanında, kendini ağaçta uyurken seven insan da varmıştır kesin.
0
hasmetizm 2046
(27.03.23)
ev almak dünyanın hiç bir yerinde kolay bir şey değil, hiç bir zaman da olmadı. trde ara ara vurgun dönemleri oluyor, son vurgun dönemi tarihi denebilecek kadar kolay ev sahibi yaptı insnaları o yüzden hep öyle olacak sanıyoruz ama öyle değil yani. zaten belli bir kazanç ve seviyenin üstünde değilsen ev alman hayaldi, hala da hayal.

araba konusunda kesinlikle haklısın ama. bir çalışanın kolayca araç sahibi olup gezebilmesi lazımdı, o konuda türkiye saçma sapan bir yere doğru gitti ve gitmeye de devam ediyor. sürdürülemez hale geldiği için seçimden sonra şartların epey değişeceğini düşünüyorum.

yaşamayı bu iki metaya odaklamak ise bence hayati bir hata olur. yaşamdaki muhteşem çoğu şey ücretsiz. gücünün yetebildği şeylerden keyif almayı öğrenmek lazım.
0
roket adam
(27.03.23)
hayatta ev çok önemli, evin olsa kira vermezsin ve bu parayı eğlenmeye, gezmeye harcayabilirsin. işiniz gerçekten zor hem de çok zor. ya köyüme döner keçi beslerim ya da yurt dışına giderim. şunu da belirteyim ki, yurt dışında da kimse sizi beklemiyor. sen şimdi kalkıp almanyaya gitsen burada suriyelinin gördüğü muameleyi göreceğini bil. suriyelinin göreceği muamele derken iktidarın değil halkın bakış açısını kastediyorum.
0
seyduna6687
(28.03.23)
dünyada da ev almak kolay değil diyerek olayı normalleştirmek bana çok saçma geliyor. bu kadar şişik ev fiyatları dünyada kaç ülkede var ki?
0
nothing in my way
(28.03.23)
(5)

ev fiber internet paketi ücreti

Filinta61
selamlar. bilgili arkadaşlara danışmaya geldim. zira buraya sormada yaptığım şeylerde genelde kazılanıyorum.evimde TT net fiber internet var. 20 mbit sınırsız 107 lira ödüyorum. 3 gün sonra 2 yıllık taahhüt bitiyor.24 mbit sınırsız fiber internete 2 yıl, aylık ortalama 213 tl ye gelecek şekilde tekl
selamlar. bilgili arkadaşlara danışmaya geldim.

zira buraya sormada yaptığım şeylerde genelde kazılanıyorum.

evimde TT net fiber internet var. 20 mbit sınırsız 107 lira ödüyorum. 3 gün sonra 2 yıllık taahhüt bitiyor.

24 mbit sınırsız fiber internete 2 yıl, aylık ortalama 213 tl ye gelecek şekilde teklif var.

uygun mudur.

teşekkür ederim.
0
Filinta61
(27.03.23)
100 mbit sınırsız 183 lira ödüyorum. buna kıyas yapınca pahalı geldi. gerçi bunun da taahhütü bitiyor bu sene bakalım kaç olacak.
0
inheritance
(27.03.23)
netspeed fiber kullanıyorum. 100 mbit sınırsız 149 tl ödüyorum.
evde fiber varsa ttnete gerek yok. bir sürü firma var türk telekom alt yapısını kullanan ve çok daha ucuzlar. taahhüt de yok hem. beğenmezsen çıkabiliyosun.
düşünürsen referans kodu verebililirim. aylık 10 tl indirim oluyor.
0
jelly bear
(27.03.23)
Ben turknet kullanıyorum, bir önceki zamdan etkilenmemek için 10 aylık ödemeyi kartla yapıp taksite bölmüşlerdi. Ama 10 ay bitince yeni fiyattan alacağım, o da yanlışım yoksa 249 tl olmuş.

Bence size verilen teklif güzel, 24 ay, aylık 213 TL ve artmayacak. Çünkü bizim gibi taahhütsüzler yılın yarısında bir daha zam yiyebilir.
0
John Bloor
(27.03.23)
Ben de superonlinea benzer ücretler ödüyorum, bana da 210 tl gibi bi fiyat verdiler yeni dönem için, sanırım artık normali bu.
0
Gı
(27.03.23)
50 mbit akşam hız düşmüyor sabit sınırsız 160 TL veriyorum kablonete, zam öncesi 2 sene taahhüt yaptım daha yeni sayılır.
0
hasmetizm 2046
(27.03.23)
(2)

Bu iki kulaklıktan sizce hangisi?

CeLL-MaN
Sony Linkbuds S modeli ile Samsung Buds 2 Pro arasında karar veremedim. Aramızda kullananlar varsa tavsiyelerini alabilir miyim?
Sony Linkbuds S modeli ile Samsung Buds 2 Pro arasında karar veremedim. Aramızda kullananlar varsa tavsiyelerini alabilir miyim?
0
CeLL-MaN
(24.03.23)
Telefonda Dolby atmos desteği varsa buds 2 pro çılgın atar. Sonylerin son sesi düşük oluyor hep, müzik için çok beğenmiyorum ben ama film falan efso oluyor Sonylerde. Buds2 nin ayrıntı verme kalitesini çok beğendim ben. Basları gerçekçi ve güçlü. Konuşmanı algılayıp sesi otomatik kısma özelliği yapmışlar çok hoş teknoloji. Severek kullanıyorum
0
hasmetizm 2046
(24.03.23)
Teşekkürler hocam. Bu modelleri aramızda başka deneyimleyen oldumu arkadaşlar?
0
🌸CeLL-MaN
(24.03.23)
(3)

Nasıl bu güneş gözlüğü?

fakat
https://www.crapeyewear.com/products/the-spaced-ranger-crystal-hemp-gold-gradient-bioacetate-sunglassesBen çok sevdim. Daha iyileri var ama herkeste çok sık görmediğim bir şey arıyorum, ama çok uçuk da olmayan...Edit: aldım bakalım, bir güvensizlik oluyor böyle uzak alışverişlerde umarım dedikleri g
www.crapeyewear.com

Ben çok sevdim. Daha iyileri var ama herkeste çok sık görmediğim bir şey arıyorum, ama çok uçuk da olmayan...

Edit: aldım bakalım, bir güvensizlik oluyor böyle uzak alışverişlerde umarım dedikleri gibi bir iki haftaya gelir. Şu an indirim var, isteyen baksın, Türkiye'den çok daha ucuza geliyor.
0
fakat
(24.03.23)
Bu moda bi model. gorebilirsin yuzune iyi oturani bulunca gayet iyi model
0
ala09
(24.03.23)
tarzına uyduğunu düşünüyosan bence güzel bi gözlük, sevdim ben de
0
nathanieltroy
(24.03.23)
Saç rengine uyuyorsa akar bence
0
hasmetizm 2046
(24.03.23)
(2)

sorum gamer'lara crossplay ne oluyor?

baldan kaymak
iki sorum var:1) istediğim şey şu:kardeşimde ps5 var. bende de xbox s. fifa 23 varsa ikimiz de de karşılıklı online moddan sınır olmadan oynayabiliyor muyuz?buna crossplay with friends deniyor gibime geldi. nette araştırdım ama çok da emin olamadım.böyle yapılabiliyorsa alacağım fifa 23'ü.2) hangi o
iki sorum var:

1) istediğim şey şu:

kardeşimde ps5 var. bende de xbox s. fifa 23 varsa ikimiz de de karşılıklı online moddan sınır olmadan oynayabiliyor muyuz?

buna crossplay with friends deniyor gibime geldi. nette araştırdım ama çok da emin olamadım.

böyle yapılabiliyorsa alacağım fifa 23'ü.

2) hangi oyunlar crossplay nasıl anlıyoruz?
0
baldan kaymak
(22.03.23)
Oyunun alt yapısına göre belli oluyor. Türkçesi çapraz platform olarak geçiyor. Google dan oyunun çapraz desteğine bakabilirsin. Oyun özelinde değişiyor yani hepsi
0
hasmetizm 2046
(22.03.23)
Xbox series S le, PS5 version Fifa 23 beraber oynayamaz.

Series X - PS5 - PC
Series S - Ps4

crossplay boyle calisiyor fifa da. PS5 te PS4 versiyonu acilip belki oynanabilir ama denemedim bakmak lazim.
0
wallcan
(22.03.23)
(10)

Üzgün olduğunuzu insanlara belli eder misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Bir derdiniz olduğunda ya da üzgün olduğunuzda ya da bir sıkıntınız olduğunda belli eder misiniz? yoksa yaşamınıza devam mı edersiniz? hani derler ya üzgün ve sıkkın görünmeyin bu insanlar tarafından zayıf görünmenize yol açar gibi.
Bir derdiniz olduğunda ya da üzgün olduğunuzda ya da bir sıkıntınız olduğunda belli eder misiniz? yoksa yaşamınıza devam mı edersiniz? hani derler ya üzgün ve sıkkın görünmeyin bu insanlar tarafından zayıf görünmenize yol açar gibi.
0
slm ben yalnız komando yasin
(21.03.23)
Eskiden etmezdi; şimdi inanına göre değişiyor...
Yaşla da insan değişiyor. Zorlamıyorum kendimi.
Dertleşebildiğimle de dertleşiyorum içime atmaktansa...
Çok değer verdiğim bi insan 'gerçekler her zaman daha iyi ' derdi. Kendisi de yüzlerce hayat hikayesine şahitti..
0
gadlemler
(21.03.23)
Ben duygularimi çok yaşayan belli eden biri olduğum için insanlar anlıyor genelde bir şey olduğunu. O noktada söyleyip söylememek bana kaliyor.
0
Amaranta ursula
(21.03.23)
Evet. Froş'a (godless frog ama sonuçta insan) belli ederim, o da yettim bidıl (ben de insağnım) diyip hırpalanmışlığımı, örselenmişliğimi alır çöpe atar.
0
beetlejuice
(21.03.23)
Canım istediğinde belli ediyorum. Yoksa bir insanın hareketlerime bakarak üzüldüğümü anlaması mümkün değil.
0
sanguine
(21.03.23)
nope, işkence görsem dillendirmem o derece.
0
gule gule
(21.03.23)
Çevremdekilere hayatı zindan ederim. Ben mutsuzken çevremdekilerin mutlu olma şansı yok
0
godless frog
(21.03.23)
insanina gore degisir. empati, sempati gorebilecegim insana belli ederim. prim yapiyorsa yani.
0
hot potato
(21.03.23)
Ederim, niye içime atatım
0
cccbehzatccc
(21.03.23)
Yani değişiyor. Bazen öyle bir şey oluyor ki ister istemez yansıtıyorum ama anlatmak istemezsem anlatmıyorum. Bazen sırf bu ruh halinden kurtulmak için neşeli, iyi davranmaya çalışıyorum o zaman fark edilmiyor genelde. Zayıf görünme değil ama insanlar üzgün görünce birini sürekli kurcalamaya yer arıyor o açıdan istemiyorum belli etmeyi.
0
black holes in the sky
(22.03.23)
Şiddetsiz iletişim duyguların ifade edilmesini destekler. Neden üzgün olduğumuzu ifade ederken de kişileri değil, kişilerin eylemleri veya sözlerinin sebep olduğunu belirtiriz.
Peki bu ne işe yarıyor. Duygularımızı ve düşüncelerimizi karşı tarafın tahmin etmesini beklemiyoruz.
Üzgünken ne ihtiyacımız varsa ve canımız ne isterse bunu karşılamayı beklemek yerine olayı yargı ve yorum icermeden ifade ediyor ve ricada bulunuyoruz. Şeffaf ve net olmak iletişimden siddetti çıkartıp yerine sevgi koyuyor. Biz eşimle sürekli bu dilde konuşuyoruz tartışırken bile, kişisel algılamak yerine eylemlerimizi karşı tarafı gözeterek düzenliyoruz sonuca göre.
0
hasmetizm 2046
(22.03.23)
(13)

Bisiklet sorusu

dissendium
Merhabalar. Bisiklet almayı düşünüyorum. 30 yaşına geldim. Çekiniyorum açıkçası. Garip karşılanır mı? Uzak yerlere gitmeyi düşünmüyorum. 3 4 bin TL'ye Salcano bisiklet alabilirim. Daha ucuz önerileriniz varsa paylaşır mısınız? Son olarak bisikletiniz var mı, bisiklet kullanıyor musunuz? Yaş ve cinsi
Merhabalar. Bisiklet almayı düşünüyorum. 30 yaşına geldim. Çekiniyorum açıkçası. Garip karşılanır mı? Uzak yerlere gitmeyi düşünmüyorum. 3 4 bin TL'ye Salcano bisiklet alabilirim. Daha ucuz önerileriniz varsa paylaşır mısınız? Son olarak bisikletiniz var mı, bisiklet kullanıyor musunuz? Yaş ve cinsiyet belirtirseniz daha iyi olur. Bir de nerede saklıyorsunuz? Sağ olun.
0
dissendium
(21.03.23)
Tolstoy'un bisikleti diye bir kavram var, yani hiç bir yaş geç değildir. Ayrıca 30 yaş cidden daha çok genç, kimseden çekinmeyin.

Bisiklete gelince, bulunduğunuz coğrafya ve rotanızda çok yokuş var mı? Varsa bir süre sonra, hatta ilk bir iki gün içinde pişmanlık yapabilir. Ama aşırı bir yokuş yoksa, genelde hafif eğimler ve düzlükler varsa sıkıntı olmaz.

İlk denemeler için ben 2. el tavsiye ederim. Çünkü şu an emin değilsiniz, kalıcı olacak mı yoksa bir kaç günde pişman mı olacaksınız kesin değil.

O yüzden önce ikinci el ucuz bir şey alın ve bir hafta kadar deneyin, baktınız oluyor, sevdiniz, hemen güzel bir bisiklet bakmaya başlayın.

Zaten o yeni bisiklete geçince geceyle gündüz gibi fark edecek sürüş kalitesi :)

Binada asansör varsa eve çıkartabilirsiniz, kapalı otoparkınız varsa orası olabilir, kalorifer dairesi filan varsa olabilir.

Bina girişinde bırakmayın, hem çalınır hem de diğer komşulara sıkıntı çıkarır.
0
John Bloor
(21.03.23)
merhaba, garip karşılanma konusunda şöyle söyleyeyim, 38 yaşındayım, 186 boyundayım, a101 de satılan katlanır bisikletlerden kullanıyorum, bisikletin tekerleğinin boyu dizime bile gelmiyor :) semt içinde sağa sola gitmek için, bankaya, müşterilere falan gitmek için kullanıyorum ilk önce insanlar garip karşılıyor dönüp bakıyorlardı, biraz büyük değil mi gibi şakalar falan yapıyorlardı , elektrikli mi bu, keşke elektrikli olsaydı diyorlardı. ilk önce biraz sinir bozucuydu ama şimdi hiç umursamıyorum, hiç bir şeyi umursamıyorum. çok keyifli. keşke daha önce alsaymışım, kısa mesafe gideceğim ama yürümeye gözüm kesmeyen yerlerde araba sürmekten kurtardı, kilo bile verdim. işyerinde saklıyorum. alın.
0
vincenzo
(21.03.23)
32 yaşındayım onlarca senedir bisiklet sürerim. Son birkaç senedir yol bisikleti sürüyorum. Bayağı tam takım ekipmanla falan. Başta kendi kendime triplere girdim taytla falan apartmana girip çıkmak bile zor geliyordu şu an vapura marmaraya biniyorum o şekilde :D

Tam olarak neden çekiniyorsun bilmiyorum ama bisiklet çok güzel bir spor, kafa dağıtma ve ulaşım aracı. Hafta içi mesaiden sonra 3-5 km bile bir yere gidip gelsen pamuk gibi oluyorsun. Hafta sonu ise toplu ulaşımı da kullanarak daha cezbedici rotaları hedefleyebilirsin. Elimde olsa gittiğim her şehre, her tatile bisikletimi götürürüm öyle seviyorum bisikletimi. Duş imkanım olsa işe de bisikletle gelirim minibüste/otobüste trafikte takılı kalmak acayip canımı sıkıyor.

Decathlon'dan bisiklet askısı aldım misafir odasının duvarına asıyorum bu arada. Biraz pahalı bir bisikletim var o yüzden apartman boşluğu, bodrum, balkon vs. mümkün değil koyamam. Eski bisikletim 1000 lira bile etmezdi onu da aynı şekilde muhafaza ediyordum bu arada. Bir şekilde çalınıyor evde olmadıkça.

www.decathlon.com.tr
0
chicha_v2
(21.03.23)
salcano ama hangi model, salcano excel gibi eğilerek sürdüğün dağ bisikleti değil de salcano üsküp gibi dik oturuş kadrosu olan şehir bisikleti alırsan çok rahat edersin, etrafa markete pazara gitmelik

bir de 7 vitesli bisan paradise öneririm
0
freebird5406_2
(21.03.23)
Hangi şehir orası ki bisikletli bir 30 yaş kişisi garip karşılansın.

İzmir'de sahile in 70 yaşında teyzeler, dedeler görürsün bisikletli ve bisiklet mayolu.
Facebook grupları bile var. Geçen gün Karşıyaka'dan Urla'ya gitmişler grupça.
0
Mirket
(21.03.23)
Garip karşılanabilir ama bu umurunda olmamalı. bireysel özgürlüğünü bisiklet ile kazanmış kadınlar tanıyorum İzmir'de.
Bisikleti çevrendeki coğrafyaya göre seçmelisin. Büyük tekerlekli ve hafif olması avantajlı olur. İnce teker hızlı gider ama yol pürüzsüz değilse sarsıntı yorar. Dağ bisikleti ağırdır yavaştır ama konforludur. Evde saklamak elzemdir yoksa çalınıyor. Katlanır olanlar vitesli ise iş görür pratik sevimli aletler, acelesi olmayan için güzeldir. İkinci el almak mantıklıdır. Bütçene göre ikinci el bakıp sorabilirsin bu alınır mı diye cevaplarız.

40e. Çocukluğu saymazsak 35 yaşında mtb alıp arazi sürüşlerine başladım. Yokuş çıkmayı ve bozuk yollardan hızlı ve zıplayarak inmeyi seviyorum. Bir sene önce bilgisayarı satıp gravel bisiklet aldım kendime. Hem yolda hem arazide hızlı ve güvenilir bir alet. İlk bisiklet taytı giydiğim günü hatırlıyorum da kabinden çıkmaya utanmıştım Decathlonda. Şimdi en kalabalık çarşıda bile rahatça yürüyorum o halde. Bisiklet özgürlük hissini bir yere yetişmeye çalışmadan sakince veren bir alet. Performans sürüşü de yapsam kordonda sakince de gezsem keyfi mükemmel. Salonda duvarda asılı benimki. Eşimde de var gravel araziye yokuşa alışıyor o da yokuş çıkma performansı artıyor zamanla. Doğayı ve sporu sevdiğimiz için mutluyuz hobimizle.

eksiup.com
0
hasmetizm 2046
(21.03.23)
40 yaşında başladım. hayatta yaptığım en doğru şeylerden biri. hiç çekinilecek bir tarafı yok desem de ilk başta zorlanmıştım. kask takanları daha profesyonel gibi gördüğümden kendime yakıştıramıyordum, bir de tayt mevzusu var tabi. şimdi hiç umursamıyorum ama ilk zamanlar şortun altına giyerdim.

her ne olursa olsun bisiklet kullanmak en keyifli sporlardan biri. ilk başta bisiklet keyfi yaşayacağınız zorluklara üstün gelirse devamı da gelir.

önce şehir bisikleti ile başladım sonrasında yol bisikletine geçtim.
şu an 50 yaşındayım, bisiklete devam. çoğu zaman da işe gelip giderken kullanıyorum.
bahar ve yaz mevsiminde erken kalkıp önce antrenman yapıp oradan işe geçiyorum.
Bisikletin ederi biraz yüksek olduğundan balkonda tutuyorum. Kapıya vs. bırakmam mümkün değil. Cinsiyet erkek.
0
lazpalle
(21.03.23)
o kadar yersiz bi kaygı ki. 31 yaşında erkeğim canım istedikçe çıkıp geziyorum ve dünyanın en normal olayı
0
KUCO
(21.03.23)
Niye garip karsilanacagini anlamadim, o yuzden garanti konusup buyuk sehirde garip karsilanmaz diyeyim. Benim 2 tane bisikletim var, antalya'dayken kullaniyorum bazen, cunku sehir dumduz, yollar guzel. Istanbul'da bisiklete binmem, yokus cikarken kriz geciririm. Bodrumda duruyorlar. 30key
0
unidentified floating object
(21.03.23)
Teşekkür ederim cevaplarınız için. Çekincem aslında 30 yaşına gelmiş, bisikletle geziyor denmesiydi ama umursamamaya karar verdim. Bisikletçi taytı giymem. Eşofman, şort uygun. Şehir düz. Bir sorun yok. Kısaca millet ne der, bunu düşündüm. Ben de çalınacağını düşünüyorum. Evde yer yok. Hava ısınınca düşüneceğim tekrar.
0
🌸dissendium
(21.03.23)
ne alaka neden cekiniyorsun garip karsilayacak olan kim, kimin verecegi tepkiden sakiniyorsun? merak ettim.

ben turkiye'de degilim. trafik cok vahsi oldugu icin binmezdim herhalde ama bulundugum yerde yaz kis ise markete suraya buraya bisikletle gidiyorum. yasam 30'un net bir sekilde uzerinde.
0
hot potato
(21.03.23)
ulaşım amacıyla kullanıyorum. işe, salona, markete, parka her yere velespitle gidiyorum.

sen ulaşım amaçlı mı alacaksın spor amaçlı mı?
0
alperz
(21.03.23)
alperz, yarım saat bir saat sürüp kafa dağıtma, gezme, keyif amaçlı.
0
🌸dissendium
(22.03.23)
(4)

Ev tipi hava temizleyici ise yarıyor mu?

havadakarada
Bosch hava temizleyici aldım odaya, ozondur iyonizerdir vs özellikleri yok. Normal birkaç filtresi var. Calisiyor gayet güzel gibi ama acaba bu psikolojik mi bilmiyorum. Sağlığa olumlu etkisi var mıdır kullananlar var mı?
Bosch hava temizleyici aldım odaya, ozondur iyonizerdir vs özellikleri yok. Normal birkaç filtresi var. Calisiyor gayet güzel gibi ama acaba bu psikolojik mi bilmiyorum. Sağlığa olumlu etkisi var mıdır kullananlar var mı?
0
havadakarada
(20.03.23)
Toz polen ve gaz temizliyor bu aletler. İhtiyacını buna göre belirleyebilirsin. İşe yarıyor evet ama ihtiyacın var mı ona karar vermen önemli
0
hasmetizm 2046
(20.03.23)
olumlu etkisi var. aslinda tipik hava temizleyicileri gayet basit aletler ama bazen cok ise yariyor. bizim bebelerin uykularina cok guzel etki etti mesela. daha rahat uyuyorlar. zaten haftada bir filtreyi temizlerken ne kadar toz tuttugunu goruyorsunuz ki bu sadece gorunur olan. bizimkinde activated carbon filtresi de vardi kokulari gayet guzel elimine ediyor. o konudaki rahatsizligimiza da faydasi oldu. ama diger antibakteriyel anti-virus ionize kisimlari olan bir tane denemedik. kiyas yapamayacagim.
0
gel gel sarisinim sag yap gel
(20.03.23)
@hasmetizm bir haftada temizlediği toz bir halıyı1 dakika supurdukten sonra çıkan toz kadar olduğu için acaba çok etkili mi diye düşündüm. Masa üstleri vs aynı şekilde toz tutmaya devam ediyor çünkü.

@gel bahsettiğiniz ozon iyonizer ışın vs zararlı diye okudum birkaç yerde özellikle bunlar olmayanı aldım. Benim odada pek toz olmuyor demek ki çok tutmadığına göre ama etkisi varsa kalsın çalışsın arada. Geri verecektim vaz geçtim
0
🌸havadakarada
(20.03.23)
odaya gore degisebilir. yatak odasini hanim surekli supurdugu icin ordaki hic toz tutmuyor. ama psikolojik degilse mesela kapali oldugunda da hanim uyuyamiyor. ona gore havayi daha lezzetli bir hale getiriyormus boyle cillop gibi crisp keskin. ama bunun disinda zaten hepa filtreleri oldugundan gozle gorulmeyen mikrotozlari topluyorlar ozellik olarak. asya ulkelerinde bunlar onemli detaylar. her evde var nerdeyse. asya ulkelerindeki insanlarin pandemi oncesi maske takmalari da bundan kaynakli zaten.
0
gel gel sarisinim sag yap gel
(20.03.23)
(3)

evlillik yıldönümü hediyesi

gencfb
eşime yıldönümü için hediye almak istiyorum. şuan kafamda kahve makinesi fikri var türk kahvesi makinesi ama marka model çok karar veremiyorum. memnun olduğunuz tavsiye edebileceğiniz modellere ihtiyacım var. teşekkürler
eşime yıldönümü için hediye almak istiyorum. şuan kafamda kahve makinesi fikri var türk kahvesi makinesi ama marka model çok karar veremiyorum. memnun olduğunuz tavsiye edebileceğiniz modellere ihtiyacım var. teşekkürler
0
gencfb
(20.03.23)
Ev eşyasından hediye arkadaştan gelirse kabul olur. Eşe daha kişisel ve romantik bir seçim olmalıdır diye düşünüyorum. Türk kahvesi cezvede güzel olur zaten.
0
hasmetizm 2046
(20.03.23)
Arcelik telve var bizde, memnunuz. En klasigi o.

Yildonumu hediyesi olarak kahve makinasi olabilir bana kalirsa ama her turlu alacaginiz bir seyse (eve almak gerekiyorsa, daha once alalim diye konustuysaniz, ihtiyac varsa vs) hediye olarak gecmeyebilir.
0
fakyoras
(20.03.23)
10 yılı geçmiştir arcelik kullanıyorum. Ben memnunum
Kahve seven birisi için de bence güzel bir hediye.
0
brnbrs
(20.03.23)
(10)

kınama huyu nasıl aşılır

roket adam
çok detay vermek istemiyorum ama bana sanırım babamdan geçen kötü bir huy var, o da kınama. sanırım içten içe gelen bir yetersizlik hissi yüzünden çok çalışma, çok şey öğrenme, sonra bunu yapmayanları yerme ve kınama gibi bir huyumuz var. bunu tanımadığım insanlara değil de iyi tanıdığım ve çok sevd
çok detay vermek istemiyorum ama bana sanırım babamdan geçen kötü bir huy var, o da kınama. sanırım içten içe gelen bir yetersizlik hissi yüzünden çok çalışma, çok şey öğrenme, sonra bunu yapmayanları yerme ve kınama gibi bir huyumuz var. bunu tanımadığım insanlara değil de iyi tanıdığım ve çok sevdiğim kişilere (eşim) hissettiriyorum.

çok basit şeylerde mesela "aa bunu nasıl bilmiyorsun" falan tarzı tepkiler değil de normal karşılamam gerekiyor. bunu nasıl aşarız, bilen düşünen var mıdır?
0
roket adam
(19.03.23)
kibir gibi mi? çalışkan ve çalışmanın karşılığını alan insanlarda oluyor sanki bu. ama herkesin çalışmasının karşılığını alabildiğini düşünmüyorum yani çok iş yapan çok para kazanır diye bi şey yok. bu yüzden o tatmini yaşayamadıkça çalışma arzusu da azalıp öğrenme isteğini kaybedebilir. eğer meraksız buluyosanız eleştirmek yerine kitabın orta yerinden değil de başlangıç seviyesinde bilmesini istediğin şeyi öğrenme yönteminden bahsedebilirsiniz. çünkü bilmeyen biri nereden başlayacağını da bilmez. genel olark "kültürsüzlük" gibi bi şeyse veya gündemden uzaksa redditten falan link yollayabilirsiniz arada. konuyu bilmiyorum ama ben bazı kült filmleri izlememiştim ve erkek arkadaşım ellerimi kollarımı bağlayıp göz kapaklarımı kibritle sabitleyip izletmişti :p bundan memnunum erk arkimin teşviki beni harekete geçiriyor.
"nasıl bilmezsinn" normal bi tepki. ben bilmediğime "evet bilmiyorum" diye kafama vururum. cahillik bazen komik oluyo bırakın da bilmediklerimizden utanalımmmmmm
0
ala09
(19.03.23)
kınadığını yaşamıyorsan sorun yok
olduğu gibi kabullenmek, sevmek

o noktalarda gelişim beklentin de varsa karşı tarafın da o heveste olması gerekir bu durumda
öğretmekten zevk almıyosan farklı bir motivasyon bulmalısın
bir de tepki verilecek şeyler verilmeyecek şeyler sınıflandırması
karşı tarafın kapasitesiyle empati yaparak düşünme, kendi kusurlarını akla getirmek
0
bir soru sorcam
(20.03.23)
Kınadığın her durumun hemen faydalarını görmeye çalış. Kendini buna şartla. Çünkü hiçbir şey tamamen kötü de tamamen iyi de değildir, ki zaten iyilik kötülük vs vs vs hep bizim zihnimiz için geçerli şeyler, yoksa her şey kendi varoluşunda nötr, var ve doğru, gerçek.

Her şeyde bir fayda görmeye çabalarsan bir süre sonra alışkanlık olur ve iltifata geçersin. Güzel olur. Tebrik ederim kendini seviyorsun :)
0
muhayyer divan
(20.03.23)
Cok guzel bir farkindalik bu bence, hic endiselenmeyin en onemli kismi isin.
Baskasinda kinadigimiz ozellikler kendimizde olup girmek istemedigimiz, kabul etmedigimiz ve kendimizde olmasina izin vermedigimiz seylerdir. Buradan baslayin oncelikle. Neyi kiniyorsunuz, kinadiginiz seyin kendinizde oldugunu fark edin, hatta esinizle konusun dilerseniz, ve kendinize bunun icin izin verin. Hicbir sey tamamen iyi ya da kotu degil +1.
Eger okuma yapmak isterseniz, Isigini Arayanlarin Karanlik Yani'ni tavsiye ederim, tam da bunu anlatir.
Eger genel olarak en yakinlariniza kotu ya da ters davranma huyunuz varsa, bu siklikla degersizlik hissi ile ilgili oluyor, kendimizi degersiz hissettigimiz icin aslinda bizi seven insanlari bundan hareketle degersiz goruyoruz.
Son olarak olani, oldugu gibi kabul etmek icin de okumalar yapin, kimseyi degistirmek ve nasil olmalari gerektigini soylemek haddimize degil aslinda.
0
kassiopeia
(20.03.23)
Kendi kusur ve yanlışlarını düşünmeyle işe başlayabilirsin.
0
diyecevaplandı
(20.03.23)
İnsanı kompleks bir canlı gibi düşün. Bildiği iyi olduğu başka şeyler vardır bununla birlikte yetersiz olduğu şeyler de vardır ki aslında senin kadar bilgili olmaması hatta daha doğrusu seninle aynı şeyleri biliyor olmaması ne kadar yetersiz yapar o da ayrı konu.
Bunları düşünerek karşındakini olduğu gibi kabul etmeye çalışabilirsin.

Ayrıca başarı ölçüleri de önemli. Daha çok mu para kazandığını için daha iyisin?daha iyi araba kullandığın için mi dahaniyi lastik değiştirdiğin için mi?
Ssenin eksiklik dediğin şeyin eksikliğini yaşıyor mu acaba karşı taraf?
Örneğin daha çok para kazanmadigi için eksikliğini hissediyor mu?
Lastik değiştiremedigi için yılda kaldı mı vs?
0
kisa
(20.03.23)
Şiddetsiz iletişim konuya şu şekilde bakıyor;
bu yaptığın şeyi bir veya birden fazla ihtiyacını karşılamak için yapıyorsun.
Farkındalık sahibi olman en güzel adım.
Kabul ihtiyacın olabilir, görülme ihtiyacın olabilir, empati vererek ihtiyacını bulmanda yardımcı olması lazım birisinin, sonra da bulduğun ihtiyacı nasıl karşılarsin ona bakıyorsun.
İhtiyaçları farklı şekillerde karşılayabilir ve aynı tatmini yaşayabiliriz.

Geri bildirim almak çok verimli oluyor.
bize sorduğun şeyi eşine sorup (seni kötü hissettirdiğini belirterek) ne düşündüğünü ne hissettiğini sorabilirsin. Onu rahatsız ediyorsa nasıl söylemeni tercih ettiğini sorabilirsin. Tahmin yerine iletişimi tercih etmek en verimlisidir.
Düşüncelerin ve davranış desenlerinin en derin çıkış noktasını bulmak uzun bir süreç ve cesaret istiyor altında acı oluyor genelde çünkü.
Yargısız, yorumsuz ve tahminsiz bir iletişim için şeffaf ve sevgi dolu olmak yeterli. Bir de şiddetsiz iletişim eğitimi almak ;)
0
hasmetizm 2046
(20.03.23)
ilk aşamada içinizden geçen şeyleri dışarıya vurmayın yeter
0
iwillsee
(20.03.23)
bir de aile içinde fark ettiğim bir durum var
örneğin kardeşim kendini geliştirdiğinde önceki eksiği aklıma geliyor
veya artık ben yeterince üstün olmadığım için bocalıyorum

yani bu durumdan mutlu olmak gerekiyor aslında
başkasına yardım ederek ya da kendi çabasıyla gelişiminden hoşnut olmak gerekiyor eleştirisel bakmak yerine
0
bir soru sorcam
(20.03.23)
eger fazla elestirel ve beklentili ebeveynler ile buyuduyseniz bu normal. surekli onu da yap bunu da yap, ya da bunu yapmazsan iyi olmazsin gibi bir yargi ile. ya da fark etmeden surekli sizden daha cok okumanizi ogrenmenizi bekledilerse. ayrica, bunlarin kendi yetersizlik ve degersizlik semalarimiz ile ilgisi var, kendinizi oldugunuz gibi degerli ve yeterli gordukce, sevilmek ve deger gormek icin 'performans' sergilemek zorunda olmadiginiz gercegi kendi icinizde oturdukca ve bunu tamamen kabul ettikce etraftan boyle beklentileriniz de azalacak. bunlarin hepsi kendi icimizde 'yetersiz' olarak degerlendirdigimiz ve kendimizde kabul edemedigimiz seylerin yansimasi aslinda, dolayisiyla is kendinizde basliyor ve bitiyor, kendinizi oldugunuz gibi kabul edip, kendimize oldugunuz gibi olma, mukemmel olmama (mukemmel olma gibi bir sey yok zaten) izni verdikce disariya bakis acimiz ve insanlari olduklari gibi kabul etme ve yazdiginiz diger seyler kendiliginden geliyor.

siz ne zaman sartli sevgiyi ogrendiniz, ne zaman bu halimle yeterli degilim, degerli degilim, sevmem icin x-z yapmam gerekiyor kalibini ogrendiniz, buralara bakip yavas yavas iyilesmek lazim. ayrica farkindaliginiz varsa, kendinizi her bunu yakaladiginizda - kendinizi yargilamadan - dusunce seklinizi ve davranisinizi duzelteceksiniz, bir sure sonra 'dogaliniz' bu olacak. gerekirse geri donup ozur dilemek, bu davranisinizin nereden dogdugunu aciklamak vs. hep gecerli yollar.
0
kassiopeia
(20.03.23)
(2)

Kalemli tablet önerisi

dissendium
Merhabalar. Lenovo M10 Plus tablet almayı düşünüyorum. Lenovo tablet kullananlar yorum yapabilir mi? Apple dışında kalemli tablet önerir misiniz? Sağ olun.
Merhabalar. Lenovo M10 Plus tablet almayı düşünüyorum. Lenovo tablet kullananlar yorum yapabilir mi? Apple dışında kalemli tablet önerir misiniz? Sağ olun.
0
dissendium
(17.03.23)
Microsoft Surface Pro ailesi.
Bütçenize göre alt model seçin.
0
alfired
(17.03.23)
Huawei matepad11 uygun fiyata ikinci el bulmak mümkün. Ben 5e almıştım bir sene garantili. Kalem ve klavyeli kılıfı ile birlikte verenler çok. Donanımı ve Ekranı güzel ses sistemi mükemmel. Google servislerini gspace uygulaması ile kullanıyoruz sorun yaşamadık
0
hasmetizm 2046
(17.03.23)
(3)

stv öğrencisine kamera tavsiyesi

simten
Herkese merhaba,Hevesli bir sinema televizyon öğrencisi için kamera tavsiyelerine ihtiyacım var.1. sınıfta temel video uygulamaları ve temel fotoğrafçılık uygulamaları derslerinde kullanılacak. bir aceminin işini görecek, beyaz ayarı, shutter speed gibi şeyleri kafe göz yara yara öğrenebileceğim bir
Herkese merhaba,
Hevesli bir sinema televizyon öğrencisi için kamera tavsiyelerine ihtiyacım var.
1. sınıfta temel video uygulamaları ve temel fotoğrafçılık uygulamaları derslerinde kullanılacak. bir aceminin işini görecek, beyaz ayarı, shutter speed gibi şeyleri kafe göz yara yara öğrenebileceğim bir alet istiyorum. bir kaç sene işimi görecek bir şey olursa da iyi olur tabii.
Online eğitim neden ile okuldan kamera kullanamıyoruz.

ikinci el ve birinci el seçeneklere açığım. 1. el taksitle alabilecek olursam bütçem biraz daha artabilir. (max 15 olursa iyi olur)

ikinci el alacaksam nelere dikkat etmem gerekir ya da?
tavsiyeler verebilirseniz çok mutlu olurum.
0
simten
(16.03.23)
Tavsiyem yok ama online sanat eğitimi almak zorunda olmana üzüldüğümü paylaşmak istedim çünkü bu tavsiyeyi üst sınıflardan almanı söylemek geldi içimden
0
hasmetizm 2046
(16.03.23)
sıfır olarak en makul şeyler Fujifilm aynasız makineler.
www.fujifilmshop.com

ikinci el x-t3 vs. bulur musun bilmiyorum ama o fiyatlara zor sanırım.

Canon-Nikon vb. dslr'lara bulaşma. O paraya alacakların çok eski şeyler olacak, düzgünleri zaten bi dünya para.

Blackmagic pocket 4k gibi şeyler raw çekim açısından harika olurdu ama lens, batarya bilmemne derken çok uçar o. Fuji yine en iyi seçenek (çünkü abd fiyatlarıyla getiriyor, sony vb. gibi ek ötv eklenmiyor fuji onu karşılıyor)

not: x-t3, x-t4'lerin farkı hafıza kartına 10 bit çekebiliyor olmaları. Color grading yaparken müthiş etkiliyor. Ama zamanında biz de 8bit Canon dslr'larla çok iş gördük şu Fuji'nin 4k keskinliği yine bayağı tatmin eder seni. Fotoğrafta zaten eder.
0
nhk ni youkosu
(16.03.23)
@nhk ni youkosu , çok teşekkür ederim yorumlarınız için. Dediklerinizi inceledim,

Fujifilm X-S10 ve X-T30II arasında gidip geliyorum. bunlar arasında sizin fdikkat çekeceğiniz bir fark var mı?
Karşılaştırmaları okudum, gönlüm biraz da S10dan yana sanki.
0
🌸simten
(18.03.23)
(8)

yabancıların her şeye gülüp geçmesi

televole2
fail army vb. videolarda dikkatimi çekiyor. her şeye gülüyorlar hatta kahkaha atıyorlar. araba pert oluyor gülüyorlar, kendi çocuğunun nerdeyse kolu kırılıyor gülüyorlar, maddi kaybı çok büyük kazalara gülüyorlar, doğum günü kutlamasında kocaman pasta yere düşüyor umurlarında değil falan.bizde olsa
fail army vb. videolarda dikkatimi çekiyor. her şeye gülüyorlar hatta kahkaha atıyorlar.

araba pert oluyor gülüyorlar, kendi çocuğunun nerdeyse kolu kırılıyor gülüyorlar, maddi kaybı çok büyük kazalara gülüyorlar, doğum günü kutlamasında kocaman pasta yere düşüyor umurlarında değil falan.

bizde olsa panikten ve üzüntüden ölürüz. adamların dünya umrunda değil. nerden geliyor bu rahatlık?
0
televole2
(16.03.23)
Videolarda onları gördüğün için genelde de herkesin böyle olduğu çıkarımı yapıyor olabilirsin bence. Sorunları karşısında intihar eden ya da başkalarını öldüren insanlar da oluyor ama onların videosu pek yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.03.23)
demek istediğim şey bu değil ki sosyolojik çıkarım yapmıyorum. anlık olaylar karşısındaki tepkilerinden bahsediyorum.
0
🌸televole2
(16.03.23)
Onu diyorum ben de, videolardan onları görüyorsun, misal bir denek grubumuz olsa 100 kişilik bunların hepsine aynı anda böyle tatsız deneyimler yaşatsak yüzde kaçının gülüp geçtiğini kaçının cinnet geçirdiğini gerçek verilerle görüp bahsettiğin rahatlık var mı yok mu daha iyi anlayabiliriz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.03.23)
Arama bi kere perte çıktıktan sonra artık yapacak bir şey kalmıyor. Ya da pasta yere düştükten sonra dertlenmenin hiç bir anlamı yok, pastayı geri getirmeyecek. O an artık değiştiremeyeceğin bir duruma geldikten sonra üzülmek bir fayda sağlamıyor. Bu nedenle gülüp geçmek, alınacak aksiyon varsa almak ve bir sonrakinde dikkat etmek daha mantıklı.

Bu rahatlığa ulaşanlar sadece yabancılar değil zaten. Sağlıklı bir mental durumu işaret ediyor.
Ama başkasının kaybına gülmekten bahsetmiyorum tabi. Konu seninle alakalıysa maddi zarar olup bittikten sonra bunu dert etmeyi bırakmak lazım zaten.
Ayağım kırıldı yakın zamanda, hastaneden çıkıp taksi beklerken önümüzdeki haftalar ne izlesem ne oynasam diye araştırıyordum. Ayağı kırdıktan sonra dertlenmenin bir anlamı yok ki :)

Bir de avrupa özelinde her şey zaten sigortalı. Maddi kayıp aşırı aşırı fazla olmuyor.
0
zimbirik
(16.03.23)
Şundan olabilir

www.ensonhaber.com
0
Mirket
(16.03.23)
Medeniyet işte abi, mizah anlayışı ile ölçmek de mümkün bunu.
Eğitim almış kitle ile almamışlar arasındaki fark büyük evet onlarda da, ilk cevaplardaki arkadaş bunu kast etmiş bence. Bizde eğitim alan ile almayan arasında bir fark da yok. Kendini aradan sıyıran insan oldukça az sayıda maalesef. Okuduğunu anlama ve kendini ifade yeteneği ne kadar düşük ülkede farkında mısınız? Bilgi ve zekadan bağımsız bu olay. Çevre, toplum ve aile kültürünün mizaha olan etkisi hayatımızı direkt etkiliyor.
0
hasmetizm 2046
(16.03.23)
Dediğiniz şeyin ana fikrini anlıyorum, benim de dikkatimi çekiyor uzun zamandır.

Aslında normali bu. Yani herhangi bir olayda o olaylar hakkındaki yorumlara bakınca bölgesel bir tepki karakteri rahatça görülüyor.

Bunun sebeplerini anlamak çok zor değil, örneğin kendi adıma özellikle amerika'daki yemek tarifi videolarında malzeme kullanımı çok yoğun, örneğin et pişirirken viski koyacaksa lıkır lıkır döküyorlar içine, çünkü ucuz. Ama ben izlerken buna dikkat kesilebiliyorum mesela, çünkü ben viski alacak olsam yemek pişirmek için kullanmam. Bunun fırsat maliyeti benim için çok yüksek olur. İçmek için kullanırım.

Araçlar da ucuz, pastalar da ucuz. Kime göre? Tabi ki bize göre.

Çocuklar konusunda ben tersini gördüm daha çok, çocuklarla ilgili videolara genel olarak bizden çok daha fazla negatif tepki veriyorlar.

Bir de genel olarak dikkatimi çeken durum bizde olur olmaz postların altına kurban olduğum rabbim tadında yorumlar yapılıyor onlarda daha gündelik bakış açıları hakim oluyor.

Başka bir husus daha var mesela, bizde orijinal postun konusuna bağlı kalınma oranı çok düşük. Konu ne olursa olsun insanlar yorumlarda her telden takılıyor, tam bir kaos. Avrupa-ABD merkezli postlarda da random takılan insanlar olsa da izlenen, okunan şeyle etkileşime giren alakalı yorumlar oransal olarak belirgin şekilde daha fazla.
0
akhenaten
(16.03.23)
Kültürel fark olduğu kesin,
Onun dışında maddi fark da var. Mesela bir Amerikalı'nın arabasının pert olmasıyla bir Türk'ün cep telefonunun kırılması birbirlerine yakın maddi değerde. (hadi en fazla 2 cep telefonu kırılmış gibi düşünelim)
Bir de dediğin şekilde panikleyen, sinirlenen, mahvolan vs. insanlar videolarının yayınlanmasına izin vermiyordur, o yüzden izin verilenleri görüyoruzdur biz genelde.


------
Merak edip sayılara baktım. Çok güvenilir kaynaklar bulamadım Türkiye ile ilgili ama bir fikir verecektir.
ABD'de vergi sonrası ortalama maaş yıllık 110 bin dolarmış.
Türkiye'de vergi sonrası ortalama maaş yıllık 6 bin dolarmış. Hadi ikiye katlayalım 12 bin dolar diyelim.

Demek ki ortalama bir ABD'linin ortalama bir Türk'ten (maddi konularda) 10 kat rahat olması gerekiyor. Orada hayat daha pahalı desek bile ABD'li bizden 5 kat daha rahat olmalı.

Hesabını yapmadım ama mesela bir doğumgünü pastası yere düştüğünde Amerikalı 1 saatlik çalışmasının karşılığı değerde bir ürünün çöp olduğunu görüyor bir Türk ise 10 saatlik çalışmasının karşılığını.
-------
0
michael_knight
(16.03.23)
(1)

sennheiser momentum 3 bluetooth kulaklık

duyurukullanıcısı
4500tl fiyat bandında bundan daha iyi kulaklık var mı?yukarı çıkmak istemiyorum.
4500tl fiyat bandında bundan daha iyi kulaklık var mı?

yukarı çıkmak istemiyorum.
0
duyurukullanıcısı
(16.03.23)
Ayfon Samsung ve Sony en çok karşılaştırılan kulaklıklar. Dinlediğin müzik tarzına göre ve kulak konforuna göre seçim yapmalısın. Kimisi ağır kimisi büyük. Kimisi net, kimisi gürültü aletlerin. 2000 e.buds 2 pro aldım ben sıfır, mis gibi alet. Bir önceki serisi kulağıma uymamisti ama misal.
0
hasmetizm 2046
(16.03.23)
(4)

Her şeye evet demek ?

darth plix
Yes man diye bir film var izlemeyenler için anlatayım. Jim Carrey oynuyor çok güzel bir filmdir.Filmdeki Carl (jim carrey) işten eve, evden işe giden bir tip sosyal hayatı yok. boş vakitlerini evde yatarak ve film izleyerek geçiriyor. karısı bunu terketmiş, işinde yıllardır aynı mevkide yerinde saym
Yes man diye bir film var izlemeyenler için anlatayım. Jim Carrey oynuyor çok güzel bir filmdir.

Filmdeki Carl (jim carrey) işten eve, evden işe giden bir tip sosyal hayatı yok. boş vakitlerini evde yatarak ve film izleyerek geçiriyor. karısı bunu terketmiş, işinde yıllardır aynı mevkide yerinde saymış kısacası ezik, boş biri. Bir gün eski bir arkadaşı bunu görüp bir seminerden bahsediyor. Seminerde anlatılan şey; karşısınıza çıkan her teklife evet demek.

Carl'da seminere gidip buna karar veriyor, seminerden çıkınca evsiz biri yardım istiyor işte beni şuraya bırak falan. neyse kısa keseyim her şeye evet demesi bir kızla tanışmasına sebep oluyor. Kız aşırı sosyal biri. Carl'da her şeye evet diyince eğlenceli sahneler oluyor. Carl kendini geliştirmeye başlıyor, korece dersi alıyor, uçuş dersi gitar dersi alıyor. eski karısı, buna tekrar yürümeye başlıyor falan. çok daha sosyal ve hayattan zevk alan biri oluyor.

Sonuç olarak filmin sonunda her şeye evet demenin pek mantıklı olmadığı açıklansa da bana cazip geldi. Her şeye bir bahane üretmektense aşırı uç ya da aşırı tehlikeli bir şey olmadıkça evet dersek hayatımızdan daha çok zevk alacağımızı düşünüyorum. Sizce bu uygulanabilir mi, ben de her şeye bahane üreten biriyim. Belki bu şekilde biraz daha sosyal olabilirim diyorum ve eğlenceli olacağını düşünüyorum.
0
darth plix
(16.03.23)
Ben genel olarak baska insanlarla iletisim kurmayi pek sevmeyen biriyim. Evde kitap okuyup tek basima kosuya gitmeyi vs tercih ederim.
Gecen sene eylul ayi gibi terapistim bir hafta boyunca davet edildigim butun sosyal aktivitelere evet deme ve kisa da olsa katilma odevi verdi. Alakasiz bir is arkadasimla kahve ictim, birinin evine yemege gittim, baska bir seyler yaptim vs. Baskalari icin onemli bir sayi olmayabilir tabii ama bir hafta icinde bes sosyal aktiviteye katildim. Eglenceliydi, hayatimi degistirip karakterimi gozden gecirmemi gerektirecek buyuklukte bir etkisi olmadigi gibi kendimi eve kapatip bir ay boyunca cikmamama neden olacak kadar da nefret etmedim. Bir hafta boyunca degisiklik oldu, ve o donemde sosyallestigim bazi insanlarla simdi cok daha yakin arkadasim.

Yani makul cerceveler koyulursa bazi donemlerde keyifli olabilir. Benim isim geregi teklif edilen seylere evet deme sansim yok zira genc insanlarla calisiyorum, ama hayatin belli alanlarinda deneysel olarak yapilabilir belki.
0
sopiro
(16.03.23)
youtube'da yes theory diye bir kanal var insanların güven alanlarından çıkmasını teşvik eden keyifli içerikler bulabilirsin.
0
anon1m
(16.03.23)
Hayır diyebilme eğitimi var şiddetsiz iletişimde. Otomatik onay mekanizması çok da kişisel seçim içeren bir olay değil, özerklik kaybolur.
0
hasmetizm 2046
(16.03.23)
Ben hayır diyemediğim için her şeye evet diyorum da kimi zaman saçma sapan sonuçlara yol açabiliyor. Yine de her şeye hayır demektense evet demek daha makul olabilir.
0
signore
(16.03.23)
(6)

Meditasyon

take stay
Merhabalar,Meditasyon yapmanın hayatımıza etkisi nedir, yapanlar tecrübelerini paylaşabilir mi? Eğer fark yaratıyorsa bu konuda destek almalı mıyız, nereden başlamalı? Bir birinden çok uzak bakış açılarına sahip iki kişinin deneyimi hakkında bilgim var fakat hayatlarına yansıyan sonuçları (kendileri
Merhabalar,
Meditasyon yapmanın hayatımıza etkisi nedir, yapanlar tecrübelerini paylaşabilir mi? Eğer fark yaratıyorsa bu konuda destek almalı mıyız, nereden başlamalı? Bir birinden çok uzak bakış açılarına sahip iki kişinin deneyimi hakkında bilgim var fakat hayatlarına yansıyan sonuçları (kendileri öyle olduğunu iddia ediyor) meditasyona bağlamak konusunda emin olamadım çok uç örnekler.
0
take stay
(15.03.23)
Meditopia app indirdim ben yetmedi 1 yillik da uyelik aldim. Aşırı aktif kullandığım da soylenemez ama uyumama ve rahatlamama yardimci oluyor. Odaklanip duzgunce yapabilirsen faydali
0
instant crush
(15.03.23)
Yabancı kaynaklar da dahil bu ve yoga gibi uygulamaların öğrendiğim kadarıyla aslında asya kökenli inanışların içerisinde bulunan uygulamalardan olduğunu belirtiliyordu.
Bunların ülkemizde uygulanması (bir tür spor veya kişisel aktivite olarak yansıtılması) ise batı kaynaklı.

new religious movements olarak bakabilirsin aramalarda.
0
diyecevaplandı
(15.03.23)
ben 2 yildir yapiyorum. baslarda bu ne lan bi halta yaramiyor diyordum ama usanmadan devam ettim. daha yeni yeni etkisini goruyorum. disarida cok daha sakin bir insanin.
0
buenosdias
(15.03.23)
Bir zamanlar pirinç tanesi üzerine savaşa giden bir ordu tablosu yapmıştı bir sanatçı. Kalp atışları elinde minimal titremelere sebep oluyormuş. Adam kalp atımını yavaşlatabilmek için yıllarca meditasyon yapmış.

Dingin ve sağduyulu bir hayat sürebilmek için güzel bir aktivite.

Seansın ortasında 'Lan Beşiktaş, o gol de yenir mi be' ya da 'Kaynanam da amma karışıyor aile işlerimize' olaylarına girer de konuya kendini veremezsen, 'Yıllarca yaptım, bir faydasını görmedim.' demen çok mümkün tabii.
0
Mirket
(15.03.23)
Meditasyon dikkatinizi bilincli olarak ve yargilamadan icinde bulundugunuz ana vermenize yardimci olur, bu da su anda yasamanizi ve dikkatinizi gecmise ya da gelecege degil, elinizde gercekten var olan tek sey olan 'simdiki an'a vermenizi saglar.
meditasyon ya da mindfulness olarak bakabilirsiniz. ilk asamada illa oturup meditasyon yapmaniza da gerek yok, mesela cay hazirlarken sadece dikkati ona vermek, dusuncelerde kaybolup gitmemek, ya da yemek yerken dikkatinizi yemeginize, lokmalariniza vermek, dikkatinizi bedeninize ve yaptiginiz eyleme tasimak da bir nevi meditasyondur. insanlarin kafasinda cok garip fikirler var meditasyonla ilgili. dikkatinizi nefesinize odaklamak da bir meditasyondur.

bir sonraki asamasi diyelim ve muhtemelen arkadaslarinizin da fayda gordugu nokta, meditasyon duygu ve düsüncelerinizi yargilamadan gozlemlemenize yardimci olur, duygu ve dusuncelerinizin farkinda olur ama onlarin birer bulut gibi gecip gittigine sahit olursunuz. simdiki anda kalarak etrafta olup bitenler nedeniyle, bunalmadan, savrulmadan, asiri tepki gostermeden olaylari sadece oldugu gibi gozlemleme aliskanligi edinebilirsiniz. bu da farkli bir boyutta farkindalik getirir, ben duygu ve dusuncelerim, kafamin icinde konusan ses degilim (thoughts without a thinker) farkindaligi gelisir. bu da hayati tepkisel yasamanizin onune gecer.

destek almaktan kastiniz nedir bilemiyorum ama youtube'da bir suru yonlendirmeli meditasyon var, ben ingilizce takip ediyorum ama turkce de vardir eminim. once boyle baslayip kendinizi gelistirdikce farkli kaynaklara daha derin ve uzun meditasyonlara yonelebilirsiniz. meditasyon pratiginiz derinlestikce kendinizi gercekten dinlemenin ne oldugunu gorebilirsiniz, meditasyon sirasinda (eger kisisel farkindaliginiz da gelismis ise) inanilmaz aydinlanmalar, daha once goremediginiz bazi seylerin temel nedenini gormek, bazi sorularin cevaplarini bulmak gibi seyler yasayabilirsiniz.

belirtmek istedigim bir husus daha var ki meditasyonun temelleri IO 1500 yilina (daha eski 3000 yilina dayandigina inananlar da var) dayaniyor, hinduizm, budizm vs. Yani meditasyon pratigi insanin hep yasaminda olmus bir seydi, ne yazik ki sanayi devrimi ve kuresellesme ile ozumuzden koparildigimiz icin ozellikle bati dunyasi, sanki yeni bir sey mi 'kusku' ile bakiyor. yasaminizda gercekten huzur ve mutluluk istiyorsaniz isin sirri bati da degil dogu medeniyetlerinde ve samanizmde bence, toprak ile ve evren ile bagini kopartmamis medeniyetlerde.
0
kassiopeia
(15.03.23)
Sakinlik ve odak için. Bunlarla ne yapabilirsin kısmı çok geniş. Bu bir yetenek ve yaptıkça gelişiyor.
0
hasmetizm 2046
(15.03.23)
(2)

İzmir'de champix veya zyban ilacı arıyorum

hasmetizm 2046
Sigarayı bırakamadım pandemide başlamıştım tekrar, ilacı deneyeceğim son çare ama bulamadım. Yardımcı olabilecek var mı? Teşekkürler
Sigarayı bırakamadım pandemide başlamıştım tekrar, ilacı deneyeceğim son çare ama bulamadım. Yardımcı olabilecek var mı? Teşekkürler
0
hasmetizm 2046
(15.03.23)
Aynen kanka haklısın yine de ilaca ihtiyacım var hala işin fizyolojik boyutu için
0
🌸hasmetizm 2046
(15.03.23)
sigara polk.lerinde kayıt yapıldıktan sonra ilçe sağlık müd.den alabiliyorsunuz. burada adresleri mevcut alo171.saglik.gov.tr
edit: linki düzelttim
0
unalub
(15.03.23)
(14)

Hiç iyi değilim

maryjane
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahats
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahatsız etmeye başladım bunun da farkındayım ama düzelemiyorum arkadaşlar. Evlilil arifesindeyim bi yatak olmuş 7-8 bin lira, insanlar yurtdışında bu fiyata 2.el araba alıyor biz burada ne yaşıyoruz ya, gerçekten mutsuzluk ve umutsuzluktan ölmek üzereyim.

Sevdiceğime dedim ki gel gidelim buralardan, araştırdık ettik, kanada, amerika vs neresi varsa. Tabii ki para ve zaman gerektiren şeyler bunlar ama bu süreçte ben nasıl ayakta kalacağım, nasıl iyileşeceğim, nasıl mutlu olup etrafımı eşimi dostumu da rahatsız etmeyeceğim? Gerçekten kendimi toparlamak istiyorum ama olmuyor. Mutsuzum işte. Tavsiyesi olan?
0
maryjane
(13.03.23)
ülkede yaşanan ve somut olarak sana dokunmayan her şeyden bu kadar etkilenen biriysen bence psikolojik destek almanda ve kendini psikolojik olarak güçlendirmende fayda var. tv izlemeyerek, sosyal medyayı azaltarak, kendine ve ailene vakit ayırarak, farklı aktiviteler yaparak yani gerçek bir hayat sahibi olmaya ve kendi hayatını yönetmeye çalışarak başlaman lazım. yoksa sosyal medya ve tv'lerdeki felaket senaryolarını, olumsuz haberleri, gece gündüz yapılan anlamsız propagandayı sürekli takip edersen insanın psikolojisini bozmaması mümkün değil.

böyle hassas bir bünye kanada, abd gibi ülkelerde yaşanan olaylara da göçmenliğin verdiği zorluk da eklenirse daha da çok tepki verecektir.
0
roket adam
(13.03.23)
spor yap. ciddi bir cevap. aynı şekilde depremden sonra artık insanlıktan çıkmak üzereydim. her konuda çok empati yapan biriyim, iş olsun aile, aşk vs olsun beni çok etkiliyor. iş stresim zaten uyutmuyordu bir de depremde sabahlara kadar ayaktaydım. kardeşim deprem bölgesindeydi. haftalarca zombie gibi gezdim. çok ağır spor yaparak çözüm bulduğumu düşünüyorum. hem spor hem de recovery sırasında vücut resetliyor kendini.

kimyasallar iyi bir çözüm değil. terapi ve duyguları yazmak, üzerine ağır spor. aileyle, sevgi dolu insanlarla vakit geçirmek vs.
0
gabe h coud
(13.03.23)
Kanada'ya Amerika'ya gidince orada da mutlu olmayacaksın ki orada da farklı bir nedenle bu psikolojiyi yaşayacaksın, ya yanlış anlaşılmak istemem ama benim çevremde bi şekilde Kanada'ya giden çok kişi oldu mutlu olan bir kişi olmadı çoğu geri döndü, ABD zaten daha bok gidebiliyorsan bi Avrupa ülkesine falan gitmeye çalış en azından.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.03.23)
ingiltere'de yaşıyorum geçen bi kafede 3-4 arkadaş oturduk saadet binası önünde yapılan cb adaylık açıklamasını izledik. fiziksel olarak uzaklaşmakla olmaz, olmuyor. ekonomik olarak sıkışıp kaldık zaten hepimiz. geçen sene 14k£ civarına mercedes e aldım hep hayalimdi. yarın tr'ye dönmek istesem napacam bilmiyorum. satsam gelsem tr'de 300'e verdikleri araçlara bakıyorum, değil almak binmek, kapımın önünde komşumun park etmesini istemeyeceğim araçlar. neyse konumuz bu değil. eğer geleceksen özellikle avrupa'da refah var ama burda bir süre çalışayım döneyim tr'de yaşam standardımı yükseltmiş olarak devam edeyim diyemezsin.

ben avrupadan memnunum sakin güzel ama abd'de çevrem ve güvendiğim kişiler olmasını ve oraya gitmeyi çok isterdim, öyle bir keşkem var. lisansta bölümümdeki bir kız öyle gitti, 3*4 akrabası da vardı çok samimi olduğu arkadaşları da, hepsi elinden tuttu yol yordam gösterdi şimdi çok güzel paralar kazanıyor. avrupa'da esnaflık - ticaret harici bu çok zor, onu yapabilmek için de çok ciddi tecrübe açısından birikiminin olması gerekiyor.

"yav dayı ne uzattın, ne diyorsun özet geç, ne yapalım dersen?" eğer; şu an kk'yı başkan yapıp onun ve 6'lı masanın çok iyi bir kadro ve hükümet kurmasını ummaktan başka yapacak bişey yok. tr potansiyeli olan ama asırlardır bunu kullanmaya beceremeyen bir ülke
0
avatar is back
(13.03.23)
Bu ortamda evlenmek çok yanlış.
Evlenmeyi düşünen birinin yurtdışı hedeflemesi ayrı bir yanlış.

yanlış*yanlış = yanlış^2
0
scholar
(13.03.23)
Spor yap gece uykusunu kaliteli ve yeterli uyu güneşe maruz kal ve magnezyumunu ve d vitaminini takviye et. Yetmezse antidepresan gerekebilir.
0
muhayyer divan
(13.03.23)
Meditasyon deneyimi varsa yas çemberleri çok iyileştirici oluyor.

yasveolumbilgeligi.org

Bir kez katılmıştım. Yas çemberi yaptıran burcu ertunç çok iyiydi açıkçası.
0
hasmetizm 2046
(13.03.23)
spor yapacak iradeniz varsa kişisel deneyimime dayanarak antidepresan kadar etkili olduğunu söyleyebilirim. yoksa psikolojik destek alın. gerçekten karmaşık canlılarız, şimdi sizi alıp da bütün bu sıkıntıların olmadığı bi türkiyeye koyma imkanımız yok ama, belki başka sebepleri de vardır. o yüzden bi oturup düşünmek ve yazmak da lazım.

bi de çok sevdiğim bi söz var "if you're going through hell, keep going." (cehennemden geçiyorsan, geçmeye devam et.) bi şeyleri bastırmadan yaşayıp tüketmeye çalışıyorum artık ben her şeyi.
0
curious mind
(13.03.23)
koca ülkenin ve dünyanın derdini sırtınıza yüklüyorsunuz. modern insanın en büyük problemi bu bence - her şeye erişim fazlasıyla rahat olduğu için kırılgan beynimizin kaldırabileceğinden çok daha fazlasına maruz kalıyoruz. klasik tavsiye olacak ama lütfen sosyal medyayı azaltmaya çalışın. haberler için işe yaramaz sansasyonları değil de daha bilgilendirici ve bilimsel/politik yönü olan, rapor/röportaj tarzı işleri okumaya çalışın illaki geride kalmamak niyetindeyseniz.

yaşanan acı şüphesiz çok büyük, üstüne üstlük ülkenin gidişatı da ortada ama her şeyi bilmek insanın üstünde inanılmaz yük oluşturuyor. don külot hayvan peşinde koşalım, ağaçlardan sallanalım demiyorum ama bence insanlık olarak biraz fren yapmamız lazım. "mutlu" dediğimiz kitleler kendi dünyalarında yaşayan insanlar hep. cahillik mutluluktur demiyorum. öğrenmek, bilmek bence her zaman iyi ama bu kadar derine dalmak iyi değil çünkü bireysel olarak hiçbirine müdahale edecek kapasitemiz yok.

kulağa tırt gelecek ama mutluluk gerçekten akşam eve gelip bulgur pilavı yedikten sonra diriliş ertuğrul filan izlemekle oluyor sıradan insan için. onu yapmaz kitap okursun, eylem değişir ama kilit nokta DÜNYANIN/ÜLKENİN SORUMLULUĞUNU YÜKLENMEMEK. karşılaştırmalardan uzak durmaya çalışmak.

yalan değil bugün ben de avrupa'da yaşayanlara bakınca motivasyonumu kaybediyorum, "bizim yaşadığımız hayat mı?" diyorum ama 18. yüzyılda rus toprak işçisi/kölesi de olabilirdim. o adam muhtemelen bizden mutlu yaşadı çünkü kendisinden daha iyi yaşayanları görmüyordu bile.

eyyorlamam bu şekilde. hayat anlamlı veya kompleks bir şey olmak zorunda değil. hepimiz ölüp gidiyoruz, 10 sene sonra yüzümüzü bile hatırlamıyorlar. kendiniz için uğraşın elbette ama mükemmeli, kusursuzu, şahaneyi arayarak canınızı sıkmayın. sırf keder. hiçbir karşılığı, getirisi yok.
0
mark greg sputnik
(13.03.23)
hocam mesele ülke mi yoksa ekonomik durumun mu? gördüğüme göre ekonomik. asıl nokta ihtiyaçlarınızı karşılamanız. değilse abd'de de yaşasınız isviçre ya da norveş'teki insanın refahı size dokunur. ekonomi karşılaştırmasında sınır yok o yüzden siz kendi ihiyaçlarınıza bakın kıyasa girmeyin.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(13.03.23)
ülkemizdeki enflasyon artışı özellikle ücretli çalışanlarımızın alım gücünü ciddi oranda düşürdü ve birçok kişinin umutsuzluğa kapılmasına sebep oldu bu bir gerçek ama insanlar arasındaki umutsuzluk muhabbetleriyle, herkesin birbirine avrupa, abd övmesiyle ekonomik anlamda 1 birim kötüye gittiysek psikolojiye etkisi 10 oldu maalesef bu psikolojiden çıkmak gerekiyor önce. mesela bir yemeğe atıyorum 200 lira veriyoruz masada biri diyor ki almanya'da buna 20 birim veriyorlar. e tamam da almanya'daki mühendisin, yazılımcının maaşı 3bin, 4bin birim onu söyleyen yok. burada 20bin birimler normal maaş oldu artık bu pozisyonlar için. yanlış anlaşılmasın tabi ki onların alım gücü bizden yüksek ve özellikle araba konusunda çok halk düşmanı bir piyasamız var ama geliri hesaba katmadan gider üstünden konuşunca 15 kat kötüyüz gibi etkisi oluyor psikolojiye. dolayısıyla insanlar avrupa'ya gidince tüm dertlerimden arınıcam gibi hissedip orayı idealleştirirken burayı cehennemleştirip iyice kötü hissetmeye başladı. öyle bir şey yok tabi ki. hem fiziksel olarak buradan çıkmayla burayı önemsemeyeceksin diye bir şey yok illaki sevdiklerin, değer verdiklerin olacak burada ve türkiye'deki kötü şeyler gene seni üzmeye devam edecek. bence önce bu ruh halinden çıkmak gerek. avrupa ülkelerinin yeryüzündeki cennet olmadığını her yerde insanların sıkıntı çektiğini kabul etmek gerek. tabii ki türkiye'nin fakiri avrupa'nın fakirinden daha fakir ama polyannacılık yaparsak türkiye'de zengin olmak da avrupa'da zengin olmaktan daha kolay çünkü bizdeki gelir eşitsizliği çok daha fazla. içinde bulunduğumuz ekonomik umutsuzluğa depremde yaşadıklarımız eklenince bazı kişilerde sizdeki gibi bunaltmalar normal ama burada benim dediklerim ve diğer arkadaşların dedikleri biraz sizin bakış açınızı değiştirmiyorsa gerekiyorsa kredi falan çekip bir psikoloğa gidin. çünkü tek başına bir yurtdışı çalışma izni çözüm olmayacak böyle bir bunalmaya.
0
semaforo de medianoche
(13.03.23)
hayatta sorunlar bitmeyecek. gelen dalgaları atlatmaya bak işte, hepimiz öyle yaşıyoruz. muhteşem bi mutluluk yok, hiçbir şey de bunu garanti etmiyor.
0
deartheodosia
(13.03.23)
Almanya'dan sevgiler, tavsiyem evlenmeyi erteleyip harcamalarınızı dil kursuna yapmanız olur gerçekten gitmek istiyorsanız. Bir de spor yap düz koşu 1 saat. Biraz iraden kuvvetlenir, kafan dağılır.
0
abi bi dizi buldum on numara
(14.03.23)
kanada'nin kotu psikolojisi olani daha da kotulestirdigine defalarca sahit oldum, gocmeden once cok iyi dusunun derim.

7-8bin liraya araba alma isi de yalan, o araba ilk 3 ayda patlar paraniz da cope gider.
bunlar hep bizim dustugumuz kuyular :)
0
cooperr
(14.03.23)
(3)

Duty free ve sigara mevzusu

alp9900
Kosova duty free Marlboro kartonu 32 Euroİstanbul duty free Marlboro kartonu 38 Euro Zaten dışarıda sigara 30 TL Dalan gibi değil mi burada benim kaçırdığım nedir ?
Kosova duty free Marlboro kartonu 32 Euro
İstanbul duty free Marlboro kartonu 38 Euro

Zaten dışarıda sigara 30 TL Dalan gibi değil mi burada benim kaçırdığım nedir ?
0
alp9900
(13.03.23)
Duty free daha pahalı artık. TR'de sigara fiyatları ucuz kalıyo dolar bazında.
0
plutongezegendegilmi
(13.03.23)
TRde sigara fiyatları çok ucuz +1
0
roket adam
(13.03.23)
Kalite farkı hala çok yüksek. Tr de tütün yikanmiyor yıllardır hepsinin tadı kötü ve aynı o yüzden
0
hasmetizm 2046
(13.03.23)
(6)

Benim sorunum ne?

sacrilegious
Merhaba,Senelerdir yaşadığım şeyi yeni yeni fark ediyorum. Ben mesela 4 senedir yaşadığım şehirde yolları öğrenemedim hala harita açmadan gideceğim yere gidemiyorum. Ya da en basitinden neredeyse 2 senedir her ay 2-3 kez uğradığım binada gideceğim odayı sormadan bulamıyorum. Yani mesela aradığım yer
Merhaba,

Senelerdir yaşadığım şeyi yeni yeni fark ediyorum. Ben mesela 4 senedir yaşadığım şehirde yolları öğrenemedim hala harita açmadan gideceğim yere gidemiyorum. Ya da en basitinden neredeyse 2 senedir her ay 2-3 kez uğradığım binada gideceğim odayı sormadan bulamıyorum. Yani mesela aradığım yer binanın sol kanadında mıydı sağ kanadında mı o bile aklımda kalmıyor. Örneğin salonumda 4 tane lamba anahtarı var. Bunların ikisi çalışmıyor diğer ikisi ışıkları açıyor. Şu an düşünüyorum hala hangisi hangi ışığı açıyor bilmiyorum ve zaten her akşam yanlış tuşa basıyorum :( Konuşulan şeyleri, yaşanan şeyleri yazmazsam bir süre sonra unutuyorum. O gün ne yapmam gerektiğini bir gün önceden yazmam gerekiyor hep. Sonra yüzler ve isimler… En zoru bu çünkü insanlara mahcup oluyorum. Tanıştığım insanlarla tanışmadığımı düşünüp örneğin bir kaç ay sonra bir ortamda karşılaştığımda tekrar tanışmaya kalkıyorum. Ya da örneğin her ay 2-3 kez gittiğiniz bir devlet dairesi düşünün, ilgili birimde çalışan 8 memur varsa ben sadece 2 sinin yüzünü aklımda tutabiliyorum. Diğer 6 sını yolda görsem selam bile vermeden yanlarından geçip giderim.

Gerizekalı değilim hatta bu tür şeyler dışında çevrem hep zeki olduğumu falan söyler. Örneğin dil konusunda çok yetenekliyim hemen öğrenebilirim. Ama bu yaşadıklarım bir hastalığın belirtisi vs olabilir mi? Bilemediğim için sormak istedim. Hangi branşa danışılacağını bile bilmiyorum. Çok saçma geliyor. Umarım bir açıklaması vardır.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(09.03.23)
dikkat etmiyorsunuz, dikkate değer bulmuyorsunuzdur ya da eksikliğiniz vardır bu konuda. bir kağıtta ne yazdığını okumadan saatlerce de baksanız bir daha baktığınız da o kağıdın aynısı olup olmadığını anlamamak gibi biraz bence, yanılıyor da olabilirim tabii ki.
0
gule gule
(09.03.23)
@yanisonucta spesifik bir kişi veya bir olay değil ama yaşanan mutsuzluklardan sonra isteyerek veya istemeden aklımdan tamamen silinen dönemler var evet. Alakası nedir?
0
🌸sacrilegious
(10.03.23)
Dehb'ye bir bak istersen.
0
Jux
(10.03.23)
Bence bi doktora - nörolog olabilir danışmalısınız.
Fikir alın en azından. Ciddiyim
0
gadlemler
(10.03.23)
Konsantrasyon eksikliği inanılmaz yaygındır tüm dünyada. Otopilot hayatımızı yaşatacak kadar çalışıyor ama tüm seçimleri bizim yerimize yapıyor neredeyse. Hedeflenen şey mevcudiyet, yani şimdiki zamanın, şimdiki sözün ve şimdiki eylemin bilincinde olma hali. Otopilotta olma sebebimiz yargılar, etiketler, suçlamalar vb konforsuz şeyler oluyor genelde. Şiddetsiz iletişim eğitimi alarak üstesinden gelebilirsiniz hepsinin.
0
hasmetizm 2046
(10.03.23)
Yer yön duykusu eksikliği diye arat. Sözlüğe görebiliyorsan orda başlığı vardı.
0
sanemz
(10.03.23)
(24)

İş yemeği / eve geç gelen partner

crinix
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.Sevgilim mezun olup kıdemli bir mima
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.

Sevgilim mezun olup kıdemli bir mimarla ortak olup bir mimarlık ofisinde çalışmaya başladı.
1-2 ayda bir müşterileri ile birlikte içkili akşam yemeğine çıkıyorlar. Bu akşamlarda eve gelme saati belli olmuyor. Birkaç kez gece 2-3 gibi, sabaha karşı geldiği bile oldu. Baskıcı, maço bir tip değilim ancak bu beni çok rahatsız ediyor. Hem benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi, hem bir dönüş saati olmaması, hem de yemekteki herkesin karşı cins olması, bundan mutsuz olduğumu belirtmeme rağmen çözülmemesi bende travma oldu. Defalarca kez kavga ettik, özür diledi vs. vs. Pek bir şey değişmedi.
Önceden haber ver gecikeceksen diyorum, bildirdiği tek şey "gecikeceği" ve bunun ona istediği saatte eve dönme hakkı verdiğini düşünüyor.

Bu da yetmezmiş gibi bir de iş günleri, saatleri dışında da birlikte çalıştığı mimarla yazışıyor whatsapp'tan.

Geldiğimiz noktada, "ben böyle mutluyum, o yemeklerde mutluyum çünkü saygın biriyim, mimar X hanımım" diyor. "Onlarla A, B, C gibi senin ilgilenmediğin konuları konuşup paylaşabiliyorum." diyor.
Ben onun ilgi alanlarını paylaşmıyormuşum, benim mutlu hatırladığım eski anılarımızda bile onun çok mutsuz olduğu zamanlar varmış (eski yazışmalardan, mektuplardan örnekler gösteriyor), sen bana şunu demiştin, bana bunu yapmıştın, vs. vs.
Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs.

Geçmişte tabii ki de hatalarım oldu ancak onları kabul edip düzeltmek için elimden geleni yaptım.

Tüm bunlara rağmen yakın zamanda dahi hem iyi günde mutluluğu hem de kötü günde üzüntülerimi paylaşmıştı.
Kafamı karıştıran nokta da bu.
Artıları eksileri tartmaya çalışıyorum.

Kağıt üstünde evli olmasak da, biz her şeyde birbirimizin diğer yarısıydık, ve geldiğimiz nokta bu.
Siz ne düşünürsünüz?
0
crinix
(03.03.23)
Partnerin sosyal sınıf atladığı için seni maddi manevi yetersiz görüyor olabilir. Ne demek bu? Artık daha çok kazanıyor. Daha çok kazandığı için daha seçkin insanlarla takılıyor.
0
elitoangelito
(03.03.23)
"Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs."

yanlış anlama ama sal beni artık diyor sana. ancak bunu kendi yapmaya cesareti yok. bu yaptıkları da içgüdüsel olarak seni kışkırtarak ayrılık sebebinin sen olmasını sağlamak ve kendi vicdanını rahatlatmak.
0
orpheus
(03.03.23)
bu ilişkiyi ters yüz etsek erkek iş toplantılarına kalsa, iş için yurtdışına seyahat etmesi gerekse bunlar kadının hep hoş görmesi gereken şeyler olacakken tersi olduğunda sıkıntı çıkıyor.
ben yazdıklarınızda sizin de alınganlık yaptığınız şeyler olduğunu düşündüm çünkü açık açık yukarıda yazdığınız şeyleri söyleyen biri ilişkide de kalmaz, ayrılırdı bence.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Karşı cinsle yemeğe göndermekten ve onlarla mesajlaşmasından korktuğunuz biriyle niye birliktesiniz? Bence özgüven probleminizi çözün.

Ne demek benimle geçireceği zamanı onlarla geçiriyor? 5 yıldır birliktesiniz zaten. Aynı evde yaşıyorsunuz. Bu insanın hiç kendi alanı olmasın mı? Okurken ben de boğuldum sıkıldım valla. En son böyle hissettiğimde işim olmadığı halde boş boş okulda oturup eve gitmeyi geciktiriyordum. Ne acı bir şey.
0
ruhen hastayim ben
(03.03.23)
ruhen hastayım’ın yazdığını ben de yazıcaktım da üşendim sonra. birliktesiniz diye 7/24 birlikte vakit geçirmek istemek çok yorucu ve manasız.
0
deartheodosia
(03.03.23)
O ilişki bitmiş kardeşim. Ortak noktamız yok olanlar da bitti demiş. Senin yüzünden eve gelmek istemiyormuş daha ne desin?
0
rodeocu
(03.03.23)
ilişkinin vadesi dolmuş, ayrıl coco.
0
candide
(03.03.23)
Bazen insanlar farkli yonlere dogru buyuyebilirler, bu cok dogal ve normal bir sey. Bu surecte yakinligi surdurmek caba gerektirir. Biriyle omur boyu birlikte olmak 40 cenazeye katilmaktir gibi bir laf vardi. Insanlar degisir, kendini yeniden dogurur hep. Siz degisime direniyor, degisimden korkuyor ve fark etmeden karsinizdakini boguyor olabilir misiniz?
Ayrica Iliskiniz kafanizdaki sinirli kadin erkek rollerine uymadigi icin alisma surecinde olabilirsiniz, bunyeniz gelisime direniyor olabilir.

Bana yazdiklarinizim bazilari pek inandirici gelmedi, ama dogruysa bile sikintili olan kisim 5 yillik bir iliskide ayda bir iki gidilen yemeklerde bile hala 'ihmal ediliyor' rolune giren biri, karsi taraf icin cok yorucu. Ayrica esimiz/sevgilimiz tum ihtiyaclarimizi karsilamaz, karsilamamali, herkesin nefes alacagi, farkli deneyimleri paylasabilecegi alanlara ihtiyaci var. Bu bizleri ve iliskiyi zengin ve saglikli tutan bir durumdur.
Iliskinizin durumunu bilemem ama kendinizle ilgili neden 5 yildir sizinle olan birinin zaman zaman yemege cikmasi, kendine bir alan yaratmaya calismasi, saglikli yetiskin deneyimleri sizi bu kadar rahatsiz ediyor, kadin erkek iliskisi ile ilgili sinirlayici gorusleriniz neler, neden ciddi bir ozguven problemi yasiyorsunuz bunlari dusunmek hem simdiki hem de gelecekteki iliskileriniz icin faydali olabilir.
0
kassiopeia
(03.03.23)
Yazdiklarinizi okuyunca ben partnerinizi cok hakli buldum. Bu etkinlikler ona kendisini onemli ve saygin hissettiren, hayatinin sizinle paylasamadigi paylasmasina da gerek olmayan bir tarafini destekleyen ve kendisini iyi hissettiren bir firsat sunuyor. Size "o erkeklerin bana olan ilgisi hosuma gidiyor" demiyor ki, "flort etmekten besleniyorum" falan demiyor yani, "keyif aliyorum, iyi hissediyorum" diyor. Siz de diyorsunuz ki "benimle gecirebilirdi o zamani". Hayat "sevgilimizle gecirdigimiz zaman vs geri kalan her sey" degil ki yani, bir yandan hayatimizi surdurup bir yandan da sevgilimizi dahil edecegiz bu duruma. Ona bakarsaniz doktora gitmek de sizinle gecirebilecegi zaman, gitmesin mi doktora?

O kadar yazmissiniz ama siz bu iliskide sevgilinize ne katiyorsunuz ondan bahsetmemissiniz. "Zor zamanda destek olduk" e guzel de gecti o zamanlar. O da size destek olmus, siz ona. Tamam bir donem destek olduk diye sonsuza dek kendini gelistirmese de, artik sevmesek de, mutlu olmasak da biriyle birlikte mi olalim sonsuza dek? Birlikte guzel zamanlariniz olmus, ama o degismis, ben bunu anliyorum. Degismek kotu bir sey olmak zorunda degil.

Size cok net beni boguyorsun, seninle bir sey paylasamiyorum demis. SIz sordunuz mu mesela, ne yaparsam iliskimizi resetleyebiliriz, benden beklentin ne, benimle su x aktiviteyi denemek ister misin, ben sunu yapmak istiyorum gel birlikte yapalim, bana herhangi bir websitesi, sosyal medya hesabi veya kitap falan onerebilir misin senin konularini biraz daha ogreneyim, vs.

Ayrica bazi beklentiler de yeniden gozden gecirilebilir. Mesela sevgiliniz is yemegine gittiginde gece ikide doner, diye bir fikir birligine varabilirsiniz. (keza siz de) BOylece her defasinda aksam sekizden sonra gec kaldi, niye gec kaldi diye dusuneceginize saat ikiden sonra gec kaldigini dusunmeye baslarsiniz, planlarinizi ona gore yaparsiniz. Sevgiliniz cerrah olsaydi ameliyattayken attiginiz mesaja cevap vermediginde "kimbilir ne yapiyor" diye dusunmezdiniz, farkli durumlar farkli dinamikler gerektirir.

Ha sorunuz "siz ne dusunurdunuz" - ben sevgilimin bana kibarca ben ayrilmak istiyorum dedigini dusunurdum.
0
sopiro
(03.03.23)
Okurken sinirlendim. Kendine başka ev bulup çık. Açıklama bile yapma. Sana saygı duymayan birine saygı duyup açıklama yapmana gerek yok. Bunu en kısa sürede yap.
0
dissendium
(03.03.23)
Bırak karşı cinsle yemeğe çıkmayı, iş yerinde doğru dürüst ortak paylaşımı olmayan insanlar bile whatsapp grupları maskesi altında deli gibi flörtleşiyor. Evli insanlar da buna dahil üstelik.

Şu “kişisel özgürlük alanı, karşı cinsle muhatabiyeti beni ilgilendirmez, özgürlük vs.” gibi zırvalarla dolu pembe dünyanızdan çıkın! Ya da çıkmayıp böyle sonuçlarıyla muhatap olun.

Partnerinizi şahsen itham etmiyorum. Ama karşı cinsle bir şekilde sürekli iletişim içinde olup “etkileşim” içinde olmamak İMKANSIZDIR! İNSAN DOĞASINA AYKIRIDIR! AKSİNİ SÖYLEYEN DE SAHTEKARDIR VE KENDİ HAYATINDA AYNI ŞEYLERİ GİZLİ GİZLİ DEFALARCA YAŞAMIŞTIR.

Elbette ilişki içerisinde insanlar özgür olmalı. Ama o özgürlük, bu özgürlük değil.

Adam/kadın duyuruda hiç görmediği insanla flörtleşiyor aylarca, çeşitli şekillerde; sen kalkmış sabaha karşı eve dönen, “iş yemeği” adı altında bunu maskeleyen insanı rasyonelize etmeye çalışıyorsun.

Hayallerle yaşayanı gerçekler ne yapar bilirsin!
0
duchess jessamine
(03.03.23)
anlattığınız detaylarda çok net "gaslighting" de var. size alttan alta suçlu taraf olduğunuzu hissettirmiş çoktan. "düzeltmek için elden geleni yapmak" bu biraz zamanın da gerektirdiği bir şey. herkes bir şekilde değişiyor. kendinizde bir sorun aramayı bırakın, başarabilirseniz. ama artık durum hassaslaşmış. bu kadar sallamayayım deseniz de alttan alta aranızdakiler kafanızda mesele olmaya devam edecek. bence konuşmanın dahi anlamı yok. çünkü yine suçlanacaksınız. hele bir şeyleri anlatmayı asla denemeyin, anlaşılmayacaksınız. ya sallamayıp keyfinize bakacaksınız ya da ayrılacaksınız.
0
the man with no name
(03.03.23)
eninde sonunda canın yanacak. olabilecekleri yazmıyorum. temiz temiz ayrıl. insanların bu yanını aslında ilişki başında bile görüyoruz ama görmezden geliyoruz.
0
gabe h coud
(03.03.23)
hanım diyince kendini bir şey sanan eziğin teki. tekmeyi bas kendi yoluna git.
0
Hallegadola
(03.03.23)
Sabaha kadar hangi toplantı sürüyormuş ya. Sal bu işi. Bitmiş bu olay
0
jackyr
(03.03.23)
İş yemeği neden sabaha karşı bitiyor ki? Partneriniz X hanım olmaktan önce müşterileriyle arasındaki ilişkinin sınırlarını belirleyebilen pozisyonda olmayı öğrenmeli bence. iş yemeğine tabi ki çıkılır ama sabaha karşı nedir yani. Sizinle geçirebileceği zamanı onlarla geçiriyor gibi düşünmeyin, ayrı bir alanı olması güzel ve önemli. Ama müşterileriyle geçirdiği zaman size göre makul bir zaman değilse bu durumda tercih sizin. Siz aynı şeyi yapsanız ne tepki verecek, özel alan diyebilecek mi o önemli. Durum size uymuyorsa ayrılırsınız.

Onu boğduğunuz sıktığınız konusunu bilemeyiz. Orada hatanız varsa siz de bunu düzeltmeye çalışabilirsiniz. Diğer taraftan partneriniz sizinle sorunları çözmekten ziyade doğrudan sizi hatalarınızla suçlamaya girmiş gibi. Geçmişle suçlamak vs. biraz üste çıkma çabasıdır genelde. O yemekleri neden sevdiğini bile sizin ona hissettirmediklriniz üzerinden açıklamış. Karşılıklı düzeltilebilir bir şeyler ama iki tarafın da istemesi lazım. bence tadı kaçmış ve şimdi bitmese de yakında bitecek bir ilişki.
0
aquarium
(03.03.23)
duchess jessamine, bu iddiana göre tüm çalışanlar aldatıyor :) ya öyle şeyler yazıyorsunuz ki tüm insanları töhmet altında bırakıyorsunuz. ne alaka cidden? o zaman bir partner/eşimiz olduktan sonra hiç karşı cinsle konuşmayalım, iş yapmayalım, bir arada bulunmayalım… bence anahtar şu: flört etmek isteyen fırsat oluşturup herkesle flört eder/aldatır, istemeyen de hangi durumda olursa olsun kendini korur/geride tutar, aldatmaz.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Para kazanmaya başlayınca insanların değişmesi çok komik gelmiştir bana hep. Bir de ünvan sahibi olunca statüsünün değiştiğini zannedenler. Sorunlarınız standart ve çok türk işi sadece roller değişmiş. Hikaye biraz serin geldi bana. Güvenin ve saygın sarsılmış gibi hikayenden anlaşılan bu. Kadın açıkça söylemiş bazı ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun, ben de başkalarından karşılıyorum diye. Elini taşın altına koy ortak bir çözüm bulun. Yoksa fazla sürmez bardağın taşması
0
hasmetizm 2046
(03.03.23)
ben de iliskilerde kisisel alan birakilmasindan yanayim. birakmayanla devam edemiyorum. ama o ozgurluk, bu ozgurluk degil +1

insanlar "modern" veya "avrupai" neyse adi iste gozukmek icin abartili seylere goz yumar hale geldiler. oysa avrupali biri de sunu sacmalik gorur.

ustelik rahatsizligini belirtmissin ve ona ragmen devam ediyor kadin. ne oldum delisi olmus biraz da. cok itici geldi bana o acidan da. mimar x hanim falan lol

o sozleri soylediginde, o kavgalar ciktiginda zaten ayrilmaliydin. 5 sene nedir ki. hic beklenmedik insanlar 25 yil sonra hic yere ayriliyorlar. iste o ayriliklar disariya "hic" gozukuyor.
ayril daha neyi dusunuyorsun yani. kadin ayrilan taraf olmak da istemiyor gibi geldi bana. hem onu hem kendini rahat birakmis olursun ayrilinca.
0
Kittie
(03.03.23)
bir yerde okumuştum, hayatınızdaki insanla çok badireler atlatmış, çok fedakarlıklar yapmış olabilirsiniz.

ancak biriniz diğerinden önce bir statü atladığında ve değiştiğinde, yanındaki kişi olarak siz ona hep o eski ezikliği, fakirliği, tecrübesizliği veya acizliği -artık yerine negatif ne koyarsanız fark etmez-, bunları hatırlatıyormuş. Yani sizin onu tüm o geçmişinizle bilip sevmeniz, kabul etmeniz bir anlam ifade etmiyor da onu sanki hep güçlü olarak tanıyıp bilenlerin olduğu ortam onu daha çok tatmin ediyor. bence çok suni bir mastürbasyon ama işte ne yaparsın..

neyse işte o yüzden de yeni girdiği ortamında kalmayı veya o ortamdaki kişilerle olmayı tercih ediyorlarmış. umarız bi aldatma falan olmasın o daha travmatik olur.

buradan tek kurtarış yolu sizin onun hipergamisini tekrar tetiklemeniz olabilir. onu merak etmeyin, darlamayın, başka bir şey ile meşgul olun, yeni arkadaşlar edinin, yeni bir uzmanlık edinin veya işinizde uzmanlaşın.

bir şekilde sizde hayranlık uyandıran bir şeyler yaratın. maddi olabilir, sosyal olabilir veya görünüşle ilgili de olabilir.

bu da bir şeyleri değiştirmez ise geçmişler olsun başta korkunc gelebilir ama ben de çok uzun yıllarımı bir insanla paylaşmış olsam da uzun birlikteliklerde insanlar değişiyor. siz de değişmiş olabilirdiniz. mevcut durumunuza uygun bir partner bulmak daha sağlıklı olacaktır.
0
ananiyimioguz
(03.03.23)
Sevgilinizin bir iki ayda bir iş arkadaşları ile yemeğe çıkması, eğlenmeye gitmesi neden problem oluyor?
Benim partnerim bunu problem etse benim de gözüme tüm negatif konular batmaya başlardı.

O kadar normal bir şeye takılmışsınız ki itmişsiniz kızı kendinizden. Tahminime göre de bu baskıcılığı biraz fazla abarttığınız için karşı taraf artık negatif görmeye başlamış tavırlarınızı.

Yani o kadar abzürt ki düşünceniz diyecek söz bulamıyorum. 1-2 ayda bir olan gece eğlenmesi de problem yapılmaz be kardeşim.
Bir de mesela yazdıklarınız arasında bazı çok saçma şeyler var mesela “ benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi” demişsiniz. Ayda bir olan buluşma için böyle düşünmek çok hastalıklı bir durum.
Ayrıca mesajlaşıyor demişsiniz, a değil b kişisi de olabilir mesajlaştığı. Arkadaşı olmuş artık, arkadaşıyla muhabbet ediyor yani ne var. İnternette gezmesinden bir farkı yok.
0
zimbirik
(03.03.23)
Ayrıl coco,
Öyle iş yemeği mi olurmuş gündüzün suyu mu çıkmış.
Herkesin kabul ettiği sınırlar farklıdır tabi ama ben ciddi ilişki içinde bunlara sorun çıkarırım.
sınır nerede olacak olmayacaksa niye ilişki var ortada sorumluluk niye var diye düşünürüm
0
kararsızataletfilozofu
(03.03.23)
Cinsiyet farketmez, saat ikiye kadar iş yemeği olmaz.
0
Coma
(03.03.23)
ben de genel kani itibariyle 'hobi ve zevklere dem vurma'(bahane uretimi), "mimar x hn" (hor gorme), ve iliskinin bittigi yonunde anladim. ozellikle 'seninle paylasamadiklarimi onlarla paylasabiliyorum' net bir kiskirtma.
0
kobretti
(08.03.23)
(7)

Güneş gözlüğü

dissendium
Bir video izlemiştim. Güneş gözlüğü çıkarıldığında yakaya takılmamalı, kabına koyulmalı diyordu. Tarzla ilgili bir videoydu. Ben erkeğim. Kap taşıyamam. Çanta zaten yok. Kafama takmayı sevmem. Yakaya takmak şık olmayan bir görüntü mü? Hiç böyle bir şey duydunuz mu? Sağ olun.
Bir video izlemiştim. Güneş gözlüğü çıkarıldığında yakaya takılmamalı, kabına koyulmalı diyordu. Tarzla ilgili bir videoydu. Ben erkeğim. Kap taşıyamam. Çanta zaten yok. Kafama takmayı sevmem. Yakaya takmak şık olmayan bir görüntü mü? Hiç böyle bir şey duydunuz mu? Sağ olun.
0
dissendium
(26.02.23)
Yakaya tak, yanına da bir kaleşnikof al. Özel harekatçı tarzı. Starbucks'daki amcalar da kafaya takıp omuza da hırka düğümlüyorlar. Bence en iyisi kaba koymak ya da arka cebe.
0
Kahvedesu
(26.02.23)
Bana +45 yaş erkek davranışı gibi geliyor. Belli şeyler belli dönemlerde daha çok yapılmış, haliyle belli yaş gruplarıyla daha çok bağdaşıyor. En azından benim kafamda. +45 yaş birinin şık görünümüne katkı sağlayabilir belki yakışıyorsa.

Örneğin kemere telefon takmak da böyle, +45 yaş insanlarda görsem garipsemem, şık olup olmadığına da kafa yormam ama 20lerinde birinin belinde telefon görsem "aa kaldı mı bu ya" diye düşünürüm

Gözülüğü kafaya takmak da +35 yaşlı kır saçlı erkeklerde güzel duruyor mesela.

Geri kalan herkes için tek çare sırt çantası taşımak.

Ben deli olabilirim ama, çok kıstas almayın.
0
akhenaten
(26.02.23)
nerede takıcan başka yakaya takıcan tabi. gayet de şık boşver sen.
0
neira
(26.02.23)
gömlek düğmeleri arasına çok rahat asılıyor
cam kısmı içe bile gelir atlet giydikten sonra
optik ve güneş gözlüğünü böyle değiştirirek kullanıyorum yazın
0
bir soru sorcam
(26.02.23)
hahah ilk kez duydum bunu. 20 yasindakinde de gorsem garipsemem 80de de. artik dikkat edicem ben de ama buna sokaklarda :D
ben o an en musait neyse oyle tercih ediyorum mesela. genelde sacimda tutarim. kapusonlu bi seyim varsa yagmur basladiysa basimda durmasi zor olacagindan yakama takarim. agir kezoyumdur belki de ama sen bana bakma gfh
0
Kittie
(26.02.23)
Bu şey gibi ya kot pantolonun altına spor ayakkabı giymek gibi, giymemek lazım ama giyene de neden giydin diye sorulmaz.
0
olaylar olaylar
(26.02.23)
Kemere veya pantolon cebine de asabilirsin. Gözünde de kalabilir önünü görüyorsan.
Biz sürekli karşıya sunum yapan modeller olmadığımız için tamamen beğenilme odaklı tercihler yapmak ve dünyanın güncel estetik standartlarına uymak zorunda değiliz.
0
hasmetizm 2046
(27.02.23)
(6)

geçmeyen bel ağrıları

semaforo de medianoche
29 yaşındayım, haftada 2-3 gün spor yapmaya çalışan birisiyim. spordan kastım şınav, barfiks, dambıl vs. sporu kardiyo falan değil yani. geçenlerde 3-4 yıl sonra halı saha maçı yaptım, vücudumda bir sürü yere kramp girdi ve çok kötü hamladı her yerim. maçtan sonra 2 gün hamlık ağrıları şiddetli şeki
29 yaşındayım, haftada 2-3 gün spor yapmaya çalışan birisiyim. spordan kastım şınav, barfiks, dambıl vs. sporu kardiyo falan değil yani. geçenlerde 3-4 yıl sonra halı saha maçı yaptım, vücudumda bir sürü yere kramp girdi ve çok kötü hamladı her yerim. maçtan sonra 2 gün hamlık ağrıları şiddetli şekilde devam etti 3. gün hafif ağrılar kalsa da %90 düzeldim tekrar spor yapayım dedim. o spordan sonra belimde ciddi ağrı başladı (dambılla omuz hareketleri de çalışıyorum özellikle onlar etkiledi gibi hissettim). ilk günler çok kötüydüm sonra hafifledi ama tam olarak geçmedi, 1 hafta geçmeyince doktora gittim mr vs. çektiler. doktor bel düzleşmesi ve kalça sıkışması sendromum olduğumdan bahsetti. acil cerrahi müdahele veya ftr gerekmiyor ama bel kaslarını güçlendirmen lazım dedi bazı egzersizler verdi gönderdi 1 hafta önce, fazla ilgilenmedi. ancak benim bel ağrıları otururken hala rahatsız ediyor. bunun ne zaman geçmesi lazım veya pek geçmeyecek de benim normalim bu mu olacak artık (ki gayet rahatsız edici böyle bir şeyle yaşanacağını sanmıyorum), bu süreçte nelerden kaçınmalıyım vs. bir şey söylenmedi. benzeri şeyler yaşayan var mı? ağrıların geçmesi için tavsiyeler veya süreçle ilgili bilgi verebilecek olanlar olursa çok sevinirim. zırt pırt doktora gidemiyorum maalesef mesaim var sonuçta.
0
semaforo de medianoche
(26.02.23)
Bende de bel düzleşmesi ve fıtık var. Dinlenmek ağrını geçirse bile aslında probleme kalıcı bir yardım yapmaz. Bolca hareketli bir hayat bunun kalıcı çözümü. Gerçekten çok hareketli dönemlerimde ağrım tamamen geçiyor benim. Ama 6 ay hareketsiz kalırsam sonra ara ara kendini göstermeye başlıyor.

Ben doktor değilim ama doktorum bana bel kaslarını esnetecek hareketler yaptırıyordu. Seninki bel kaslarını güçlendir demiş problemler farklı olabilir tabi ama ben biraz garip buldum.

Sen spor yaptığını söylemişsin aslında. Ama bu yaptığını söylediğin şeyler hayatına ne kadar hareket katıyor bilemiyorum. Aktif bir hayat ile haftada bir kaç gün eline dambıl almak farklı şeyler bana göre.

Ve almanyada bel sakatlığı yaşayan fabrika işçileri ile alakalı şöyle bir araştırma var; bel sakatlığı yaşadığında rapor alamayıp işe dönen çalışanlar, rapor alan çalışanlardan çok daha hızlı iyileşiyorlar. Çünkü hareket çok önemli.
0
zimbirik
(26.02.23)
egzersizleri yapıyor musun? oturmak iyi bir şey değil. mümkün mertebe ayakta durmaya çalış. ayrıca anterior ve posterior pelvic tilt nedir araştır. muhtemelen nasıl ayakta durulacağını bilmiyorsun. hatta yürümen bile yanlış olabilir. bunları düzeltmezsen belin düzelmez. ameliyat da olsan düzelmez.
0
alperz
(26.02.23)
şınav barfiks ve dambıl core ve kol kaslarını geliştirir. ihtiyacın olan bel çevresi. en kolay egzersiz yürümek. masabaşı işim olduğu için benim de bel ağrılarım çok sıktı, ta ki iş değiştirene kadar. artık araba yerine toplu taşıma ile gidiyorum ve hergün sabah, akşam ayrıca öğlen yemekten sonra toplamda yarım saat yürüyorum. 5000 adım civarı oluyor galiba. bel ağrıları hiçbi ilave egzersiz olmadan geçti. ama yine de ilave egzersizle çok daha iyi olabilir.
0
sttc
(26.02.23)
toplu cevaplar: egzersizlerimi yapıyorum 1 haftadır. masabaşı bir işim var o yüzden günümün çoğunda mecburi şekilde oturuyorum onun dışında da fazla hareketli bir insan değilim. yaptığım sporu zaten hayatıma hareket katmak amacıyla değil biraz kas kazanmak ve fiziğimi şekillendirmek için yapıyordum yaklaşık 3 yıldır falan o yüzden belirttim kardiyo vs. yapmadığımı. şu anda yürürken ederken yatarken ağrım yok ama bir süre oturunca belim rahatsız oluyor. haffiten bir yanma hissi geliyor vs.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.02.23)
bel ağrısı yanlış durmaktan kaynaklanır. dolayısıyla seni doğru durmaya yöneltecek kaslarını güçlendirmen lazım.

hip flexor, quadratus lumborum, quadratus femoris, biceps femoris ve gluetus maximus. bunlarla ilgili egzersizleri musclewiki'de görebilirsin. programını itme-çekme şeklinde bir gün itme bir gün çekme yaparsan daha rahat edersin.

hip flexor çok önemli.
0
alperz
(27.02.23)
10 senedir spor yapıyorum, benim dışında ısınma ve soğuma esnetmelerini yapan çok nadir görüyorum. Kasları güçlendirmek yetmez esnetmen de lazım. Antrenmana esnetmeleri de ekle derim. Anında göreceksin farkı.
0
hasmetizm 2046
(27.02.23)
(14)

Oled Tv Kullananlar

sakince
Nasılsınız memnun musunuz? Ben uzun zamandır tv'den uzaklaştım.En son Full Hd'de kaldım öyle söyleyeyim. Kullanım amacım konsol oyunlar akşamdan akşama, birde film vs. Tv izlemiyorum zaten. Bu fiyatlar dahada artacak farkındayım. Muhtemelen tek atış hakkım var. Odaya fazla güneş girmiyor zaten. Özet
Nasılsınız memnun musunuz? Ben uzun zamandır tv'den uzaklaştım.En son Full Hd'de kaldım öyle söyleyeyim. Kullanım amacım konsol oyunlar akşamdan akşama, birde film vs. Tv izlemiyorum zaten. Bu fiyatlar dahada artacak farkındayım. Muhtemelen tek atış hakkım var. Odaya fazla güneş girmiyor zaten.

Özetle: Herkes efsane görüntü ama yanar şöyle böyle diye diye bende korktum açıkcası. Ama teknoloji şans işi ve şanssızlık beni zaten her türlü buluyor. Bişey çıksa üzülmüyüm tabiki....

Ama alacakken de pc'me yakın tutacağımdan 4k görüntülerle bol bol besleyeceğim.. ne önerirsiniz....
0
sakince
(20.02.23)
Biz aldık, karanlıkta film izlemeyi seviyoruz o yüzden siyah kalitesi bizim için önemliydi, çok da memnunuz. Oyun da cabası oldu açıkcası bu kadar farkedeceğini bilmiyordum çünkü.
0
giovanne
(20.02.23)
bütçe ne bilmiyorum ama başlangıç-orta-ileri seviye önerilerimi yapayım. ben de bunlardan birini kullanıyorum mağazada deneyerek almıştım. oyunda ve karanlık ortam da şahane bir icat.

başlangıç lg c2
orta lg g2
ileri sony a95k

lg'nin serileri mart ayında yenilenecek beklerim dersen c3,g3 nisan gibi türkiye'de olur herhalde.
0
a darkness coming
(20.02.23)
değerli bilgileriniz için teşekkür ediyorum açıkcası kafamdan bir bütçe koymadım. @darkness hocam, samsung konusunda ne düşünüyorsunuz. Şimdi bende philips hue serisi var. Samsung da kendi işletim sisteminde onun için uygulamasıda var ışık kontrolü ambiyans vs. ayrıca telefonumdan dex özelliğide olunca, Sony içinde şu türkiyeden çekilme muhabbeti beni korkuttu.
0
🌸sakince
(20.02.23)
bu işi yıllardır yapan, en iyisi LG olarak bilinir. Fakat Samsung da yavaş yavaş oled tv çıkarmaya başlamış, bir tanıdığım aldı panel gayet kaliteli duruyordu.

www.samsung.com
aha şu. Fiyat olarak eşitse LG mi Samsung mu daha mantıklı emin değilim. Ben geçmişte hep LG monitörler kullandığım için biraz sempatim var ama servis durumlarını bilemiyorum.
0
nhk ni youkosu
(20.02.23)
Samsung iyi marka ama bu alanda yeni. LG'nin en eski serilerinde burnout problemi vardı ama adamlar yıllardır bunu geliştirerek çok azalttılar (tamamen yok ettiler mi bilemiyorum, ben de 1.5 yıldır GX kullanıyorum). Demem o ki, en tecrübelisi LG iken başka marka almak riskli olur.
0
507
(20.02.23)
s95b de alınır. c2 alternatifi o da küçük nüans farkları var listeden baktım lg 55 inch için 28.000'den samsung 30.600'den listelenmiş. ikisi de 2022 ilk çeyrek civarı çıkan cihazlar.

bu arada sony'nin türkiye'den çıkması falan önemli değil, ithalatçı olacak servisler vs. çalışmaya devam edecek. bütçe varsa kesinlikle ve kesinlikle sony ama fiyat aşırı yükseliyor.
0
a darkness coming
(20.02.23)
samsung s95b
samsung qn95b
samsung qn90b
ben de yakın zamanda alacağım. yukarıda yazdığım 3 model arasında kaldım. genel olarak ps5 oynamak, haftada 1-2 maç ve film izlemek için kullanacağım. ps5'i sık kullanacak olmam nedeniyle hdmi 2.1 120 hz'e kadar destekleyen bir tv bakıyorum. size de bunları öneririm. şu siteden de kıyaslama yapabilirsiniz:
www.rtings.com
0
golgi aygıtı
(20.02.23)
@golgi aygıtı, qled olanlar (qn) oled değil. O samsung'un zamanında çıkardığı led'in daha iyisi gibi bir şey. (parçalı aydınlatma falandı sanırım)
0
nhk ni youkosu
(20.02.23)
Konu samsung qled’e geldiği için söylüyorum, fiyat/performans olarak bence qled almak daha mantıklı gayet yeterli bir görüntü kalitesi var bence oled farkına değmez ama tabii tamamen zevkler/renkler. İzlediğimiz iki dizi, biraz youtube, oled’e o kadar vermem. Tabii ki oled kalitesi hojdur.
0
awlmi
(20.02.23)
bende eski seri bir lg var görüntü çok güzel ama sağ üstte sik gibi atv ve showtv logosu var :) kalmış orda
0
vincenzo
(20.02.23)
bu kadar cevap herkesin bu süreçten geçtiğini gösteriyor. Karar vermek gerçekten zormuş. Bu zamana kadar projeksiyon düşündüm lazerli olanları düşündüm... en son kendime bi iyilik yapacağım ama du bakalım..
0
🌸sakince
(20.02.23)
LG oled TV'me geforce now desteği de geldi, şimdilik 1080p ama güzel bu teknolojiye sahip olmak sadece TV ile. 120fps desteklemesi de cabası oyun severler için.
0
hasmetizm 2046
(21.02.23)
lg oled cs, c2 ve g2'yi kıyaslarsak cs ve c2 arasında fiyat farkı 2k civarı. aralarındaki tasarımsal farkları geçersek tek fark c2'de %20 brightness booster olması. ancak youtubeda yan yana izlediğinizde normal bir gözün net şekilde göreceği bir fark yok www.youtube.com bir de g2 var onun fiyatı da cs'den 8k pahalı onda da %30 brightness booster var bir de ses diğerlerinde 40w hoparlör sistemi 2.2 iken onda 60w ve 4.2. yan yana c2 ve g2'ye bakınca görüntü açısından burada da çok bariz bir kalite farkı göremedim www.youtube.com ama önemli kısım 5 yıl panel garantisi veriliyor g2'de. f/p ürünü aranıyorsa cs, performans aranıyorsa g2 mantıklı bence o yüzden.
0
semaforo de medianoche
(21.02.23)
peki lg oled tv kullanan arkadaşlar, webos'da philips hue uygulaması var mı?
0
🌸sakince
(21.02.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.